Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çok abuk ya!

Serdar TURGUT

Mutlaka bir komplo ile karşı karşıyayım. Çünkü olanların başka rasyonel bir açıklaması yok.

Cuma akşamı televizyonda ilk önce ‘‘Leon’’ filmi vardı.

Garry Oldman burada Beethoven dinleyen bir psikopat katili canlandırıyordu.

Filmin muhteşem bir sahnesinde Mozart seviyor diye bir adama gıcık kapıp onu öldürüyordu.

Sonra yine aynı gece yine aynı Garry Oldman başka bir kanalda bu kez de Beethoven'in hayatını canlandırarak karşımıza çıktı.

Bu kadar da tesadüf olamazdı.

Bence bu önemli bir işaretti, buna eminim.

Eminim emin olmasına da, neye işaret ediyor onu pek çıkaramadım.

Ama ben tesadüflere de pek inanmam.

Onun için beni basit açıklamalarla kandıramazsınız

Bu iki film neden böyle aynı geceye rastladı?

Olayın perde arkasında kimler var?

Birileri bana bir mesaj mı vermek istiyor?

Hasan Pulur'un bu konuda bir yorumu olabilir mi?

Memlekette başka bir mesele mi yok da ben buna takıyorum?

Leon filmi kaçıncı kez oynuyor ve kaç kez daha gösterilecek?

Bizim millet durmadan aynı filmi seyretmekten neden bir türlü bıkmıyor?

Milletin durmadan aynı tür köşe yazısı okumaktan bıkmamasıyla aynı filmi defalarca seyretmesi arasında bir bağlantı var mı?

30 yıldır aynı tür yazı yazanlar acaba geceleri ne tür filmler seyrediyorlar?

Onların iki film arasındaki Beethoven bağlantısına kafa takabilmeleri mümkün mü?

Mümkün değilse neden değil ve acaba bütün bu işin sonu nereye varacak?

***

Amerika'da zenci nüfusun en rağbet ettiği içki neymiş bilin bakalım?

Hayır bilemediniz.

Bilemediğinizi biliyorum çünkü hangi içkinin bir numara olduğunu söylediğim zaman siz de buna şaşıracaksınız.

Evet Amerika'da zencilerin en çok rağbet etiği içki ‘‘Hennnesy’’ marka konyak'mış. Acayip tüketiyorlarmış bunu.

Zenci nüfusun yoğun olduğu Detroit ve Chicago'da bir yıl içinde Hennesy tüketimi, sırasıyla, yılda yüzde 38 ve yüzde 55 artmış.

Hatta zenci rap sanatçısı Domino bu içkiye adadığı Hennesy adlı şarkısında konyağın adını tam 30 kez söylüyormuş.

Peki neden konyağı tercih ediyorlar diye soracaksınız.

Bu bilgi haberin yer aldığı yemek dergisindeki yazıda aynı sayfada yer almıyor.

Ancak başka bir sayfada başka bir yazıda zencilerin neden konyağı tercih ettiklerinin ipucu var.

‘‘Akşamdan kalma’’ sendromunun incelendiği yazıda insana ertesi gün en kötü etki eden içkiler araştırılmış.

Bir numarada, evet bildiniz konyak yer alıyor.

Sonra viski, kırmızı şarap, cin ve en son da votka geliyor.

İçkinin insanı vurma gücü, içindeki methodon konsantrasyonu ile doğru orantılıymış.

Bir kadeh viskide, bir kadeh kırmızı şaraptan tam tamına 6 bin adet daha fazla methodon birikimi varmış.

Yani anlayacağınız zenciler, hızla kafayı bulup kendilerinden geçebilmek için konyağı tercih etmeye başlamışlar.

***

Bu gelişme bir başka olayla da bağlantılı.

Son zamanlarda bir ilginç gelişme oldu Amerika'da.

Bizde olduğu gibi Amerika'da da bütün yeni filmlerin özellikle cuma günü gösterime sokulmasına dikkat edilir.

Gayet tabii ki bunun nedeni ilk gösterim günlerinin haftasonuna, yani insanların daha yoğun sinemaya gittiği günlere denk düşürülmesidir.

Ancak bu kural bir süredir bozulmuş durumda.

Bazı filmler çarşamba günü gösterime sokuluyor özellikle.

Ve çarşamba günü gösterime sokulan bütün filmler de istisnasız olarak zencilerin rol aldığı, genellikle içinde vahşet olan filmler.

Şimdi bunun nedenini açıklıyorum.

Film yapımcıları zenci filmlerinin gösterime sokulduğu ilk günlerde sinemalarda şiddet olayları olduğunu görmüşler.

Bu filmleri izleyen seyirciler birbirleriyle kavga ediyor, bıçakla yaralama olayları yaşanıyormuş.

Hatta bir keresinde filmin ortasında sinemanın makineli tüfekle bile tarandığı olmuş, birkaç kişi ölmüş.

Bunu bilen aileler de kendilerini korumak için filmin ilk gösterildiği günlerde sinemaya gitmez olmuşlar.

İlk günlerde büyük hasılat yapamayan filmler de, negatif psikolojik etki nedeniyle daha sonra da iş yapamaz hale gelmişler.

Bunun üzerine düşünüp taşınıp şu muhteşem çözümü bulmuşlar:

Bu tür filmlerin ilk gösterime giriş gününü çarşambaya almışlar.

Böylece bütün ölüm, yaralama ve kavga olayları da çarşamba ve perşembe günü olup bitmeye başlamış.

Ölen ölüp kalan kaldıktan sonra da cuma günü aileler gayet güvenli bir şekilde sinemaya gitmeye başlamışlar.

***

Şimdi söyleyin bana bu çözümü düşünen kişi bir deha değil de ne yani?

Ha, bazı zenciler neden böyle davranıyor diye sorarsanız.

O zaman da diyorum ki, lütfen konyak tüketimi ile ilgili bölüme tekrar bakın.

Bu arada şunu da unutmayın ki telefon rehberinde sadece Espresso başlığı altında tam tamına 250 ayrı adres bulunabilen Seattle'da sıkıntıdan ölmek yerine New York'ta film seyrederken makineli tüfekle taranarak ölmeyi de tabii ki tercih ederim

Zaten Bill Gates'de o şehirde yapacak başka bir şey bulamadığı için bilgisayarlara takmış durumda

O Seattle'da değil de New York'ta doğmuş olsaydı büyük ihtimalle dünyanın en büyük şirketinin sahibi değil, önemli bir kabarede şarkı söyleyen bir travesti kraliçesi olurdu.

X