Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çiz ve üzülme!

DİYARBAKIRSPOR maça çok hızlı başladı. Golü de buldu. Fenerbahçe bu tarz bir Diyarbakır beklemiyordu.

Fenerbahçe geçen senelerin aksine sezon başı fizik olarak temposuz değil. Daha hazırlıklı. Sarı lacivertlilerin iyi top yapan futbolcuları da var.
Diyarbakırspor, bu süratle ikinci golü bulamadı. Bulsaydı belki dengeleri bozabilirdi. 1-0’da kalınca Fenerbahçe top yapmaya başladı. Diyarbakırspor’un bu kadar tempolu başlamasındaki cesareti anlayamadım. Çünkü sezon başı bir hazırlık devreleri yok. Trabzonspor’u yendiler tamam ama Fenerbahçe, Trabzon değil. Nitekim her geçen dakika maç sarı lacivertlilerin lehine döndü. Çünkü daha diri kalan, daha iyi top yapan ve daha daha iyi topa sahip olan takım Fenerbahçe’ydi. Öyle olunca da aradaki fark meydana çıktı.
Seyircisi duma etti
Burada ikinci bir faktör daha var. Belki Diyarbakırspor biraz daha uzun müddet Fenerahçe’yi zorlayabilirdi ama buna engel olan grup ve faktör kendi seyircisi oldu. Diyarbakırspor’un daha etkili olduğu anlarda bile seyirci sahaya yabancı madde atarak Fenerbahçe’nin toparlanmasına yardımcı, Diyarbakırspor’un temposunun düşmesine sebep oldu. Yani Diyarbakırspor seyircisi maalesef kendi takımını duman etti. Anlamak mümkün değil. Ya toptan anlamıyorlar ya da takımlarını provake ediyorlar ya da bu  takımın ligde kalmasını istemiyorlar. İnsanın aklına bin tane şey geliyor.
Göstermeleri yanlış
Fenerbahçeli futbolcuların atılan maddeleri yerden alıp alıp hakeme götürmeleri de yanlış. Bu, hem seyirciyi tahrik ediyor, hem hakemi güç pozisyonda bırakıyor. Atılanları zaten temsilciler yazıyorlar. Diyarbakır da bu cezadan nasibini alacak. Eğer atılan maddeler futbolun oynanmasını engelliyorsa o zaman da hakemler sahanın ortasına gelecekler, durum değerlendirmesi yapacaklar ve devam edecekler. Hala ısrarla aynı durum devam ediyorsa, soyunma odasına gidecekler ve bir daha gelmeyecekler. Yani bundan sonra artık hakemin soyunma odasına gitmesi demek maçın tatil olması, orada bitmesi demektir. Herkes bunu böyle bilsin.
Fenerbahçe’de maçın sonucunu değiştiren adam Gökhan Gönül. Geçen hafta da çok iyiydi, bu hafta da. 2-0 olacak topu çizgiden çıkaran o. Rakip kaleye gidip ilk golü atan yine o. Ama Bilica-Lugano gerçeğini daha doğrusu Bilica-Lugano ikilisine dikkat etmek lazım. Aralarına atılan her top gol pozisoynu olacak. Biraz çabuk adamlara karşı da penaltı yapma şansları fazla. Bariz gol şansından atılmaları da.
Emre hakemi çiğnedi
Aslında belki de bu maçın bu hale gelmesinin en büyük etkeni Emre. Neden derseniz hemen oyunun başında hakemi dut ağacı gibi silkeyeleyerek sahada seyirciye karşı aciz duruma düşüren o. Yani daha maçın başında hakemin bütün kimyasını bozdu. En az 6-7 dakika hakem bunun tesiri altında kaldı. Sonradan itiraz bahanesiyle Emre’ye sarı kartını gösterdi ama Emre’nin hakeme yaptığı yanına kar kaldı.
Hakem kardeşlerim maçları siz idare edin, futbolcular değil. Sizin otorite karizmanızı bir defa çizerler, hayatınız boyunca onun altından kalkamazsınız. Onun için de sizin karizma çizilmeden siz onları çizin. Çizin ve üzülmeyin yoksa acınacak hallere düşersiniz. Tıplı dün akşamki gibi.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI