Gündem Haberleri

    Çocuk polisleri rol yapacak

    Hürriyet Haber
    16.02.2005 - 12:49 | Son Güncelleme:

    TSE’nin Çocuk Polislerine getirdiği standarda göre, bu alanda çalışan polisler sır saklayabilecek, çocuk gelişimi, çocuk hakları, çocuk psikolojisi, insan psikolojisi, hijyen, ilkyardım bilgilerine sahip olacak ve kültürel farklılıkları bilecek, rol yapabilme, cocuklara şefkat ve sevgi gösterebilme yeteneğine sahip olacak.

    TSE’nin standardında "Çocuk Polisi", "0-18 yaş grubu gelişim özellikleri, davranış bilimleri mülakat teknikleri iletişim becerisi gibi konularda hizmet içi eğitim almış, sivil istihkak alan emniyet hizmetleri personeli olan, sınıfındaki temel ve mesleki özelliklere sahip kişidir" biçiminde tanımlandı.

    Standarda göre, çocuk polisleri cinsel suçlar, çocuk gelişimi, çocuk hakları, çocuk psikolojisi, insan psikolojisi, hijyen, ilkyardım bilgilerine sahip olacak ve kültürel farklılıkları bilecek, öğrenme ve öğretme yeteneğine sahip olacak ve okula gitmeyen çocukların okula kayıtlarını yaptıracak.

    Standartta, polislerin ayrıntılara özen göstermeleri istenirken, çalışkan, dürüst, güvenilir, güçlü hafızaya, ikna yeteneğine sahip olmaları ve iyi niyetli olmaları da önerildi.

    "ÇOCUK POLİSLERİ SABIRLI OLMALI"

    Çocuk Polislerinin kendilerine güvenmeleri gerektiğine işaret edilen standartta, polislerin, meslek ahlakına sahip olmaları, ön yargılı olmamaları, rol yapabilme becerisine sahip olmaları, sır saklamasını bilmeleri, şefkat ve sevgi gösterebilme yeteneğinde olmaları, sabırlı olmaları ve şüpheci olmaları da ön koşul olarak sayıldı.

    GÜLERYÜZ ŞART

    Standarda göre, çocuk polislerinin sahip olması gereken diğer bazı özellikler de şöyle sıralandı:

    " Dinleme yeteneğine sahip olmak,

     Empati kurabilmek,

     Etkili ve güzel konuşmak,

     Güleryüzlü olmak,

     Şüpheli çocukları teslim almak,

     Suç işleme şüphesi altında bulunan çocukların kaydını yapmak,

     Mağdur çocukların ifadesini almak,

     Madde bağımlısı çocuklaHrı tespit etmek,

     Suç işlenebilecek bölgeleri kontrol altında tutmak,

     Sokak çocuklarını tespit etmek,

     Çocuk ihmal ve istismarını önlemeyle ilgili çalışmalar yapmak,

     Buluntu bebekleri ilgili kurumlara teslim etmek,

     Buluntu bebeğin ailesinin belirlenmesi halinde terk bebekler için adli işlem yapmak,

     Okul ve ailelerin bilgilendirilmesini sağlamak,

     Madde bağımlısı veya zihinsel-bedensel özürlü çocukları rehabilitasyon merkezlerine teslim etmek,

     Toplumu bilgilendirmek amacıyla el ilanları, broşür, afiş gibi eğitici malzeme hazırlama ve dağıtma çalışmalarına katılmak."

    SOKAK ÇOCUKLARINA ERKEKLER ACIYOR, KADINLAR KORKUYOR

    Kimsesiz Çocukları Koruma Derneği'nin araştırması sokaklarda yaşayan çocukların uyuşturucu kullanan, soygun yapan kişiler olarak algılandığını, kapkaç, hırsızlık gibi suçların çoğunluğunu madde bağımlısı çocukların işlediğinin düşünüldüğünü ortaya koydu.

    Kimsesiz Çocukları Koruma Derneği'nin 10 ili kapsayan araştırmasında ilginç sonuçlara ulaşıldı. Araştırmaya göre, katılımcıların üçte biri kimsesiz çocuklar konusunda peşinen “olumsuz tutum” içinde. Ancak olumsuz yaklaşım içinde olanlarda bile ”merhamet” hisleri hala muhafaza ediliyor.

    Araştırmada, ulaşılan sonuçlardan bazıları şöyle:

     Sokaklarda yaşayan çocuklar “uyuşturucu kullanan, soygun yapan kişiler” olarak algılanıyor.

     Katılımcıların büyük çoğunluğu kapkaç, hırsızlık gibi suçların çoğunluğunu madde bağımlısı çocukların işlediğini düşünüyor.

     Çocukların sokakta çalışması onaylanmıyor.

     Madde bağımlılığının sokaktaki çocukların sorunu olmaktan çıkıp, aileleriyle birlikte yaşayan çocukları da tehdit eder hale geldiği konusunda yaygın bir kanaat var.

     Yetiştirme yurtları yetersiz bulunuyor. Bu yurtlarda büyüyen çocukların topluma uyum sağlayamadığına inanılıyor.

     Toplumun kimsesiz çocuklarla yeterince ilgilenmediği düşünülüyor. Sokakta yaşayan çocuklar konusunda en büyük sorumlu bu çocukların aileleri görülüyor.

     Devletin toplumla birlikte hareket ederek korunmaya muhtaç çocuklar sorununu çözmesi gerektiğine inanılıyor.

     Kimsesiz çocuklara yönelik faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının hizmetleri yeterli bulunmuyor. Aynı şekilde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun kimsesiz çocuklara yönelik faaliyetleri ile belediyelerin gençlere ve çocuklara yönelik hizmetleri de yetersiz bulunuyor.

    ERKEKLER ACIYOR, KADINLAR KORKUYOR

    Araştırmaya göre, çocuğunun kimsesiz çocuklarla arkadaşlık etmesi konusunda erkekler kadınlara göre daha olumsuz tavır takınıyor. Erkekler çocuğunun yetiştirme yurdundan biriyle evlenmesine de daha mesafeli yaklaşıyor.

     Sokakta yaşayan çocukları gördüklerinde acıma hissi duyma oranı erkeklerde kadınlardan belirgin şekilde fazla. Kadınların bu çocukları gördüklerinde korkuya kapılma oranları ise erkeklerden oldukça fazla.

     Yaş ilerledikçe kimsesiz bir çocuğu evlat edinme düşüncesi azalıyor.

     Korunmaya muhtaç çocuklar sorununun çözümünde toplumsal katkının artırılmasına ilkokul mezunları daha az önem veriyor. Eğitim düzeyi arttıkça toplumsal katkının artırılması görüşü yoğunlaşıyor.

     Sokakta yaşayan çocuklar konusunda eğitim durumu düşüklerde acıma hissi daha fazla. Eğitim durumu yükseldikçe korku oranı yükseliyor. Yardımcı olma isteği eğitim durumu düşük olanlarda daha fazla.

     Devlet isterse tinerci çocuklar sorununu kısa sürede çözebilir yargısına, eğitim düzeyi düşük olanlar daha fazla oranda katılıyor.

     Kimsesiz çocuklarla ilgili bir organizasyonda gönüllü olarak görev alma arzusu, gelir durumu yükseldikçe artıyor.

     Gelir seviyesi yüksek olanlar yurt ve yuvaları daha fazla ziyaret ediyorlar.

     Kimsesiz bir çocuğu evinde misafir edebileceklerini belirtenler gelir seviyesi yükseldikçe fazlalaşıyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı