Gündem Haberleri

    Clinton'dan Davutoğlu'na İran telefonu

    Planet
    14.05.2010 - 09:15 | Son Güncelleme:

    Dün akşam saatlerinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin içeriği belli oldu. ABD Dışişleri Sözcüsü’nün yaptığı açıklamada Clinton’ın Davutoğlu’na açıkça “İran’ın cezalandırılması gerekiyor” dediği ifade edildi. Öte yandan Avrupa borç krizinin etkileri sadece borçlu ülkelerde değil, AB kurumlarında görülüyor. Uzmanlar süreçte en çok zarar görenlerden birinin Avrupa Merkez Bankası olacağı yönünde uyarı yapıyor.

    THE ASSOCIATED PRESS: Clinton-Davutoğlu görüşmesinden İran yaptırımları çıktı
    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na İran’ın uluslararası talepleri kabul ederek nükleer programının barışçıl olduğunu kanıtlamak konusunda ciddi olmadığını söyledi. İran’ın yeni cezalarla karşı karşıya gelmesi gerektiğini ifade eden Clinton’ın aynı mesajı Brezilya Dışişleri Bakanı’na da iletmesi bekleniyor.

    ABD böylece Türkiye ve Brezilya’nın İran’ı yeni Birleşmiş Milletler yaptırımlarından kurtaracak girişimini önlemeye çalışacak.

    Davutoğlu’yla telefon görüşmesinde Clinton Tahran’ın 180 derece dönüş yapıp uluslararası kamuoyunun taleplerini yerine getirmezse yeni cezalarla karşılaşması gerektiğini açıkça ortaya koydu.

    ABD’li yetkililer İran’ın bu hafta sonu yapılması planlanan üçlü Türkiye-Brezilya-İran zirvesini yeni BM yaptırımlarını sabote etmek için kullanacağını düşünüyor. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü PJ Crowley, İran’ın son dönemde yaptığı açıklamalarda yeni ve yüreklendirici hiçbir şey olmadığını, İran’ın sürece ciddiyetle bağlı olmamasının uluslararası kamuoyunu daha fazla baskı yapmaya zorladığını belirtti.

    AFP: Tahran için son şans
    Adının açıklanmasını istemeyen bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'nın Tahran ziyaretinin diyalog çabalarındaki son şans olduğunu söyledi.

    HAARETZ: İran üçlü zirveyle tartışmalara noktayı koymak istiyor
    Tahran’dan yapılan açıklamada İran, Brezilya ve Türkiye’nin katılımıyla bu hafta sonu yapılacak üçlü zirvenin uranyum alışverişi anlaşmasına noktayı koyabileceğine inanıyor.

    Khabar isimli kanala konuşan Dışişleri Bakanı Manuşehr Muttaki, “Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve Türk Başbakan Erdoğan, Çin, Rusya ve ABD dahil dünya güçleriyle bu konuyu yeterince tartıştılar. Dolayısıyla bir üçlü zirvenin uranyum alışverişiyle ilgili tartışmalara son noktayı koyabileceğini umuyoruz” dedi.

    İki lider Cumartesi günü Tahran’a gidecek Pazar da Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’la görüşecek. Liderler İran’ı uranyum alışverişinin İran toprakları dışında bir yerde yapılmasına ikna etmeye çalışacak. Gözlemciler bunun için en uygun yerin Türkiye olduğunu düşünüyor.

    Bu arada Başbakan Tayyip Erdoğan bugün Atina'ya gitmeden önce Ankara Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada Cumartesi gübü Tahran'a gitmek gibi bir planı olmadığını söyledi.

    CNN: New York bombası soruşturmasında üç yeni tutuklama
    Başarısız olan Times Meydanı bombalı saldırısını araştıran FBI, Perşembe günü yaptığı baskınlarda üç Pakistanlıyı tutukladı. Soruşturmaya yakın kaynaklar iki kişinin Massachusetts’te bir kişinin de Maine de tutuklandığını söyledi.

    Kaynak soruşturmanın odaklarından birinin yurtdışından ABD’ye para getirdikleri paralarla bu tür saldırıların finanse edilmesine yardımcı olan kuryeler olduğunu ifade etti.

    ABD Göç ve Gümrük Dairesi’nden yapılan açıklamada üç kişinin göçmenlik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle tutuklandıkları doğrulandı ancak detay verilmedi.

    Soruşturmaya yakın bir kaynak kurye sistemiyle ilgili iki kişinin Çarşamba’dan beri izlendiğini söyledi ancak tutuklananların aynı kişiler olup olmadığını teyit edemedi.

    REUTERS/AFP: Rusya ve Hamas, İsrail’e rağmen jestleşmeyi sürdürdü
    Hamas’tan Perşembe günü yapılan açıklamada Türkiye ve Rusya’nın barış sürecine davet çağrılarının memnuniyetle karşılandığı ifade edildi. Hamas kurmaylarından Salah el Bardavil, “Rusya ve Türkiye’nin hareketimizi siyasi sürece davet etmesi, Hamas’ın siyasi ağırlığını göstermektedir” dedi.

    Bardavil, Hamas’ın meşruiyetini kabul eden ülkelerin artacağını belirtti.

    Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Andrei Nesterenko da “Hamas önemli sayıda Filistinlinin güveni ve sempatisiyle desteklenen bir harekettir. Bizim de kendileriyle düzenli iletişimimiz söz konusudur” dedi.

    Ortadoğu dörtlüsünün diğer üyelerinin de Hamas’ın lider kadrolarıyla iletişimde olduğunu ifade eden Nesterenko “Ancak nedense bu konuda sessiz kalmayı yeğliyorlar” dedi.

    Dün İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan Rusya’yı hedef alan çok sert bir açıklama gelmişti. Hamas’ın terör örgütü olduğu ifade edilen açıklamada Medvedev, Hamas lideri Halit Meşal’le görüştüğü için kınanmıştı.

    THE GUARDIAN: Petrol sızıntısının miktarı günde 70 bin varil olabilir
    Meksika Körfezi’ndeki çatlaktan gelen ilk videoyu inceleyen deniz bilimciler, günlük tahmini 70 bin varil petrolün okyanusa sızıyor olabileceğini belirtti. BP bugüne kadar sürekli olarak bu miktarı ölçmenin bir yolu olmadığını iddia ederken ABD Sahil Güvenlik yetkilileri de tahmini günlük 5 bin varil rakamını ortaya atmıştı.

    Bağımsız araştırmacılar sızıntının çok daha büyük olabileceğini söyledi. National Public Radio’ya konuşan araştırmacılar günde 70 bin varil sızıntının her dört günde bir, Exxon Valdez’e eşit kirlilik anlamına geldiğini söyledi.

    Analizi yapan Purdue Üniversitesi profesörü Steve Werely, yüzde 20 hata payı olan ivmeölçer tekniğini kullanarak 56 bin ile 84 bin arasında bir rakam belirledi. Bu da BP ve Sahil Güvenlik yetkililerinin tahmininin yaklaşık 12 katına eşit.

    THE NEW YORK TIMES: Çevre felaketi skandala dönüşüyor
    Federal Maden Yönetim Dairesi’nin BP’ye ve bir dizi başka petrol şirketine tehlike altındaki türlerin durumunu incelemesi gereken bir başka kurumun iznini beklemeden ve uyarılara rağmen Meksika Körfezi’nde petrol arama izni verdiği ortaya çıktı.

    Federal kayıtlara göre Maden Yönetim Dairesi’nin verdiği izinler arasında 20 Nisan’da patlayan, 11 kişinin ölümüne neden olan ve bir çevre felaketine dönüşen Deepwater Horizon kuyusu da var.

    Dahası, Maden Yönetim Dairesi’nin bir grup eski ve şu anki çalışanı, Daire’nin bünyesindeki biyologların ve mühendislerin güvenlik ve çevreye olumsuz etkiler konusundaki kaygılarını da sürekli olarak reddettiğini söyledi. Çalışanlar yaptıkları incelemelerde elde ettikleri tehlikeli verileri değiştirmeleri için sürekli olarak baskı altında tutulduklarını söyledi.

    FINANCIAL TIMES: Borç krizinde en büyük darbeyi Avrupa Merkez Bankası yiyecek
    Euro bölgesinde yaşanan borç krizinden en çok zarar görenlerden birinin Avrupa Merkez Bankası (ECB) olacağı tahmin ediliyor. Yatırımcılar ECB’nin kredibilitesinin son haftalarda yapmak zorunda kaldığı iki U dönüşüyle riske girdiğinin altını çiziyor.

    Euro bölgesindeki hükümetlerin borçları için teminat kurallarının gevşetilmesi ve euro bölgesinin kıyısında kalan ülkelerin borçlarını alma konusunda başta gösterdiği muhalif tavrı bırakmak zorunda kalmasının ardından, ECB son bir U dönüşüyle borç yükü altındaki ülkelerin kredi piyasalarını canlandırmak için faizleri düşürürse bu bardağı taşıran son damla olacak.

    Bankanın kredibilitesinin ve dolayısıyla piyasaları etkileme gücünün başarılı bir para politikası ve ekonominin dengeli idaresi için çok önemli olduğu düşünüldüğünde ECB’nin çok dikkatli karar vermesi gerekiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı