Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çocuklarda Görülen Kaygı Bozukluğu ve Okula Uyum Süreci

Okullar açıldı ve ilk haftayı yarıladık.

Okulun ilk günleri okula uyum sağlamaya çalışan çocuklara yardım etmekle başladı. Rehberlik servisi olarak gözü yaşlı minik birinci sınıf öğrencileriyle ve aileleriyle ilgileniyoruz. Uyum güçlüğü veya kaygı bozukluğu yaşayan çocuklar gündemimizin bir numarası...

Önce odaya gözleri hafif nemli bir anne geldi. Çocuğunun sınıfa girmek istemediğini, çok zorlandıklarını ve ne yapacağını bilemediğini anlattı. Sohbet etmeye başladık. Dikkatimi çeken, annenin hayattaki tek uğraşının çocuğunun olması, çocuğundan başka hiçbir şeyle ilgilenmemesi, onun için sürekli evhamlanmasıydı.

İlk bakışta çok doğal ve normal geliyor, öyle değil mi? Kültürümüzdeki anne algısı genelde bu şekildedir. Çocuğunun başında helikopter gibi dönen bir annenin fedakarlığını ideal kabul ederiz. Ancak işin iç yüzü bu şekilde değil.

Anne dediğimiz kişi aslında bir kadın, bir yurttaş, bir meslek erbabı, hobileri, arkadaşları, yapmaktan hoşlandığı şeyler olan bir rol modeldir. Bütün zamanını ve enerjisini sadece çocuğuna ayırarak fedakarlık yaptığını düşünürken, kendi kimliğine zarar vererek bağımlı bir rol model sergilemiş olur. Çocuğuna "bağımlı" bir anne...

Anne böyle olunca zaten çocuk da, annesine "bağımlı" olarak yaşamaya başlamıştır. İlkokula gelene değin bu şekilde geçen yaşam, okulla birlikte zorlanmaya başlar. Biz sağlıklı bir ayrılık beklerken, anneden çocuğua bulaşmış yüksek kaygıları etkisiz hale getirmeye çalışıyoruz.

Bu arada çocuk annesinin evhamından, gerginliğinden şu mesajı çoktan almıştır "yaşadığımız hayata güvenme"... Parkta bir adım gerisinde, okulda pencerenin kenarında ağlayarak bu olumsuz mesajı pekiştirirler. Oysa güvenli bağlanma kadar güvenli ayrılık sağlıklı bir kişilik gelişimi için gerekli.

Kaygı bulaşıcıdır. En bulaşıcı kaygı anneden çocuğa geçen kaygı.

Anneyle sohbete devam ederken evhamının, duyguduğu endişenin çocuğa geçtiğinin farkında olup olmadığını sordum. Haklısınız yanıtını aldım. Ancak ben haklısınız yanıtından çok "farkındayım ve bunu değiştirmek için elimden geleni yapacağım" demesini beklemekteydim. Bu tür durumlarda bir annenin yapacağı en iyi şey kendine vakit ayırmak, arkadaşlarıyla, eşiyle, sevdikleriyle özel vakit geçirmek olacaktır.

Asıl sorun evde geçirilen zamanı ve iletişimi tekrar yapılandırmakta.

Bizim annelerimizi hatırlarsak; sürekli meşguldüler. Kendi kendimize oynar, sokağa çıkar, akşam olunca balkondan çağırdığında zorla eve gelirdik. Bu arada anne yemek, ev işleri, komşuyla bir kahve molası gibi kapsamlı işleri çoktan hallederdi. Bizim nesil anneler ise tam tersi; yemek, ev işleri gibi bir takım meseleler ikinci planda. Çocuğuyla etkinlik, gezme ve benzeri şeyler ise birinci planda.

Kaygılı anne bu iki farklı annelik arasında sağlıklı bir harmanlama yapabilir. Güvenli bir ortam olan evde kendi işleriyle meşgulken çocuğunun oyun oynamasını veya varsa ödevlerini yapmasını isteyebilir. Parkta, güvenli takip mesafesi koyarak çocuğunu izleyebilir, gerekmedikçe müdahale etmeyerek, oyunun tadını çıkarmasını sağlayabilir.

Aslında bu kadar basit. Takıntı, fobi (örneğin kedi, köpek, böcek korkuları... ) endişe ve korkularımızı çocuklarımıza bulaştırmaya hakkımız yok aslına bakarsanız. Bu çağda ihtiyacımız olan şey, çocuğun anne ve babanın olumsuz tutumlarından, ödev yükünden, sınav stresinden en az şekilde etkilenmesini sağlamak. Bunun ilk sorumluları yine ebeveynler, özellikle anneler.

Mesleki deneyimlerime dayanarak şunu çok net söyleyebilirim: kaygı bozukluğu olduğunu kabul eden ve bu konuda uzmanlardan yardım alan anneler çok yol kat ediyor ve çocuğuna sağlıklı bir gelişim ortamı sunuyor. Diyeceksiniz ki, herkesin imkanı aynı değil. Haklısınız. Burada asıl nokta kaygı bozukluğunu kabul etme ve bunu etkisiz hale getirmek için harekete geçme.

Harekete geçmek isteyen anne için okulun rehberlik servisi, güvenilir internet sitelerindeki yazılar, yine internette soru yanıtlayan uzmanlar, dergiler, gazeteler yardıma hazır.

Çocuk bir turnusol kağıdı aslına bakarsanız. Yetişkinlerin iç dünyasını ayan beyan ortaya çıkaran zarif bir turnusol kağıdı...

X