"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Çocuklarımın evlilik kararını tek başına almasını istemem

Merhaba Güzin Abla, köşenizde yer alan yazıları zaman zaman okuyorum.

Ancak bazen nedense kişileri yanlış yönlendiriyorsunuz gibi geliyor bana. Örneğin “Bırakın çocuklar kendi kararlarını kendileri versin” başlıklı yazınızda; ailelere seslenip, “Gençleri rahat bırakın evlilik kararlarını kendileri versinler” demişsiniz...
Ben aynı fikirde değilim. Evlilik gibi hayati önem taşıyan, gelecekte torunlarımın annesi babası olacak hatta akrabam olacak kişilerin seçimini aşk rüzgarıyla başı dönen hiç hayat tecrübesi olmayan oğlumun veya kızımın tek başına almasını istemem.
“Evliliklerin çok fazla boşanmayla sonuçlandığını üzülerek yazıyorum” diyen siz neden bu gençler çığ gibi boşanıyor diye düşünmüyor musunuz?
Ben söyleyeyim o zaman, anlık hislerle alelacele verilmiş kararlar, ailelerin ortak görüşü alınmamış, uyum gözetilmemiş, “ben sana hayran sen bana kurban” mantığı ile yapılmış, alt yapısı sağlam olmayan evlilikler tabi ki yürümez...
Ayrıca yıllarca emek verip büyüttüğün evladına yol göstermek, gelecekte yaşayacağı mutsuzluklar için çaba sarf etmek suç mu oldu acaba? Her ne kadar “Banane, kendi etti kendi buldu” deseniz bile içiniz acıyor; çünkü o sizin evladınız.
Ben de diyorum ki gençler evlilik gibi hayati önemi olan bir konuda mutlaka ailelerin onayını almalı. Bahsi geçen yazıda yer verdiğiniz kişinin ailesiyle konuşma olanağınız olsa kim bilir ne kadar haklı gerekçeler sunabilirler. Yoksa 32 yaşında adamı evlendirmeyip turşusunu mu kuracaklar?
Olaylara bu yönleriyle bakıp gençlere bu köşeden öyle akıl verin. Siz de gençlerin yaptığı seçimlerin sonuçlarını görüyorsunuz. Ortada bir dolu analı babalı yetim var.
***Rumuz: Aslı-Kocaeli

*** Sevgili Aslı Hanım, gördüğünüz gibi anne ve baba baskısıyla olsun, kendi istekleri doğrultusunda olsun, evlilikler genellikle giderek kötü noktalanmaya başladı. Ama eğer aile baskısı ile zorla evlendirilirlerse, o zaman mutlaka sonsuz bir mutsuzluk çıkıyor ortaya ve ihanetler işte o zaman başlıyor...
Ancak ortada bir gerçek var ki, siz ne kadar ailelerin de söz hakkı olmalı deseniz de, genellikle aile kızının ya da oğlunun evleneceği insanı mutlaka kendi normlarına uygun, kendi evlenecekmiş gibi, kendi yapısına, kendi hayat görüşüne göre seçmek istiyor.
Oysa evliliği yapacak olan genç bambaşka bir insan. Bir birey ve onun da kendi özellikleri, düşünceleri var. Sizinkine de büyük ölçüde uymayabiliyor. Karar sizin değil onun kararı...
Üstelik yıllardır bu köşeden gençlerin mutsuzluklarını gören biri olarak, dikkatimi çeken de ailelerin çocuklarının beğenip istediği insana karşı mutlaka önyargılı davranmaları. Ben ailelerin söz hakkı olmasın demiyorum zaten. Ama karşı çıkmak için o kadar çok nedenleri var ki, kültürlü kültürsüz, cahil, eğitimli, ne olurlarsa olsunlar bu nedenler hemen hiç değişmiyor.
Ya evlenilecek insanın mezhep farkı vardır. Asla olmaz!
Ya o insanın aile yapısı çok farklıdır, durumları uygun değildir... Ya çok zengin, ya da çok fakirdirler... Asla olmaz!
Ya eğitimi farklıdır... Tahsilli ya da tahsilsizdir... Asla olmaz!
Ya, boşanmıştır, duldur... Hele hele çocukludur. Haşa olamaz... Bir dul hanım kızımız yazıyordu, “Biz boşanmış kadınlar, vebalı mıyız?” diye. ıçim acımıştı. Bugün artık herkes boşanıyor ya... O da başka.
Ya da kayınvalide hanıma göre, çirkin, bacakları çarpık, kısa boylu, şişman ya da çok sıskadır... “Aman bula bula bunu mu buldun?” olur. Önyargıyla asla onu sevemez artık.
Ben çocukları kendi hallerine bırakalım,(ya davulcuya ya zurnacıya varsın derler ya büyüklerimiz) karşılarına kim çıkarsa evlensinler, demiyorum elbette. Ama aklı başında, eğitimli, kafası çalışan, iş güç sahibi olmuş, hele bu yazıdaki gibi 32 yaşına ulaşmış ve sizin dediğiniz gibi neredeyse turşusu kurulacak, bir genç adam bırakılsın artık da kendi kararını kendi versin.
X