GeriSpor Çok antrenman yaparsam, belki!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çok antrenman yaparsam, belki!

Ebru, Rusya'dan bir yıl önce geldi ve Türkiye'ye tarihi bir başarı kazandırdı.

Rus asıllı atlet Ebru Kavaklıoğlu, Dünya Şampiyonası'nda 5000 metrede elde ettiği beşincilikle tarih yazdı. Türkiye'ye döndüğünde kendisini büyük bir tartışmanın ortasında buldu. Onun Türk olup olmadığı tartışıladursun o hayatının en heyacanlı günlerini yaşamaya devam ediyor. Bu akşam Brüksel'de atletizmin şampiyonlar ligi ‘‘Golden League’’de Türkiye'den davet edilen tek sporcu olarak yarışacak.

Ebru Kavaklıoğlu, İspanya'nın Sevilla kentinde düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası'nda final koşan ve dünya beşinciliği alan ilk Türk atlet oldu. Bir yıl önce Türk vatandaşlığına geçen Rus asıllı Ebru'nun bu başarısı atletizm camiasındaki ‘‘devşirme (ithal) kadın atletler’’ tartışmasını daha da büyüttü.

Ebru Türk olup olmadığını tartışanlara kırık dökük Türkçesiyle göğsündeki ay yıldızlı amblemi işaret ederek şöyle yanıt veriyor: ‘‘Ama şimdi benim iki memleket var. Önce Rus, sonra Türk. Ben çok seviyor Türk. Burda bayrak var. Burda benim kalp var.’’

Ebru'nun ruh hali için bugünlerde iki kelime söylenebilir; şaşkın ve endişeli. Şaşkın, çünkü uzun süren bir sakatlık döneminden sonra kendisinden beklemediği bir derece yaptı ve İstanbul'a döner dönmez yoğun bir medya ilgisiyle karşılaştı. Üstelik atletizmin şampiyonlar ligi olan Golden League'in son iki ayağına Türkiye'den davet edilen tek atlet oldu. Endişeli, çünkü bir tartışmanın odağını oluşturuyor ve artan beklentilere yanıt verememekten korkuyor. Medyaya laf yetiştirmekten, antrenmana vakit bulamamaktan da şikayetçi.

Ebru'nun hikáyesi oldukça ilginç. Sevilla'da madalya alabilseydi, bir film senaryosu olabilirdi belki.

Atletizme 17 yaşında okul takımında başlıyor. Antrenörü çok yetenekli olduğunu söyleyerek, onu Rus Milli Takımı antrenörüne tavsiye ediyor. Rus takımında gençlerde dünya altıncılığını kazanıyor. Ancak bu başarıdan sonra atletizm yapma olanağı giderek azalıyor. Devletin verdiği para kesilince polislik yapmaya başlıyor. 8 yıl böyle geçtikten sonra profesyonel olarak atletizm yapmak istiyor. Ve yeni olanaklar araştırıyor. Masör arkadaşı Türkiye'nin antrenman ve kamp olanaklarından bahsediyor.

VE MUTLU SON

O sırada şimdiki antrenörü ve sevgilisi Anotoly Backhov bir süredir Türkiye'de Kırgızistan asıllı atlet Metin Sazak'ın çalıştırıcılığını yapmakta. Bu ikilinin hamisi Yılmaz Sazak, Metin beklenen başarıları elde edemeyince, Anotoly'den uluslararası alanda başarılı olabilecek başka bir atlet istiyor. O da, iyi derecesiyle gelecek vaadeden ve zaten ülke dışına çıkmak için fırsat kollayan Yelena'yı buluyor.

Yelena, atlet Cengiz Kavaklıoğlu'nun Kardeşi Hakan'la evleniyor. (Bu formalite evliliği pazartesi günü sona erecek). Fenerbahçeli Ebru, antrenörüyle birlikte çalışmaya başlıyor. Çalışmalarda bir aşk da filizleniyor.

Ancak trikocu kader hızla ağlarını örüyor. Ebru sakatlanıyor. Sakatlığı çok ciddi. Ebru, Fenerbahçe'nin kendisini geri göndermesinden korkuyor. Ancak kulüp Ebru'nun tedavi masraflarını karşılıyor. Anotoly, Rusya'nın altını üstüne getirerek tedaviye yardımcı oluyor, 300 dolarlık bir elektroşok aleti buluyor. Ebru, 8 ay süreyle tedavi görüyor. Sakatlıktan kurtulur kurtulmaz da kendini İspanya'da Dünya Şampiyonası'nda buluyor. Ve mutlu son: Ebru, Türkiye'ye geldikten sonra derecesini 45 saniye iyileştirmiş ve 5000 metreyi 14 dakika 51 saniyede koşarak dünya beşincisi olmuştur. Ve tabii ki yeni Türkiye rekorunun sahibidir.

Ebru derecesini gördüğünde, çok şaşırmış. Daha önce hiç 15 dakikanın altında koşmadığı için dereceyi başkasının sanmış. İdeali Olimpiyatlarda madalya alabilmek: ‘‘Üçüncü olsam yeter. Çok zor ama. Çok antrenman yaparsam belki’’.

Devşirme kadın atletler tartışması

Türk atletizm kulüplerinin, bünyelerinde en çok iki yabancı atleti yarıştırmalarına izin veriliyor. Son yıllarda atletizme büyük bütçe ayıran ve uluslararası yarışmalarda başarılar kazanan Fenerbahçe ve ENKA kulüpleri bu kuralı yasal bir yoldan deliyor. Başarılı atletleri Türk gençleriyle kağıt üstünde evlendirip Türk statüsünde yarıştırıyorlar.

Atletizm Federasyonu da Uluslarası Atletizm Federasyonu'ndan izin alarak bu atletleri, Türk Milli Takımı adına yarıştırmaya başladı. Bu uygulamanın sonucu, Etyopya asıllı üç kadın atlet, Avrupa Gençler şampiyonası'nda Türkiye'ye ilk madalyalarını kazandırdı. Ebru da, dünya beşincisi oldu.

Atletizm otoriteleri bu başarıların Türk atletizminin gerçek durumunu göstermediği, bu yolla sorunların hasıraltı edildiği görüşünde. Federasyon Başkanı Fikret Çetinkaya ise bu yolla, hantallaşan Türk sporcularının harekete geçeceğini savunuyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle