Ege Haberleri

EGE

    Citroen Ailesi

    Hürriyet Haber
    27.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 27.02.2000 - 00:01

    İzmir'de 1930'lu yıllardan beri Citroen otomobillere servis veren Eryiğit Ailesi'nde, hobi ile karışık bu meslek 3 kuşaktır babadan oğula geçiyor.

    ESKİLERİN tekerlemelere konu olan ‘‘at, avrat, silah'' üçlüsünde atın yerini modernleşen yaşamın akışı içinde otomobiller aldı. Otomobil diyerek geçmeyin, bazen öyle büyük bir tutku haline gelebiliyor ki, hiçbir sevda yerini tutamıyor. Dahası babadan oğula geçebiliyor bu merak.

    Üç modeli var

    İZMİRLİ Ömer Eryiğit de bu sevdayı yaşayanlardan. Damarlarında dolaşan kanına kadar işleyen Citroen merakını babasından devralmış Ömer Eryiğit. 1956 yılının dizaynını taşıyan 1974 ile 1967 ve 1975 model üç Citroen'ine gözü gibi bakıyor, okşuyor, konuşuyor.

    Babadan oğula

    1930'lu yılların Amerikan filmlerinde gansterlerin tercih ettiği Citroen aşkı, Eryiğit Ailesi'nde gelenek. 12 yaşında Citroen acentasında bu markayla tanışan, ilerleyen yaşlarında servis açan, Fransa'ya giderek inceliklerini öğrenen baba Ali Eryiğit'ten emaneti oğul Ömer Eryiğit devralmış.

    Sıra 3. kuşakta

    OTOMOBİLLERİNE binmeye bile kıyamayan Citroen Doktoru Eryiğit, çocuklarının konuşmayı öğrenmeden otomobilin adını söylemeye başladıklarını anlatırken, ‘‘Babamdan aldığım emaneti 19 yaşındaki oğlum Ali devralacak. İşin tüm inceliklerini öğrendi, ayrıca çok da meraklı'' dedi.

    İzmir’de 2 tane var

    ÖMER Eryiğit'in üç Citroen otomobilinden 1975 model olanından İzmir'de sadece iki tane bulunuyor. Eryiğit, en büyük özelliğinin zengin aksesuarın yanında güvenlik olduğunu belirten Citroen'ini şöyle anlatıyor:

    ‘‘Direksiyon ne tarafa dönerse farlar da o yana dönüyor. Hidrolik sistem ile çalışıyor. Arabanın dizaynı ise önü ördek, arkası balıktan esinlenerek yapılmış. Viraj emniyetini organize eden seviye muhafaza sistemi vardır. Otomobile na kadar yük konursa konsun, aynı seviyeyi muhafaza eder. Aerodinamik yapısı, camlar açık olsa da, yüksek süratlerde bile içeri rahatsız edecek şekilde rüzgár girişini engeller. Çünkü rüzgár dağıtıcı çizgileri var. Viraj emniyeti mükemmel. 90 derecelik viraja bile yüksek hızlarda girseniz devrilmez. Zaten bu özelliği ile dünyaca ünlüdür. Otomobili kaldıran hidrolik sistem olduğu için, çukurlarda bile yolcu konforunu en yüksek düzeyde tutar. Uzun yolda, direksiyonu sıkıca kavrama diye sorunu yok. Parmağınızla tutsanız bile merkezleme sistemi olduğu için yolda gezme yapmaz. Özel fren sistemi var. Sürat ne olursa olsun, herhangi bir lastik patlaması halinde yoluna devam eder. Bu durumu sürücüsü bile zor fark eder. Arka tekerleklerden biri olmasa da gidebilir. Ayrıca çarpma anında darbeleri emici saç sistemi var. Bu arabalar 1956 yılında dizayn edilmiş. Saatte 200 km hız yapabiliyor. Özgün bir araba. Traktörün geçemediği yerlerden geçer.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı