"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

Çocuklardan Başbakan’a mektup

Geçen haftalarda 4 ile 12 yaş arasındaki çocuklar Başbakan’a ne der, diye sormuştum. Çocuklardan gelenleri aktarıyorum.

İLK MEKTUP YONCA’NIN KIZINDAN

 

Sevgili Başbakan,

 

Ben içinde daha fazla salıncak olan daha fazla çocuk parkı, bol bol piknik yapabileceğimiz yerler, ve bisikletle aşağıya doğru hızla inebileceğimiz tepelerimiz olsun istiyorum. 

 

Okullar sadece Pazar günleri yapmak için ödev versin.

 

Sert öğretmenlerin okullara girip öğretmenlik yapması engellensin!!!

 

Çocuklar bütün konserlere parasız girebilsin.

 

YONCA’NIN OGLU

 

Sevgili Başbakan Bey,

 

Ben annemi çok seviyorum; çünkü gazetede bir köşesi var ve yazılar yazıyor. Babam da bana çok güzel hikayeler anlatıyor.

 

Tüm mektupları almak isterdim ama yerim yetmez. Onun için kısa kısa aktarıyorum. En

sonda 12 yaşındaki Doğa’nın mektubunu aynen aktarıyorum.

 

KISA KISA

 

Öbür ülkelerin para biriminin değerine göre bizim paramızın değeri neden düşük?

 

Başbakan olmak nasıl bir duygudur. Bir gün de duygularınızı açıklar mısınız?

 

Okuldaki sıralar neden tahta. Bütün gün kıçımız acıyor.

 

Bize zorla İngilizce öğretiyorlar. Siz kaç dil biliyorsun?

 

Televizyonu neden erkenden kapatıyorsun? (Aksam 8’de evde televizyon kapanıyormuş. Başbakan kapattı zannediyormuş. Yaş 3)

 

Başbakan'dan kitap istiyorum hem de bir sürü kitap.Hepsini okumak öğrenmek istiyorum.Ama çok renkli olsunlar!! Türkiye'de çocukların hiç kitapları yok. Onlara kitap alınsın.

 

Şehirlerde ve köylerde çevre düzenlemesi yapılsın. Temizliğe önem verilsin. Doğan her çocuk için aileler iki ağaç diksin. Dünya yeşile bürünsün. Sular israf edilmesin.

 

Eğitime önem verilsin. Okullar çok pis ve kalabalık. Devlet okulları da özel okullar gibi olsun. Okullar kampüs içerisine alınsın. Daha çok okul yapılsın.

 

Yeşillikler ve spor alanları olsun. Kantinler yerine yemekhaneler ve herkesin kendine ait dolapları olsun. Devlet her öğrenciye okul harçlığı versin.

 

Okul ulaşımı bedava olsun. Dershaneler indirim yapsın.

 

Öğretmenler daha iyi eğitilsin.

 

Sosyal etkinlikler uygulanır hale getirilsin. İngilizce birinci sınıfta başlasın. Okullarda ödev yapma odaları olsun ve buralarda öğretmenler bulunsun. Sınav sistemi yeniden düzenlensin.

 

Okuma alışkanlığı geliştirilsin. Okul saatleri 9:00-15:00 olsun.

 

Ekonomi düzeltilsin. İşsiz kimse kalmasın. Fakirlere yardım edilsin ama eşitlik olsun.

 

Kiralar düşük olsun. Zam yapılmasın. Babam işe girsin. Ülke olarak kendimize yetelim.

 

Barış olsun, kimse ölmesin. Çocuk hakları korunsun. Polisler çoğaltılsın. Hırsızlık olmasın. Cezalar uygulanır ve caydırıcı olsun. Kanunlar uygulansın. Çocuklar oy kullansın.

 

Başbakan Atatürk gibi güvenilir olsun.

 

Arabalar kaldırılsın. Trafik olmasın. Bisiklet yolları yapılsın. Trafik cezaları ağır olsun.

 

Partiler olmasın, yalakalık olmasın, kavga etmesinler ve herkes devlet için çalışsın.

 

Yaşlılar yalnız kalmasın. Engellilere yardım edilsin. Kimsesiz ve yoksullar korunsun.

 

Neden başbakan olmak istediniz?

 

Ülkemizde demokrasi var mı?

 

Halk size yeterince güveniyor mu?

 

Kaç korumanız var?

 

Çok yoruluyor musunuz?

 

İşiniz zor mu?

 

Yeterince uyuyabiliyor musunuz?

 

DOĞA İLMAK

 

“Sevgili Başbakan,

 

Size böyle seslendiğim için bana kızmayın. Canım büyükler gibi konuşmak istemiyor. Ben on iki yaşındayım...

 

Türkiye'deki insanların durumuna çok üzülüyorum. Herkes, istediği her şeye sahip olamıyor. Çok büyük şeyleri söylemiyorum; benim dediklerim daha küçük şeyler. Örneğin yaz geliyor ama bütün çocuklar tatil yapamayacak. Ankara'da bizim mahallemize Van'dan taşınmış bir Bayram Abi vardı. O, yaz tatilinde çalışıyor. Keşke sizin gücünüz yetse de çocukların hepsine tatil yaptırsanız. Mesela ben şimdi Alanya'da yaşıyorum, burada bir sürü okul binaları var. Denizi görmek isteyen çocukları yaz tatilinde buradaki okullarda misafir edemez misiniz? Başbakan isterse bu olur mu?

 

Ankara'da okuduğum okul Hakkari'den çocukları davet etmişti. İşte onun gibi olabilir...

 

"Türkiye'deki insanların durumuna çok üzülüyorum" dedim ya, sadece çocuklara değil, büyüklere de üzülüyorum. Siz çok çalışın, lütfen hastalar hastanelerin kapısında bekletilmesinler. Bazılarının hemen ameliyat edilmesi lazım... Bir kitapta, eski bir Türk doktorun hastalarını müzikle tedavi ettiğini okumuştum; siz de lütfen Sağlık Bakanı'na söyleyin hastanelerde öyle şeyler denesinler. O zaman hastaneye giden çocuklar çok korkmaz...

 

Bu mektuba güzel şeyler de yazmak istiyorum ama aklıma hep üzücü şeyler geliyor. Belki de siz bunları duymaktan bıkmışsınızdır; olsun, bir kere de ben söylemeliyim. Galiba, sizin yanınıza gelen herkes heyecanlanıyor ve söyleyeceklerini unutuyor. Belki ben de yanınıza gelsem heyecanlanırım. Şu anda hiç heyecanlı değilim. Sadece aklıma hep üzücü şeyler geliyor, üzülüyorum...

 

Niye bizim ülkemizdeki insanlar çok mutlu görünmüyorlar? Yoksa gerçekten de mutlu değiller mi?..

 

Okuldaki arkadaşlarım bile öyle. Belki de sınavlar yüzünden birbirimizle buluşup oyun oynamayamadığımız için mutlu değiliz. Zaten buluşsak da ne parklar güvenli ne de sokaklar. Benim yaşımdaki çocukların hepsi alış veriş merkezlerinde birbiriyle buluşuyor. Ağaçların olmadığı yerlerde nasıl oyun oynayacağız?

 

Sizi meşgul ettiysem de kusura bakmayın. Gelecek yıl mutlaka Alanya'ya gelin ve bisiklet turunun bitişini izleyin. O zaman tanışırsak belki heyecanlanırım ama yine de sizinle konuşurum. Daha anlatacağım çok şey var...

 

Kendinize iyi bakın, sakın hastalanmayın!”

 

X