Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çocuğunuz için değmez mi?

Kuzenimin düğün töreninde giymesi için oğluma şık bir gömlek ve pantolon almaya karar verdim. İsim yapmış bir markanın ürünlerinin bulunduğu dükkanda tam da aradığımı bulunca doğruca kasaya ilerledim. İşte orada hayatımda ikinci kez bir anne olarak istismara uğradım.

Sıramı beklerken, oğluma çok yakışacağını düşündüğüm gömleği ve üzerindeki kravatı okşuyordum. Pantolon da oldukça hoştu. Minik bir kediyi severmiş gibiydim. Sonuçta tatlı oğlumu son derece hoş görmek beni mutlu edecekti. Artık 4 yaşında genç bir delikanlı olan Ata kendi giysilerini kendisi seçiyor. Fakat özel günler için kıyafet almam gerektiğinde tercihlerime uyum sağladığından dolayı içim rahat bir şekilde yapmakta olduğum alışverişin tadını çıkarıyordum.


Kasiyer hanım, pırıl pırıl bir gülümsemeyle “hoşgeldiniz” dediğinde, keyfimin renklerinin bozulacağını hiç tahmin etmemiştim.


Sohbet etmeye başladık. Elimdeki ürünleri çok severek aldığımı ve Ata’ ya çok yakışacağını tahmin ettiğimi anlattım. Çocuğuma ait bütçemin en önemli harcamalarının eğitim, kitap, oyuncak ve etkinliklerle ilgili olduğunu, giyim konusunda lüks tüketimden kaçındığımı ekledim. Çabuk büyümeleri ve giysilerin küçülmelerinden dolayı değil, kişilik ve yeteneklerinin gelişmesini biraz fazla önemsediğim için böyle olduğunu söylerken o sırada kravatın barkodunu okuttu. Neredeyse 3 haneli bir rakam olan kravatın etiket fiyatını duyunca “bir yanlışlık olmasın” demiş bulundum. Kasadaki hanımefendi “olur mu, çok şık bir ürün seçtiniz, harika bir kravat, çocuğunuz için değmez mi” dediğinde daha da garip oldum.

Çocuğunuz için değmez mi


Bir dakika, ben süper lüks ürünler alınca mı çocuğuma değer vermiş oluyorum?


Pazardan çocuk giysileri alan veya almak mecburiyetinde alan aileler çocuklarına değer vermemiş mi oluyor?


Sevmek eşittir onun için çok para harcamak mı?


Aklımdan bunlar kadar ebeveynlerin çocuklarına duydukları sevginin kasada nasıl da istismar edip sömürüldüğünü düşündüm. Belirli marka giysileri giyen çocuklarla olmayan çocukların özellikle kreşte uğradığı gizli ayrımcılığa dair anlatılanları hatırladım.


Bu uğradığım ikinci istismardı.


İlki hamileliğimde bebek yastığı seçerken X markasını değil de Y markasını seçtiğim için “aa, niye X markasını tercih ettiniz, bebeğiniz için Y markasına ait değmez mi, almıyor musunuz, e peki siz bilirsiniz” demişti satış görevlisi. Aslında alacağı komisyonun 3-5 TL daha yüksek olduğu için böyle söylediğini her ikimizde biliyorduk. O para için bunları söylemeye çekinmedi ancak hamile hamile, kendimi çok kötü hissetmiştim, çok net hatırlıyorum.


Bunları hatırladıktan sonra “Ne yani? Ucuz kravat alınca kötü anne mi oluyoruz” sorusunu sorunca “Ben de bir anneyim, her alışverişe çıktığımda torba torba giysi alıyorum, yanlış anlamayın” dedi. “Sizi çok doğru anlıyorum. Siz çocuğunuzu mutlu etmeyi ve ebeveynlik duygularınızı tatmin etmeyi torba torba giysi almakta bulmuşsunuz. Ben ise oyuncak, kitap, sinema-tiyatro biletinde. Çocuğunuz için değmez mi sorusu açık bir istismardır. Ancak ben bu kravatı elbette ki alacağım. İsterse 10.000 TL olsun. İncittiğinizin aynı zamanda bir gurur olduğunu unutmayın”.


Söylenecek söz kalmamıştı anlaşılan. Işık hızıyla poşete konan giysiler sıfır göz temasıyla elime tutuşturuldu. Ben de dükkandan canım sıkkın bir şekilde ayrıldım.


Daha sonra girdiğim dükkandayken elimden poşet kaydı ve ilginç bir şekilde kravat yere düştü. Kenarındaki minik etikette yazan rakama ilişti gözüm haliyle. “Oğluma çok yakışacak” diyerek elimdeki giysileri okşarken etiketlere inanın hiç bakmamıştım. Sadece kasadaki rakam bana çok abartılı gelmişti ve şimdi “bu da ne” diyerek şaşkınlıkla yerden aldım. Elimdeki etiketteki rakam ise 6’da 1’i kadardı. İnanamadım.


Sakin sakin geri döndüm, kasadaki hanıma önce fişi, sonra da etiketi gösterdim. Anlık birkaç saçmalamayla durumu açıklamaya çalıştı. Hemen işleme koyularak, diğer görevlilerle birlikte hatayı düzeltmeye koyuldular. Kızaran yanaklara bakarken hırs denen şeyin fazlasının insanı nasıl da utandırdığını hatta rezil ettiğini düşündüm. İnsani bir hata yapmış barkodları karıştırmıştı. Bunu anlamak ve esnek davranmak benim için hiç sorun olmayacakken, sömürülmek istenen duygularımın karşılığında masanın arkasındaki satış görevlisine bakışlarım son derece soğuk ve acıklıydı, ne yazık ki.


5 kuruş için değer miydi ?


Haftanın etkinliği


Bu hafta sosyal medyada “Çocuk İstismarına karşı Ebeveyn Bilinçlenme Semineri” konulu bir etkinliği var. Uzman Psikolog Pınar Mermer, Avukat Seray Uysal , Avukat Ebru Arayan’ ın konuşmacı olacak ve ebeveynlerin aklındaki soruları aydınlatıp bilgi paylaşımında bulunacaklar.


Türkiye’de son on yılda rapor edilen çocuk istismarı sayısı 250 binin üstünde. Ve yetmiyormuş gibi, dünya suç sıralamasında da ülkemiz 3. Sırada. En son verilere göre ; sadece 2012 yılında Türkiye genelinde çocuklara karşı cinsel istismar için rapor edilen vak’a sayısı yaklaşık 19.000 . 5–10 yaş arası çocukların yüzde 55'i , 10-15 yaş arası çocukların yüzde 40 ‘ı aile içi istismara maruz kalıyor. Toplum baskısı, aile tepkisi gibi kavramlar yüzünden kayıt dışı olan gerçek sayının ne olduğu ise hiç bilinmiyor.


• Cinselliği çocuklarımıza kaç yaşında ve nasıl anlatmaya başlıyoruz?
• Sahip olduğumuz bilgiler ve donanımdan emin miyiz?
• Cinsel istismar nedir ve nasıl farkederiz?
• Farkedildiğinde neler yapılmalı?
• Toplumda karşılaştığımız örnekler nasıl sonuçlanıyor?
• Kanunlar ne diyor? Hukuki süreç nasıl işliyor?


Tarih : 8 Eylül 2013 Pazar – 10.00 -13.00


Mekan : Mercure Hotel Altunizade – İstanbul


Sosyal medyada #çocukistismarınahayır etiketiyle paylaşılacak olan seminere dair notları mutlaka paylaşmaya çalışacağım.


https://twitter.com/AylinAnne
www.aylinanne.com



Yazarın son yazıları


#31 Ağustos 2013 Yemek yemek istemiyorum anne!
#24 Ağustos 2013 Söylesem Tesiri Yok Sussam Gönül Razı Değil
#21 Ağustos 2013 Postpartum Kılavuzu
#17 Ağustos 2013 Anne olmadan önce ve Anne olduktan sonra
#14 Ağustos 2013 Annelerin uzmanlık alanları
#10 Ağustos 2013 Çocuğu olmayan kız kardeşlerime mektup



YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>


X