Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çıpa, Derviş'in çenesine bağlandı

<B>DERVİŞ</B> yine yaptı yapacağını.

Ekonomi yönetimine ciddiyet getirmesini beklediğimiz, ‘‘Batı standartlı’’ bakanımız, genetik olarak Şarklı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Dolar düşer, moraller yükselirken Derviş sinyali verdi: ‘‘Dolar aşırı düştü, satan yanar.’’

Derviş
'in ağzından bu kelam çıktığından beri, dolar çıkıyor.

Bana sorarsanız ekonomik istikrarsızlığın nedenlerinden biri haline gelen ‘‘haber televizyonları’’nın asap bozan kırmızı ve yeşil oklarından dolarla ilgili olanı hep yukarıyı işaret ediyordu dün.

Fazla sabit durduğu için sular yükselince ekonominin batma nedeni olan ‘‘çıpa’’yı kaldırdığını söyleyen Derviş, anlaşılan ipi ağzına bağlamış.

Fakat ağza bağlı ipler tehlikelidir.

Çünkü ağzın ilk olarak nerede ve nasıl açıldığını, ağızdan ne çıktığını kimse bilemez.

Derviş'in dolarla ilgili açıklamasının doları yukarı doğru harekete geçireceği aşıkárken, bu cümleyi herkesten önce duymuş olmanın sağlayacağı avantajlar ortadayken, böyle bir açıklama ilginç olur.

Elinde piyasayı oluşturmak için her türlü ‘‘alet ve edevat’’ olan Derviş, piyasaları işle değil, sözle yönlendirirse, ortalıkta ‘‘Ben Kemal'in en yakınıyım’’ diye dolaşan bir grup andavallının ekmeğine yağ sürülmüş olur.

Dolarla birlikte ‘‘Derviş'in yakın arkadaş’’ grubunun fiyatları da yükselir.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Pahalı enerji için ucuzundan vazgeçilir mi?

ENERJİ işlerinde yine bir dolaplar dönüyor ya, hayırlısı.

Türkiye'nin ‘‘gereksinim üzeri’’ doğalgaz bağlantısı yapması, Türkiye'de doğalgaza dayalı olmayan enerji üretimine yönelik yatırımların durdurulmasına, yapılmış olanların da zora koşulmasına neden olmaya başladı.

Bir süre önce dünyanın rüzgár enerjisi bakımından en verimli yerlerinden biri olan Ege Bölgesi'nde kurulmaya başlanan Rüzgar Enerjisi Santralları da bundan payını alıyor.

Uzun yıllar ‘‘sıfıra yakın işletme maliyeti’’ ile ‘‘çevreye sıfır zararla’’ enerji üretecek olan bu rüzgár enerjisi santrallerı için devlet anlaşmalar yapmış ve üreticilerle 20 yıllık sözleşmeler imzalamıştı.

Ve yabancı ortaklı firmalar rüzgár enerji santrallerının bazı bölümlerinin Türkiye'de üretilmesi için Türkiye'ye yatırım yapmış ve hatta ihracata bile başlamışlardı.

Ancak şimdi bakanlık akıl almaz bir uygulamayla daha önce yaptığı uzun süreli sözleşmeleri bozmak ve yerine kısa süreli sözleşmeler yapmak istiyor.

Oysa rüzgár enerjisinde kısa süreli sözleşme ülkenin zararına.

Çünkü bu tip enerji üretiminde süre uzadıkça maliyet düşüyor.

Aslında bu sözleşmeleri uzatıp, daha düşük fiyat istemesi gereken devlet, sözleşmeleri kısaltarak Hazine'yi zarara sokmaya veya anlaşmaların bozulup, konunun Tahkim'e gitmesine çalışıyor.

Burada amacın ne olduğunu konusunda Bakan Zeki Çakan'ın bir açıklama yapacağını umuyorum.

Yerel korsanlara uluslararası engel

UZAN Ailesi ve Telsim'e New York mahkemelerinde açılan dava, uluslararası hukuk ve ticaret açısından çok büyük önem taşıyor.

Yerel güçlerin, bölgesel ‘‘korsanların’’, değil uluslararası sularda korsanlık, haydutluk yapmak, kendi karasularında bile ‘‘yasadışı hüküm sürmelerinin’’ önüne geçilmesi yönünde atılmış çok önemli bir adım bu.

Yani bulunduğunuz ülkede, elinizdeki medya ve para gücüyle kimi kurumları tehdit ve şantajla sindirmiş, kimilerini satın almış olabilirsiniz.

Hukuku ayaklar altına almaya çalışmış ve bunu bir ölçüde başarmış olabilirsiniz.

Ama bu korsanlığı sonsuza kadar sürdüremezsiniz.

New York'taki dava bu açıdan önemli.

Ve Türk hukuku açısından da aynı derecede onur kırıcı.

Yine benim geçen yıldan beri söylediklerimin ne kadar doğru olduğu bir bir ortaya çıkıyor.

Türkiye'nin bugün içine düştüğü kaotik ortamda ciddi payı bulunan bir aile şimdi sahneden çekiliyor.

Bu çekiliş kimsenin ummadığı bir hızda olacak gibi.

Dikkat edin de, altında kalmayın!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bunadığımız herkes tarafından anlaşılınca, yazı yazmayı bırakmayı akıl ettiğimiz zaman.
X