Eğitim Haberleri

    Çocukların aşkı keşfetmesine izin verin

    Nuran ÇAKMAKÇI
    01.09.2014 - 09:40 | Son Güncelleme:

    Uzmanlara göre çocuklar, daha çok okullarında kendi sınıflarındakilere âşık oluyorlar. Bu duygularını karşısındakini öperek, “Biz evleneceğiz” diyerek gösteriyorlar.Yetişkinlerin ise bu süreçte çocukları anlamaya çalışarak, onların bu hislerini yaşamasına izin vermeleri gerekiyor.

    Çocukların aşkı keşfetmesine izin verinÇocuklar yaşadıkları aşk duygularını açıkça sergiliyor. Akranlarını öperek, kartlar süsleyip onlara vererek bu duygularını gösterebiliyor. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yrd. Doç. Dr. Dilek Güntepe’ye göre çocuklar okulda sınıf arkadaşlarına daha çok âşık oluyor. İlgi duyduklarına kendini beğendirme çabasıyla hareket ediyorlar. Duygularını bazen saç çekerek veya arkadaşlarına vurup kaçarak anlatabiliyorlar. Hissettiklerini annebabaları ile paylaşırken, onlara “Biz evleneceğiz” de diyebiliyorlar. Erken dönemde aşk çocukların neşeli olmalarını sağlarken, ergenlikle birlikte bu duygu coşkulu yaşanıyor. Gençlikte tetiklenen hormonal değişikliklerle beraber cinsel boyut kuvvetleniyor ve aşkın hissedilişi, çocukluk aşkından oldukça farklı bir hale dönüşüyor. Ailelere, “Onların aşkı keşfetmesine izin verin” diyen Yrd. Doç. Dr. Dilek Güntepe ile çocuklar ve aşk üzerine konuştuk.

    Çocuklar kaç yaşında âşık oluyor?
    - Aşk, insanın benlik sınırlarının terk edildiği, bir başkasına yönelik yoğun duyguların eşlik ettiği bir deneyim. Psikolojik ve fizyolojik kapasiteye göre farklı yaşanıyor. Cinsiyet de bunda etkili oluyor. Doğumdan itibaren birçok faktörle birlikte 2 yaş civarındaki bir çocuk kendi cinsiyeti açısından bir kavrayış geliştiriyor. Kendini kız çocuk ya da erkek olarak algılıyor ve bir cinsiyet rolü benimsiyor. Yine erken yaşlarda, birçok psikolojiksosyal deneyimin etkisiyle çocukta cinsel ilginin hedefi şekillenmeye başlıyor. Âşk için hazırlanan bu zeminde kimi 5 yaşında “Ben âşık oldum” diyor, kimi 50 yaşına geliyor ve “Hiç âşık olmadım galiba” sözünü söyleyebiliyor.

    DOĞRUDAN YA DA DOLAYLI SÖYLÜYORLAR

    Anne-babalar, çocuklarının âşık olduğunu nasıl anlıyor?
    - Çoğu zaman çocuklar bunu doğrudan veya dolaylı yoldan ifade ediyor. Özellikle okul öncesi dönemde ailelerine söylüyorlar. İlköğretim yıllarında da en yakın arkadaşlarına veya anne-babalarına anlatıyorlar. Bazen doğrudan gidip öpüveriyor, elleri kalem tuttuğunda kartlar süsleyip karşılarındakine verebiliyorlar.

    Çocuklar âşkı nasıl yaşıyor?
    - Çocuk “âşık oldum” dediğinde belki de karşısındaki kişiye karşı hiçbir duygu hissetmiyor, bu cümle ile başka bazı şeyleri anlatabiliyor. Büyüdüğünü söylüyor veya ilgi gereksinimini belirtebiliyor. Örneğin, 3-5 gün aşık olduğunu anlatan ama aşık olduğuna hiçbir ilgi göstermeyen, hatta kimden hoşlandığını bile hızla unutan bir çocuk olabiliyor. Bazılarında da öğrenilmiş bir rol olarak aşk davranışı görülebiliyor. Mesela âşık bir kız veya erkek gibi davranırken örnek aldığı biri gibi tavır sergileyebiliyor. Her sabah okula gittiğinde ilk iş olarak âşık olduğu ile günaydınlaşan, onu öpen, aşk ilişkisinin bazı kalıp davranışlarını özenle yerine getiren, kalan zamanlarında kendi halinde koşan oynayanları düşünelim. Kimileri ise sürekli ondan bahsetme, ona yakın olma, ona yönelik yoğun ilgi ve kendini beğendirme çabasıyla bunu gösteriyor. Bazıları da âşık olduğu çocuğa karşı vurup kaçma, saç çekme gibi saldırgan denilebilecek davranışlar sergileyerek bu duygusunu belli ediyor.

    SINIF ARKADAŞLARINA ÂŞIK OLUYORLAR

    Çocuklar kimlere âşık oluyor?
    - Çoğu zaman kendi sınıflarından olanlara. Bazen anneye, babaya, öğretmene, yaşça büyük başka birine veya kardeşlerine. Bu ilgi genellikle “Biz evleneceğiz” şeklinde ifade ediliyor. Çocuktaki geleceğe yönelik bu düş çoğunlukla hızla ortadan kalkıyor ya da bir başkasına yöneliyor. Yıllar içinde yaşanan deneyimlerle ve duyguların yoğrulmasıyla beraber aşk halleri de çocukluktan başlayarak gittikçe olgunlaşıyor ve kendi aşk yaşayış tarzımız şekilleniyor. Erkek, sınıfta bir kıza ilgi duyduğunda aile tarafından o kız, “Sınıfın en çalışkan, bıcır bıcırı” diye anlatılıyor. Aşkını dillendiren bir kız çocuğa ise “Niye ona âşık oldun?” diye sorulduğunda,

    “Ama o çok akıllı, çok efendi” şeklinde cevap veriyor. “Saçları yumuşak”, “Yüzü çok şirin” gibi cevaplar da gelebiliyor. Burada düşündürücü olan, çocukların bu ilk âşk yaşantılarında ailenin ve toplumun onayladığı, beğendiği akranlarını tercih etmeleri. Büyükler için popüler olanlar, çocukların dünyasında da popüler olabiliyor. Böylece bu üne ulaşmış çocuklara âşık oluyor diğerleri. Ailesinin onayını alacağından çok şüphe etmeden kime ilgi duyduğunu ve onunla evleneceğini rahatlıkla söylüyorlar. Gençlikte ise durum farklılaşıyor. Bu dönemde genellikle ailenin ve toplumun onaylamadığı, aykırı bulduğu akranlarına âşık oluyorlar. Yetişkinlerdeyse daha karmaşık yaşanıyor.

    Çocuklukta ve gençlikte yaşanan aşk benzer mi?

    - Aynı değil. Aşkın çocukluktaki temel motivasyonu gençliktekinden oldukça farklı. Gençlikte kendini arayışıyla beraber aşka yoğun bir düşünsel boyut ekleniyor. Ayrıca, ergenlikle tetiklenen hormonal değişikliklerle beraber cinsel boyut kuvvetleniyor ve aşkın hissedilişi çocukluk aşkından oldukça farklı bir hale dönüşüyor. Duygular taşkınlaşıyor. Onunla karşılaşma ve yakınlaşma çocuklukta neşelendirirken, gençlikte bir coşkuyla yaşanıyor. Âşık olduğu çocuk onunla oynamak istemeyip ittiğinde üzülüp hızla unutabilirken, bir genç aşkına karşılık almadığında çöküntüye girip yoğun bir mutsuzluk, değersizlik ve kızgınlık duygularına kapılabiliyor. Gülseven ÖZKAN

    Aileler nelere dikkat etmeli?

    - Küçük çocuklar birçok sözcüğü, anlamını bilmeden kullandığı için “Âşık oldum” dediklerinde onların ne hissettiğini merak edip, onun dünyasındaki bu kavramıanlamaya çalışın.
    - Anne-baba olarak kendi çatışmalarınızı çocuğa yansıtmadan, aşka dair efsaneleri aktarmadan konuşun.
    - Çocukla iletişim sırasında mizahı da kullanabilirsiniz. Ancak yaşı küçük olanların utanç ve suçluluk duygusuna çok duyarlı olduğunu unutmayın. Mizah kullanırken buna dikkat edin.
    - Genellikle çocuğun aşk ifadesinin geçici olduğunu bilin. Eğer bu duyguyu aşırı yaşıyor, gündelik etkinlikleri aşk etrafında dönüyor, yaşıtlarına göre abartılı cinsel rol sergiliyorlarsa nedenini araştırın.
    - Onların aşk alanını keşfetmesine izin verin. Gözlemci ve dinleyici olarak dışarıdan bakın.

    BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

    -Üniversiteye girişte ilk aşama olarak uygulanan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 2015’te 15 Mart’ta yapılacak.

    - Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, TEOG yerleştirmelerinde evinden uzak ilçelere yerleştirilen öğrenci sayısının 9 bin 802 olduğunu açıkladı.

    - FATİH Projesi kapsamında dağıtımı yapılacak 347 bin 367 akıllı tahtadan 101 bini eylül ayında 15 bin okula gönderilecek.

    SİZ SORUN CEVAPLIYALIM

    TEOG yerleştirmeleri kapsamında resmi okula yerleştirilen ve ilk hafta özel okula kayıt yaptıran bir öğrenci daha sonra başka bir resmi okul için nakil başvurusu yapabilir mi?
    - Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalara göre özel okula kayıt yaptıran bir öğrenci, devlet okuluna nakil isteyebilir. Ancak bunun için nakil yaptırmak istediği devlet okulunda boş kontenjan olması ve taban puanının, öğrencinin puanına yakın olması gerekiyor.

    Lisede alttan dersi olduğu için mezun olamayan ama üniversiteyi kazanan bir öğrenci 1-5 Eylül arasında kayıt yaptırmazsa üniversitedeki hakkını kaybeder mi?
    Üniversiteye kayıtlar bugün başladı ve 5 Eylül’de sona erecek. Ancak geçen hafta YÖK’ten yapılan açıklamada liseden mezun olmayıp, üniversiteyi kazanan adaylara 7 Kasım’a kadar kayıt hakkı verildiği duyuruldu. Öğrencinin kayıtlarda durumunu belgelemesi gerekiyor.

    Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri 15 Eylül’den önce uyum eğitimine alınacak. Ortaokula gidecek 5’inci sınıflar da uyum eğitimine katılacak mı?
    Bu yıl yapılan yenilikle ortaokul 5’inci sınıfa kayıt yaptıran öğrenciler de uyum programına alınacak.

    PANO

    Açıköğretim fakültesi kayıtları başladı

    Açıköğretim fakültesi kayıtları bugün başladı. Anadolu Üniversitesi’nin merkezi açık öğretim ve uzaktan eğitim sistemine göre öğretim yapan İktisat, İşletme fakültelerine, ÖSYS’nin yanı sıra Yurtdışı Öğrenci Giriş Sınavı (AYÖS) ile yerleşen öğrenciler işlemlerini yapabilir. Kayıtlar 12 Eylül’de sona erecek. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, bu tarihler arasında kayıt yaptırmayan adaylar hakkını kaybedecek ve daha sonra hiçbir hak iddia edemeyecek. Adaylar, internet başvuru, kayıt ve öğrenci kılavuzunahttp://ogrenci.anadolu.edu.tr ya da http://kayit.anadolu.edu.tr adreslerinden ulaşabilecek.

    Hava kirliliğini önleme projesi destek aldı

    İstanbul Teknik Üniver Üniversitesi’nin (İTÜ) hava kirliliğini önleme projesine destek geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Elektrik Tünel Tramvay İşletmeleri ortaklığıyla yürütülecek çalışmanın adı, ‘İstanbul’daki Dizel Motorlu Toplu Taşıma Araçlarının Egzoz Filtrelerini Temizlemeye Yönelik Yeni Bir Sistem Geliştirilmesi’. İstanbul Kalkınma Ajansı projeyi, ‘Verimli ve Temiz Enerji Mali Destek Programı’ kapsamında desteklenmeye değer gördü. Proje, İstanbul başta olmak üzere tüm Marmara Bölgesi’ndeki ulaşım ve toplu taşımadan kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılması ve ulaşımda enerji verimliliği konusunda bilimsel ve inovatif teknik çalışmadan oluşuyor.

    Çocukların aşkı keşfetmesine izin verinVELİ REEHBERİ
    5 SORU 5 CEVAP

    İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Çocuk Endokrin Uzmanı Prof. Dr. Rüveyde Bundak erken ergenlik ile ilgili soruları yanıtladı.

    1) Erken ergenlik nedir?
    - Normal ergenlik yaşı kızlar için 8-13, erkekler için 9-14 yaş aralığını kapsıyor. Bu yaşların dışında gelişen durum normal ergenlik dönemi dışında kalıyor. Kız çocuklarında 8 yaşından önce meme dokusunun büyümesi veya koltuk altı bölgesinde tüylenme ve erkeklerde ise 9 yaşından önce yumurtaların 4ml hacminden büyük olmasına erken ergenlik deniyor.

    2) Nedeni nedir?
    -Kız çocuklarında çoğunlukla nedenleri bulunamıyor. Erken ergenlik dönemi yaşayan kızların çok azında beyin ve yumurtalık tümörü ile kisti bu durumun nedenleri arasında yer alıyor. Erkeklerde görülen erken ergenliğin nedeni çoğunlukla tümörler oluyor.

    3) Erken ergenlik çocukları nasıl etkiliyor?
    -Bu durum çocukları psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Kız ve erkeklerde utangaçlık, içe kapanma gibi duygular gelişiyor. Kendilerini yaşıtlarına kıyasla farklı hissediyorlar. Çevreye yabancılaşıyor ve yalnızlaşıyorlar. Ayrıca kız çocuklarının küçük yaşlarda adet olması nedeniyle kan görünce korkmalarına, endişeye kapılmalarına sıkça rastlanıyor.

    4)Erken ergenliği önlemenin bir yolu var mı?
    -Önlemek çok fazla mümkün değil ancak erken tanı, sağlıklı beslenme oldukça önemli. Erken tanı konulduğunda ilaçlarla ergenliğin durması sağlanabiliyor. Böylece çocuğun hem psikolojik durumunun bozulması hem de erişkin boyunun kısa kalması önleniyor. Sağlıklı beslenme de bu süreçte oldukça önemli. Hormonlu gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Obezite olanlar da daha fazla risk altında.

    5) Bu durumla karşılaşan anne - baba neler yapabilir?
    -Anne- baba öncelikle çocuklarıyla yakından ilgilenmeli. Onların büyüme süreçlerini takip etmeli. Banyo sırasında çocuğuna belli etmeden erken ergenlik bulgularını kontrol edebilirler. Böyle bir durumla karşılaşan bir aile öncelikle çocuk endokrin uzmanına başvurmalı. Gerekli bilgileri edinmeli ve tedaviye başlanmalı. Bu sürecin her çocukta görülebileceği onlara anlatılmalı. Anne-babalar onların her zaman yanında olduklarını belirterek çocuklarını desteklemeli.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı