Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Çöldeki renk pazarı

    Hürriyet Haber
    20 Mart 1999 - 00:00Son Güncelleme : 20 Mart 1999 - 00:01

    Türkmen kadınlar Aşkabat'ta yüzyıllardır kurulan Çöl Pazarı'nda el emeği, göz nuru satıyor.

    Havanın aydınlanmasıyla birlikte Çöl Pazarı'nda baş döndüren bir hareketlilik ve renk çümbüşü ortaya çıkıyor. Pazarın satıcılarının da alıcılarının da yüzde 80'ini oluşturan binlerce Türkmen kadını, minik tezgahlar arasında dolaşırken, özellikle Batı'dan gelen az sayıda turisti büyüleyen bir görüntü oluşturuyor.

    AŞKABAT'ta İpek Yolu üzerinde yüzyıllardır kurulan Çöl Pazarı'nda ‘‘Renkler’’ pazarlanıyor... Daha şafak sökmeden kurulan pazarda, sabahın ilk ışıklarıyla sarının, kırmızının, mavinin, yeşilin tonları dans etmeye başlıyor.

    Yakından bakıldığında, sarıların, kırmızıların, yeşillerin, mavilerin, tezgahlardaki halılar, başlıklar, elbiseler, örtüler ile bu tezgahlar arasında dolaşan, rengarenk başörtülü Türkmen kadınları olduğu anlaşılıyor. Renklerin arasında gözalan ışıltılar ise Türkmen kadınların vazgeçilmez tutkusu gümüş başlıklar ve takılardan yayılıyor...

    Onbinlerce Türkmen'in asırlardır sadık kaldığı randevu, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ın hemen dışındaki çölde pazar günleri gerçekleşiyor. Türkmen kadınlar, göznuru dökerek dokudukları halıları, işledikleri örtüleri, çorapları ve başlıkları, yetiştirdikleri sebzeleri, özenle yaptıkları peynirleri, yoğurtları ve börekleri pazara taşıyorlar. Türkmen nineler de çeyiz sandıklarından çıkardıkları geleneksel kıyafetler, gümüş bileklikler, kemerler ve ‘‘gubba’’ adı verilen başlıklarla Çöl Pazarı'ndaki yerlerini alıyorlar. Zamanın durduğu bu bölümde, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar da satışa hazırlanıyor...

    TURİSTLER BÜYÜLENİYOR

    Rus yapımı kamyonlar, otomobiller, otomobil parçaları, mobilyalar, akla gelen çoğu kullanılmış ev tesisatı parçaları da geleneksel pazarın yeni ürünlerini oluşturuyor. Bu yeni ürünler bile, Batı'dan gelenlere 1950-60'lı yıllarda çekilmiş film sahnelerini anımsatıyor.

    Havanın aydınlanmasıyla birlikte Çöl Pazarı'nda baş döndüren bir hareketlilik ve renk çümbüşü ortaya çıkıyor. Pazarın satıcılarının da alıcılarının da yüzde 80'ini oluşturan binlerce Türkmen kadını, minik tezgahlar arasında dolaşırken, özellikle Batı'dan gelen az sayıda turisti büyüleyen bir görüntü oluşturuyor. Başörtülerini, yaşlarını, bekar ya da evli olduklarını belli eden renk ve özel bağlama şekilleriyle takan Türkmen kadınları, üstünde bulundukları kurak çöle nispet yaparcasına verimliliklerini sergiliyorlar.

    Çöl pazarında alanın en geniş yerini ünlü Türkmen halıları kaplıyor. Türkmen bayrağının ana deseninin dokunduğu halılar, Türkmen kültürünün en önemli ögesi. Kızıl rengin daha çok kullanıldığı el dokuması, yün, pamuk ve ipek halıların sergilendiği tezgahlar arasında, alıcı olarak, ülkede iş yapan Batılılar ile az sayıdaki turistler bulunuyor.

    Türkmen kadınlar göznurlarını, ‘‘onurla’’ sergiliyorlar. Doğu pazarlarında alışılmış, ısrarlı davranışlara ve kıran kırana pazarlıklara hiç girmiyorlar. Zaten 2- 2,5 metrekarelik halılar, kalitesine göre 100- 300 dolardan (35- 105 milyon lira), daha küçük boyutlarda olanlar ise 15-50 dolardan (5 milyon 250 bin- 17.5 milyon lira) satılıyor. Bu fiyatlar karşısında Batılılar sadece, ‘‘Hangisini alsam’’ kararsızlığını yaşıyor. Her turist, Aşkabat'taki müzeden, tarihi olmadığı belgelendikten ve küçük bir vergi ödedikten sonra bir halıyı ülke dışına çıkarabiliyor.

    ETNOGRAFYA MÜZESİ GİBİ

    Çöl Pazarı'nda halı tezgahlarının yakınında yer alan ve daha çok yaşlı Türkmen kadınların önündeki yer tezgahlarına yerleştirilen gümüş takılar ise bir açık hava müzesi görüntüsü oluştuyor. Bilezikler, bileklikler, kolyeler, nazarlıklar, geleneksel Türkmen başlıkları, sabırla işlenen yöresel kıyafetler, pazardan çok bir etnografya müzesi ortamı yaratıyor. Bu parçaların çoğunun yurtdışına çıkışının yasak olduğu belirtiliyor. Tarihi değeri olmamak koşuluyla, koldaki bir bilezik, boyuna takılan bir kolye ile yurtdışına çıkışa ses çıkarılmıyor. Gümüş bilezikler 5 ile 50 dolar (1 milyon 750 bin - 17.5 milyon lira), başlıklar 40-100 dolara (14-35 milyon lira) satılıyor. Üstünde rengarenk işlemeler bulunan Türkmen takkeleri ile yün terlikleri ise birer dolara (350 bin lira) almak mümkün.

    Çöl pazarı, sıcaklığın 50 dereceye çıktığı yaz mevsiminde ancak öğle saatine kadar açık kalabiliyor. Kış aylarında ise ‘‘renklerin dansı’’ akşam saatlerine dek sürüyor.

    Pazar uçakta da kuruluyor

    İstanbul'daki vapur ve trenlerde yapılan işportacılığı bir adım daha öne taşıyan Türkmen kadınları, dünyaca ünlü halılarını uçaklarda da pazarlıyorlar. Aşkabat-İstanbul arasındaki yaklaşık dört saatlik yolculuk sırasında, yeryüzünden binlerce metre yükseklikte, Aşkabat'taki ünlü ‘‘Çöl pazarı’’nın minik bir örneği kuruluyor.

    Türkmenistan Havayolları'nın Boeing 737 uçaklarla İstanbul'a düzenlediği Aşkabat-İstanbul seferlerindeki yolcuların çoğunu Türkmen kadınlar oluşturuyor. Geçim mücadelelerini, Aşkabat'taki Çöl Pazarı'yla sınırlı tutmayıp daha çok kazanmayı amaçlayan Türkmen kadınlar, bir-iki halıyla İstanbul yoluna koyuluyorlar.

    Türkmen kadınlarının çoğu zaman yanlarında taşıdıkları çantalardan taşan, kızıl rengi hakim ünlü halılar, diğer yolcuların dikkatini çekince, önce sohbet ardından pazarlıklar başlıyor. Güleryüzlü Türkmen kadınları, halıları uçağın koridorlarına yayarak göstermekten de çekinmiyorlar. Türkmenistan Havayolları'nın uçuş ekipleri de bu manzaları pek yadırgamıyorlar.

    Türkmen uçağının tekerlekleri daha Atatürk Havalimanı pistine değmeden, halıların bir bölümü, 100-300 dolar (35- 105 milyon lira) arasında alıcılarını bulmuş oluyor. Türkmen kadınlar diğer halılarını ise Laleli'ye götürüp pazarlıyorlar, kazandıkları paralarla da Türkmenistan'a götürmek üzere çeşitli eşyalar alıyorlar.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı