Gündem Haberleri

    Clinton'ı köşeye sıkıştırıyor

    Time
    04.05.2010 - 18:43 | Son Güncelleme:

    İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın Birleşmiş Milletler’de (BM) yaptığı konuşma, Obama yönetimi ve Avrupalı müttefiklerinin nükleer zirvede elde etmek istedikleri sonuçtan alıkoyabilir. İran liderinin akıllı ve sert çıkışı, ABD’yi konferansta temsil eden Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ı da zorlayacak gibi görünüyor.

    İlk olarak Tahran’ı Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) şartlarına uyum göstermemekle eleştiren BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Ahmedinecad’ı hedef almış ve İran’ı sorumluluklarını yerine getirmemekle suçlamıştı.            

     

    Konuşmasında aynı hususa değinen Clinton da, İran’ın nükleer programı üzerindeki dikkatleri dağıtmak ve sorumluluktan kaçınmak için her şeyi yapacağını belirtti. Clinton ayrıca, İran’ı konferansa katılan ülkeler arasında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK) nükleer güvenlik şartlarına uymayan tek ülke olduğunun altını çizerek bunun hesabının sorulmasını istedi.

     

    Ancak her zaman gündemi değiştirmeye eğilimli olan Ahmedinecad, Pazartesi günü yaptığı konuşmada kendilerini ABD ile İran arasında konumlandıran ülkelere hitap etti. Bu ülkeler bir yandan İran’ın nükleer silah programına karşı çıkıp NPT’nin şartlarına uymasını talep ederken bir yandan da Batı’nın İran’a yönelik suçlamalarıyla tam olarak ikna olmuş değiller.

     

    İran’ın diyalog yoluyla ikna edilmesini savunan bu ülkeler arasında şu an BM Güvenlik Konseyi sandalyelerinde oturan Çin, Türkiye ve Brezilya gibi ülkeler dikkat çekiyor. Bu yüzden Ahmedinecad konuşma yaparken salonu terk edenlerle, dinlemeyi tercih edenlerin kim olduğu, önemli bir nokta.

     

    AHMEDİNECAD AKILLI DAVRANIYOR

    Agresif ve tahrik edici bir üslup kullanarak kendine zarar vereceğini bilen Ahmedinecad, “Nükleer silahlara sahip olmak gurur meselesi değildir, tersine bu iğrenç ve utanç verici bir şey” diyerek elinde silah bulunan ülkeleri sert bir dille eleştirdi.

     

    Ahmedinecad konuşmasında, NPT’yle ilgili uygunsuz bir gerçeği de ortaya koydu. Antlaşma İran’ın nükleer silah geliştirmesine izin vermiyor ancak şu an nükleer silaha sahip olan ülkelere de nükleer cephaneliklerini muhafaza etme şansı tanımıyor.

     

    NPT’nin 1970’te yürürlüğe giren en önemli kısmı, nükleer silah sahibi olmayan ülkelerin bu durumdan kaçınmasını, nükleer güce sahip ülkelerin de silahsızlanma yönünde adımlar atmasını öngörüyordu.

     

    Dolayısıyla, Clinton’ın dile getirdiği gibi diğer ülkelerin elinde nükleer silah olduğu sürece ABD’nin de caydırıcı bir güç olarak silahlarını muhafaza etmesi fikri gelişmekte olan ülkelere yeterli gelmiyor. Sonuç olarak, Batılı diplomatlar İran’ın antlaşmanın şartlarına uymamasının ortaya çıkardığı sorulara odaklanırken, Ahmedinecad mevcut nükleer güçlerin silahsızlanmaya yönelik önemli adımlar atmamasına dikkat çekti.

     

    ORTADOĞU CEPHESİ

    Tahmin edilebileceği gibi, Ahmedinecad da Mısır’ın ortaya attığı ve Arap devletleri tarafından desteklenen Ortadoğu’da nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulması önerisini gündeme getirdi. Ahmedinecad bu hamlesiyle, Washington’un İsrail’in “nükleer belirsizliğini” kabul eden tavrını hedef aldı.

     

    Yaklaşık 200 nükleer savaş başlığına sahip olduğu düşünülen İsrail, nükleer politikası gereği nükleer silah bulundurup bulundurmadığı konusunda bilgi vermiyor.

     

    ABD, İran’ın nükleer programını bir tehdit olarak görüyor ve Ortadoğu’nun ılımlı ülkelerinin bu tehdide karşı birleştiğini savunuyor. Ancak Mısır, İsrail’in nükleer kapasitesi göz ardı edilerek İran’la yüzleşmenin mümkün olmadığına dikkat çekiyor.

     

    Mısır, talebinin hayata geçebilmesi için gelecek yıl NPT öncülüğünde İran ve İsrail’in katılacağı bölgesel bir konferans düzenlenerek ABD’nin şeffaflık ve silahsızlanma yönünde bir anlaşma çıkarmasını istiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı