Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çocuk istismarına hukukçular ne diyor?

Gölcük’te, iki aylık bebeğini evde bırakarak 9 günlük bayram tatiline giden ve açlıktan ölümüne neden olan öğretmen anne S.M.D.’nin haberini okumuşsunuzdur.Bütün cesaretimi toplayıp ancak okuyabildiğim bu habere ait uzman yorumlarından birinde Doç. Dr. Burhanettin Kaya “çocuk istismarının en acı boyutudur.”demiş.

Çocuk ihmal ve istismarı psikolojik, tıbbi ve toplumsal bir alan. Bu alanda bebeğini ölüme terk eden anne gibi çocuğuna tecavüz eden adamlardan mahkeme salonunda canını zor kurtaran anneler de var. Cinsel istismar konusunun hukuki boyutlarını sordum, hukukçu konuğum anlattı. Kendisi cinsel istismar ile ilgili bir davanın avukatı olan Hande Aksoy, konunun hukuki boyutunu avukat gözüyle anlattı.


Çocuk ihmal ve istismarında özellikle cinsel istismar konusunda hukuki boyutta ne gibi değişikliklere ihtiyaç var?

Elbette ki daha caydırıcı cezalar koyarak istismarın önüne geçilebilir. Bizdeki cezalar maalesef son derece az, çocuğun cinsel istismarında ceza 3 - 8 yıl arası değişiyor. Cinsel istismar zorla cinsel ilişki şeklinde gerçekleştiriliyorsa en az 15 yıllık bir hapis cezası, buÇocuk istismarına hukukçular ne diyor istismar sonucunda çocuğun bitkisel hayata girer veya hayatını kaybederse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedileceği şeklinde bir hüküm var Ceza Kanunumuzun 103. maddesinde.

Görüldüğü üzere tabii ki ağırlaştırıcı durumlar var ama açıkçası gündemde olan hiçbir davada 15 yıl veya üzeri bir ceza ile karşılaşmadık. Taciz ve tecavüz davalarında üst sınırdan ceza verilmesini bırakın mümkün olduğunca hafifletici nedenler dahi bulunarak sanığın en az cezayı alması ve hatta çoğu durumda beraat etmesi dahi söz konusu olabiliyor. Bunun önüne geçilmesi için özellikle kadın vekillerin ön ayak olarak yeni bir kanun tasarısı yapılması lazım, zaten bu konuda mecliste görüşmeler vardı ancak henüz sonuca bağlanıp yasalaşmadı.

Gerçi o tasarıda bahsedilen de cezanın 2 yıldan 6 yıla çıkarılması gibi bir arttırımdı, ben bunun dahi yeterli olmadığını düşünüyorum. Tecavüz davalarında gene bir nebze yaptırım tatmini sağlanabiliyor ancak çocuk istismarı daha çok taciz aşamasında kaldığından ve bu durumun sessiz kalınması halinde uzun süreler devam etmesinden dolayı özellikle tecavüz aşamasına gelmemiş ancak taciz niteliğindeki suçlar bakımından çok daha ağır yaptırımlar söz konusu olmalıdır.

Oysa Amerika ve özellikle Avrupa ülkelerinde bu suçlar için çok ağır cezalar öngörülmektedir. ABD' de alt sınır 10 yıldan başlayıp müebbete kadar gidiyor, keza birçok Avrupa ülkesinde 20 yıla varan hapis cezalarına hükmedilmektedir. Bu nedenle tasarıda düzenlenen 6 yıllık cezanın dahi diğer ülkelerle kıyaslandığında çok hafif olduğu ortadadır.


Kanunlar çocukların üstün yararı gözetilerek ne şekilde değişmeli?


Yanlış hatırlamıyorsam Ağustos ayında bu bahsedilen Cinsel Suçlar Yasa Tasarısı son şeklini aldı, ki bu kanun teklifi ilk olarak 2011 yılında gündeme gelmişti. Cezalar neredeyse iki katına çıkarılıyor ve en önemli değişiklik cinsel istismar suçunu işleyenler cezalarının dörtte üçünün hapiste geçirecekler yönünde bir hüküm getirilmesi oldu. Mevcut kanuna göre bu oran üçte iki idi, bu nedenle hem verilen ceza az olduğundan hem de kısa sürede çıktıklarından aynı suçları tekrar işleyebiliyordu.

Böylece hem cezalar üst sınırdan verilecek ve hem de uzun süre cezaevinde kalması sağlanacağından caydırıcılık konusunda tam anlamıyla olmasa da iyileştirmeler yapılacak. Ancak söylediğim gibi bu henüz meclisten geçip yasalaşmadı. Bir yıldan fazla süredir meclisin gündeminde olan bir tasarı fakat ülke gündemi sürekli ve hızlı bir şekilde değiştiğinden öncelik kapsamına alınmadı.

Geçtiğimiz aylarda bununla ilgili bir zirve yapıldı sonucu bekliyoruz. Çünkü bu tasarıya göre tüm cinsel suçlar haricinde özellikle çocuk taciz ve tecavüzleri ile ilgili olarak verilecek cezalarda yüzde yüze varan bir artış söz konusu olabilecek.


Çocuk istismarını önleyici uygulamalar neler?


Öte yandan, değişiklik önerisine göre cinsel suç faillerinin cezanın infazı esnasında ve koşullu salıverilme halinde denetim süresince, hakim kararıyla tedavi amaçlı programlara katılmakla yükümlü kılınmaları, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan, çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmaları mümkündür. Fail hakkındaki yükümlülük ve yasakların uygulanmasına cezanın infazı tamamlandıktan sonraki denetim süresinde de devam olunacaktır. Bu uygulamaların suçun önlenmesi konusunda yararlı olacağı kuşkusuzdur.

Bir de benim en çok rahatsız olduğum konu olan ve birçok davada, sizin de bildiğiniz gibi, sanığın menfaatine olacak şekilde, cinsel istismara uğrayan çocuğun ruhsal durumu ile ilgili rapor alınması olayı bu yeni yasa tasarısı ile kaldırılacak. Yani yeni yasa cinsel istismara uğrayan çocuğun ruh sağlığı bozulmuştur veya bozulmamıştır tarzı bir rapor alınmasını ortadan kaldırarak mahkemelerin çocuğun ruh sağlığının bozulduğunu otomatik olarak kabul edeceğini hükme bağlıyor. Bu bence çok önemli bir gelişme, çünkü biliyorsunuz uzun süre konuşulan bir çok davada aleyhe gelen raporlar yüzünden sanıkların cezasız kalması söz konusu olmuştu.


Yeni tasarı kabul edilirse getirilecek önemli bir yenilik:


Aslında verilecek cezalar elbette ki yaptırım açısından ve caydırıcılık açısından önemlidir. Ama bu tip olaylarda en önemli süreç istismardan sonra çocuğun hayatını idame ettirmesi açısından devletin ona sağlayacağı koruyucu tedbirler olmalıdır. Benim de içinde bulunduğum ve halen yargılaması devam eden bir çocuğun cinsel istismarı davasında sanık yakınları tarafından çocuğun ve ailesinin tehdit edildiğine bizzat şahit oldum . Daha önce de benzer olaylarla karşılaşmış biri olarak, benim üzerinde en çok durduğum konu bu. İstismara uğrayan çocuk devlet koruması altına alınıp yurda yerleştiriliyor evet fakat ailesinin güvenliği ile ilgili ciddi sıkıntılı durumlar olabiliyor. Bu konuda da sırf çocuğu koruyucu değil, ailesini koruyucu tedbirler de geliştirilmelidir.


Koruyucu önlemler olabilir?

Bununla ilgili bir diğer önemli mevzu da, bazı çocuk istismarı olaylarında ailelerin ve özellikle annelerin durumu bilip bazen çaresizlikten bazen korkudan sessiz kaldığına tanık oluyoruz. Çoğu ebeveyn durumu kabul edemeyip inkar yoluna dahi gidiyor, oysa ki bu suçlarda belki de en önemli unsur ebeveynlerin çocuğa sahip çıkarak bu suçu ortaya çıkarmalarıdır.O yüzden özellikle ailelere bu konuda büyük yük düşüyor; böyle bir şey olduğunda çocuğu suçlamak veya durumdan utanarak gizlemek yerine cesurca ortaya çıkararak suçlunun yargılanmasını sağlamalı.

Çocuk tecavüzlerinde aslında gerekli olan; ailenin de çocukla birlikte gerekli ruhsal desteği almasını sağlamak… Ancak ülkemizde maalesef aileler de çocuk da tam anlamıyla gereken psikolojik ve sosyal desteği alamamaktalar. Bu konuda gönüllü olarak faaliyet gösteren birçok sosyal hizmet kuruluşu var. Katkıları yadsınamaz ama devletin bu konularda daha aktif bir şekilde hatta sırf bu amaca hizmet eden teşkilatlar kurması gerekmektedir.

Son olarak özellikle vurgulanması gereken şey, bu suçlarla ilgili cezalar istediği kadar arttırılsın, suçla mücadelede etkili olamadıkça cezaların ağırlaştırılması yoluna gidilmesi yanlışına düşülmüş olacaktır. Önemli olan, yasada öngörülen cezaların etkili biçimde uygulanmasıdır yani etkili ceza, ağır olan değil, mutlaka uygulanan cezadır.


Yasa teklifinin bir an evvel yasalaşması ve çocukların üstün yararı açısından en doğru şekilde uygulanması dileğiyle






https://twitter.com/AylinAnne
www.aylinanne.com



Yazarın son yazıları



#19 Ekim 2013 Çiçeği burnunda babalara 5 öneri
#16 Ekim 2013 Çocuklar gibi şendik
#12 Ekim 2013 Meme
#09 Ekim 2013 Anaokuluna uyum sürecimiz
#05 Ekim 2013 Sabırlı biri değilseniz özel çocuklardan uzak durun
#02 Ekim 2013 Emziren annelere tavsiyeler
#28 Eylül 2013 Ebeveynler anı yaşayabilir mi?

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X