"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Cool Alaçatı için 20 nokta atışı

Riders, O ev, Köşe Kahve, Kumrucu...

Alaçatı’yla ilgili bildiğiniz ne varsa unutun. Gitmeye niyetiniz varsa bu yıl sizi çok daha cool, oldukça tasarım ve sıfır kilometre bir Alaçatı bekliyor

Retro Resto
Bir restoran...

Fikir: Tıpkı kokular gibi bazı tatların da bizi geçmişe götürüleceği. Uygulama: Herkes dekoru retro yapıyor;  burada mönü retro: Bir zamanların anlı şanlı yerlerinde yenilen, böf strogonof, şato briyyan, o eski kaşar paneler, portakallı ördek… Buraya kadar her şey Kürşat Başar. Ama her kesime mönü, her sosyal sınıfa nostalji garanti: Yanar döner meyve sepeti. Geçen yıl adı ‘Deli Deli’ydi tuttu. Evet Alaçatı Port’taki. Deli işi… Bakarsınız bu yıl da tutar.

Bozok’un pizzaları
Bir lokanta...
Survivor Bozok bu yıl İyi Pizza adında bir pizzacı işletiyor. Herkesin dilinde Ege pidesi ve İtalyan pizzasının hamuru karıştırılarak yapılan bu pizzalar...Özellikle de seviçe levrekli olanı. Pizzalarda kullanılan domates, biber, soğanlar Alaçatı’da yetiştiriliyor. Bozok, kendisine ‘tuvali pizza olan ressam’ adını takmış. Yakında İzmir ve İstanbul’da şubelerini görürseniz şaşırmayın. Pizzaya gidemezseniz, eğlenmeye gidebilirsiniz. Gece, kulübü de hareketli.

Yüksek uçurumlardan serin sulara
Bir plaj...
Beldenin en heyecanlı plajı emrinize amade: Kum Beach. Bu yıl denize bar yaptıkları yetmiyormuş gibi, arkadaki kayalıklara da iki tane uçurum bar kurmuşlar. Kışkırtıcı mı? Kesinlikle. Peki ‘bi tık’ riskli mi? Evet. Amaaan, zaten hep bir shot ötesinde değil miyiz şu yalan dünyanın?

Balıksız balıkçı
Bir deneme...

Balıkçıya gittiğinizde çoğu zaman meze ve ara sıcaklarla doyuyor musunuz? Doyduktan sonra sırf mekân sahibine ayıp olmasın diye balık ısmarladığınız oluyor mu? Bu strese son! Alaçatı Port’ta içinde balık satılmayan balıkçı açılıyor. Sadece meze ve kabuklular var.

L’Escargot’da salyangoz
Bir fantezi...
Tutmaz mı zannediyorsunuz? L’Escargot’da Hande&Yılmaz Öztürk aslında modern Akdeniz mutfağı yapıyor. Ama sırf restoranın adına (Fransızcada salyangoz) uysun diye mönüye koydukları salyangoz bu yıl en çok sattıkları ürün olmuş. Bir porsiyonunda dört tane var, arasıcak olarak geliyor, 24 TL.

Ulus29 nereye konacak?
Bir İstanbullu...
29 da bu yaz Alaçatılı oluyor ve en az İstanbul’daki kadar hâkim bir noktaya konuyor: Port Alaçatı’da Venedik evlerinin tam başına. Temmuz başına yetiştirmeyi planlıyorlar. Beş çayından sonra restoran, gece de kulüp olacak.

Denizde sahne üstünde Ajda
Bir fikir...
Tersane tarafındaki Supper Club bu yıl büyüdü, serpildi, havuzlandı; Windy beach oldu. Havuz geldi diye akşamüstü jakuzilerinden vazgeçmemişler, isteyen havuza isteyen jakuziye isteyen denize. Acıkana da Ninja Sushi, Köşebaşı ve Cafe de Paris alternatifleri var. Havuzun içine kurulan masalarda yiyebileceksiniz. Kıyıdaki alanlarını da tersanenin ucuna kadar uzatmışlar. Bütün sahilden görülecek şekilde denize sahne kurmayı, büyük konserleri burada yapmayı planlıyorlar. Kesin değil ama açılış 7 Haziran’da muhtemelen Ajda Pekkan’la olacak.

Curcuna
Bir otel...
Alaçatı’da en sevdiğim otel olan ‘O Ev’in el değiştirdiğini ve baştan aşağı yenilendiğini duyduğumda harbi harbi dertlenmiştim. Ta ki geçen haftaki açılışta yeni halini görene kadar. O Ev düşkünleri için önce korkulan kısımdan başlayayım: Korkulacak bir şey yok, muhteşem bahçesine dokunmamışlar, 700 metrekarelik vaha, aynı minik havuzla, hâlâ aynı tatta. Değişiklik binanın içinde. Odaları büyütüp ferahlatmışlar; içini de aklınıza gelebilecek envai çeşit pop ıvır zıvırla doldurmuşlar. Öyle renkli, öyle cıvıl cıvıl olmuş ki hakikaten ismini hak ediyor: Curcuna. İstanbul Curcuna Club ile aynı konseptte tasarlanan otelin Aya Yorgi Plajı’ndaki KafePi ile de organik bağı var. Otelde KafePi’nin kokteylleri sunuluyor, buna karşılık Curcuna sakinleri de akşamları KafePi’ye giriş ücreti ödemiyor. 

Alancha’da anne sütü
Bir tasarım...
Alaçatı’nın efsane balıkçısı Barbun’un sahibi Kemal Demirasal bu kez kararlı: Dünyanın en iyi 50 lokantası arasına girecek. Danimarka’dan Noma’nın şefi Deniz Temel’i kaptı, yeni açtığı Alancha’ya getirdi. Restoran aynı anda 50 kişiye servis verebiliyor. 51’inciye yer de yok, yemek de. Mutfakta gazlı ocak yok, her şeyi odun ateşinde rafine ediyorlar, falan filan... Bunların hepsi bir tarafa, restoranın dekorasyonunu yaparken bir psikanalistten destek almışlar. Amaç naz duygusunu yükseltmek. Psikanalist Ümit Eren Yurtsever’in direktifleri doğrultusunda tıpkı yemek gibi beş duyuya hitap edecek bir alan tasarlamışlar. Anne sütünü çağrıştırıyormuş mekân. Bunun deriiin manaları varmış bilinçaltımızda. Bu Freudyen teorilerden hiçbir şey anlamadım tabii. Gidin, yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya, haz alıncaya kadar yiyin!

Öküz Tren’e hasret
Bir bakış...

İzmir’in en popüler mekânları Öküz ve Tren de nihayet Alaçatı’da. ‘Öküz trene bakar gibi’ teşbihinden yola çıkarak karşılıklı açılan mekânlar yazın birbirinden ayrıldı. Tren merkezde, Öküz Port Alaçatı’da.

Kendi kokteylini kendin yap
Bir bar...
Seni diğer miksolojistlerden ayıran özelliğin...
- Kokteyllerimde kullandığım her şeyi doğadan kendim elde ediyorum. Hiç likör kullanmam mesela. Her birinin içinde 20-25 ayrı lezzet var.
Başka?
- Shakers & Shooters’te herkes kendi kokteylini kendi yapacak. Temel içkisini seçecek, üstüne bizim önceden doğal bitkilerden çıkardığımız tatları ekleyecek.
Başka?
- Kokteylinizi yaptığınızda işiniz bitmiyor. Her biri oyuncaklı. Ya sürekli bir şey ilave etmeniz, ya her seferinde çalkalamanız ya da ilginç bardaklarımızın bir yerini takıp çıkarmanız gerek.
Başka?
- Hiç şeker katmadan, meyvelerin doğal şekerlerinden yararlanarak alkollü dondurmalar yapıyorum, mesela mango margaritalı dondurma. Alır mısın bir top?

Yoksa siz hâlâ Kemal Paşa’ya mı takılıyorsunuz?

Türkiye’nin en pahalı caddesi Alaçatı’daki Kemal Paşa. Ama yazın iğne atsanız yere düşmeyen bu 200-300 metrelik caddenin papucu dama atılmak üzere: İstikamet, caminin diğer tarafındaki Hacı Memiş. Shopping kafeleri, küçük şık lokantaları, tasarım atölyeleriyle Kemal Paşa’dan çok daha cool, çok daha tasarım, çok daha şirin.  Sadece bu hafta sekiz yeni yer açılıyor


Bir ayağımız tasarım diğeri ham çarık
Bir kafe-shop...
Village (Köy) Cafe, Hacı Memiş’in yenileri arasında en cool olanlarından. Burası harika kahvaltı veren, şahane makaronlar yapan bir kafe. Ama aynı zamanda Nike gibi çok bilinen markaların çok zor bulunan özel seri ayakkabılarını satıyorlar.

Üç masa, 15 sandalye
Bir makarnacı...
Mehtap Abla’nın makarna dükkânı Pasta, topu topu üç masalı. Her şeyi kendisi yapıp servis ediyor, buna da herkes bayılıyor ama sıkış tepiş ancak 15 kişi oturabiliyor. 16’ncıya sandalyesi de yok, tabağı da. Zaten makarnası da yetmiyor.

Asma Yaprağı açıkhavada
Bir bahçe...
Beyaz-mavi dekorasyonda, nostaljik objeler arasında, anne lezzetleri sunan Ayşe Nur Mıhçı’nın Asma Yaprağı lokantasının hızına yetişebilen yok. Dükkânın önü akşamları boydan boya 100 metre masa doluyordu, bu sezon şimdi bir de bahçe açtı.

Göz lounge
Bir lounge...

Kışın da Alaçatı’da kalanların mekânı Göz Bar, bu yaz Hacı Memiş’te lounge açıyor. Bakalım Gözde ve Övgehan çifti kemik tayfalarını Hacı Memiş’e taşımayı başarabilecekler mi?

Tek odalı otel
Bir oda...
Özenin, ihtimamın böylesi! Bir otel düşünün ki tek odalı sizden başka müşterisi yok. Alt katı antikacı, şirin mi şirin bir bahçesi var. Sahibi Artun Ayvak biraz asık suratlı ama  eski aynalara, tablolara, eski Rum evlerinin kapılarına bakarak kahvaltı edebilirsiniz.  

Hacı Memiş’ten
kısa kısa...
Alaçatı’nın vazgeçilmezlerinden Agrilia restoranını yerinde bulamazsanız şaşırmayın. O da artık bir Hacı Memişli: Tash Mahal Otel’in bahçesine taşındı.
Hacı Memiş Caddesi’nde yürürken sağlı sollu bir sürü yeni mekân göreceksiniz. İtalyan mutfağı yapan Eflatun, Bazen tasarım mağazası, caddenin başındaki Kapari Sanat Kafe, Kuş Kafesi atölyesi, porselen, emaye ve cam eşyalar satan Be-Dest, bol kristalli reklamcı Hülya Çamurdan’ın hepsi melek desenli tasarımlarını sattığı Kart Postal....

Sizin de bir hikâyeniz olsun
Bir dükkân...

Hatice Hanım ve Muzaffer Bey 20 yıl boyunca dünyanın her yerinden toplayıp biriktirdi; önce evleri doldu, sonra bir depo, sonra bir hangar... Nihayet 10 bin parçalık pop art koleksiyonlarıyla Alaçatı’nın en güzel dükkânlarından Pop Art’ı açtılar. İçeride her birinin hikâyesi olan çok özel parçalar bulabilirsiniz. Ama çok heveslenmemekte yarar var çünkü bazen gönülleri razı   olmuyor, o çok istediğiniz parçayı ya satmıyorlar ya da sırf alamayasınız diye astronomik fiyatlar çekiyorlar.

Dutlu Kahve’de kurtarılmış lezzetler
Bir arkeolog...
Yemek arkeoloğu ne demek?
- Kaybolmaya yüz tutmuş tarifleri bulup çıkaran kişi demek. Binaları nasıl korumaya alıyorlar, işte ben de mutfağı korumaya alıyorum. Bölgenin en yaşlı insanlarıyla konuşup yok olmak üzere olan tarifleri hayata döndürüyorum.
Nasıl sunacaksınız yemekleri?
- O da otantik: Alaçatı köyünde eskiden âdet olduğu gibi büyük bir sofra kurulacak, düğün yemeği gibi, herkes ne isterse tabağına alacak.
Neler var mesela bu ‘kurtarılmış lezzetler’ arasında?
- Kabakçiçeği dolmasını yemiş ya da duymuşsunuzdur. Peki ya böreğini? İşte onu burada yiyebileceksiniz. Her şey bu bölgenin bitkilerinden yapılıyor. Bu dağlarda 20 çeşit kekik olduğunu biliyor muydunuz?

 

X