Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Cinnah fısıltıları

    Hürriyet Haber
    26 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 26 Nisan 2004 - 00:01

    Arınç’a mesafe Erdoğan’a ilgiKREMLİNOLOJİ, bir dönem Sovyetler Birliği’nde politbüronun iç dengelerini, kimin kime yakın olduğunu, gücün hangi sıklet merkezine kaydığını analiz etmek üzere ortaya çıkmış bir uzmanlık alanıydı. Kremlinologlar, örneğin, Ekim Devrimi törenlerinde Kızıl Meydan’daki geçit töreninde politbüro üyelerinin duruşlarına ve aralarındaki mesafeye bakarak, kimin gözden düştüğünü, kimin yükselişte olduğunu okuyabilirlerdi. Ankaroloji ise özellikle AKP’nin iktidara gelişinden sonra başkentte devletin tepesinde esen rüzgarların yönünü, bu rüzgarların hassasiyet derecesini ve ne ölçüde elektrik yüklü olduklarını anlamaya dönük yeni bir uzmanlık alanı. Özellikle resmi davetler, komutanlarla AKP şahsiyetleri arasındaki elektriği ölçmek açısından Ankaraloglar için önemli bir laboratuvar oluyor.Hürriyet Ankara Bürosu’ndan Turhan Yılmaz’ın bu davetteki izlenimleri TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açısından barometrede farklı basınç düzeylerinin bulunduğunu gösterdi. Şöyle ki: ARINÇ’LA ÇOK CİDDİ İki hafta önce ‘şeyinin şeyini ettiğimin şeyi’ çıkışıyla siyasi literatüre katkıda bulunan Bülent Arınç, ev sahibi olarak komutanların yanına gidip kendileriyle ilgilenmeyi ihmal etmedi. Arınç, komutanların yanına güleç bir ifadeyle yaklaştı. Gelgelelim, komutanların TBMM Başkanı’na saygıda kusur etmeyen, ancak çok mesafeli şekilde durmaları dikkat çekiciydi. Tek tokalaşma Arınç ile Orgeneral Özkök arasında oldu. Tek konuşma da yine ikisi arasında geçti. Diğer komutanlar ciddi yüz ifadeleriyle izleyip, hiç söze karışmadılar. Arınç, AKP’ye oldukça katı duruşuyla bilinen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’ı sordu. Orgeneral Özkök, ‘Yalman Paşa Avustralya’da’ karşılığını verdi. Arınç, sohbet fazla açılmayınca ‘Bana müsaade’ diyerek uzaklaştı. ERDOĞAN’LA UZUN SOHBET Komutanlar, Arınç’tan birkaç dakika sonra yanlarına gelen Başbakan Erdoğan’ı ise tam aksine çok sıcak karşıladılar. Erdoğan önce Özkök’ten başlayarak resepsiyona katılan komutanların tek tek ellerini sıkıp hatırlarını sordu. Bu arada, vücut dilini kullanmayı ihmal etmedi. Komutanlar da aynı şekilde gülümseyerek karşılık verdiler. Erdoğan, her yönden mikrofon ve teyp uzatan gazetecileri işaret edip, ‘Tarassut (Gözleme) altındayız, istesek de konuşamayız zaten’ esprisini yaptı. Bu hamle, komutanlarla Erdoğan arasında sıcak bir diyaloğun katalizörü oldu. Bunu sıkı bir futbol sohbeti izledi. FOTOĞRAFIN ŞİFRELERİAyrıca, bu tür davetlerde konuşkan olmayan üsluplarıyla tanınan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile MGK Genel Sekreteri Orgeneral Şükrü Sarıışık’ın da bu futbol sohbetine katılmaları ve Başbakan’la esprili konuşmaları, Ankaraloglar tarafından ‘önemli’ bir başka not olarak kayda alındı. Orgeneral Özkök ve Orgeneral Sarıışık Beşiktaşlı, Orgeneral Başbuğ ise Fenerbahçeli’ydi. Erdoğan, neşeli bir havada süren bu sohbetin ardından izin isteyip yine neşeli bir havada vedalaşarak ayrılırken, Ankara’da hafızalara bu fotoğraf kareleri kazınmış oldu. (Şimdi herkes bu fotoğrafın şifrelerini çözmekle meşgul.)Uzakta dur ve dağılmaKOMUTANLAR, TBMM’nin tören salonuna topluca girdikten sonra kenarda kalmayı tercih ettiler, davetlilere karışmadılar. Ayrıca, birbirlerinden kopmadılar. Komutanlar, sivil davetlilerle sohbetlerinde de disiplini hiçbir şekilde bozmadılar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün bir adım gerisinde durdular. Ön planda komutanlarının olmasına büyük bir dikkat gösterdiler. Komutanlar, davette tam bir gazeteci kuşatması altında kaldılar. Bu kuşatmayı yaracak bir harekát tarzı gerekiyordu. Ve sonunda Orgeneral Özkök’ün komutası altında servis masalarının arkasından, içecek kolilerinin arasından geçerek salondan ayrıldılar. Kayserili kız vermez damat alırDIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül, geçenlerde Eczacıbaşı Holding’in İrlanda’daki seramik fabrikasının temel atma törenine katıldıktan sonra tesiste çalışan Türk işçilerle uzun bir süre sohbet etti. Bu arada, işçilere ‘İçinizde Kayserili var mı?’ diye sordu.Tek bir Kayserili çıkmadı, ancak Kayseri’ye damat giden bir kişi çıktı. Gül, ‘Fark etmez, damat da olsa o artık Kayserili’ dedi ve ekledi: ‘Biz zaten Kayseri’de dışarıya kız vermeyiz, Kayseri’ye damat alırız.’ Eczacıbaşı Holding’in Kayserili CEO’su Erdal Karamercan da Gül’e destek çıktı: ‘Bakan Bey doğru söylüyor. Kimse bizden kız alamaz. Olsa olsa damat ithal ederiz ve onları Kayseri tabiyetine geçiririz. Onlar artık Kayseri’nin envanterinden sayılırlar.’ Tam bu sırada Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan’ın bu gruba davet edilmesi ayrı bir anlam taşıdı. Eşi Fügen Kayseriliydi; bu durumda Namık Tan da artık Kayserilileşmişti ve üstelik Kayserili bir dışişleri bakanının sözcüsü olarak çalışıyordu. Ayrıca, Kayseri mantısını bulunca en az üç tabak götürüyordu. Kod adı Mr. Win-WinADANA Milletvekili Ömer Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir numaralı siyasi danışmanı. Çelik, entelektüel gelişimi itibarıyla sol düşünce ve söylemle de ilişkisi olmuş bir siyaset bilimci. Erdoğan’ın önemli siyasi konuşmalarının büyük bir bölümünün metin yazarının Çelik olduğu biliniyor.Çelik, Erdoğan’ın yalnızca iç değil, dış politika konularını da danıştığı bir isim. Erdoğan’ın yabancı devlet adamlarıyla bütün temaslarında Çelik de hazır bulunuyor. Hatta, Dışişleri mensuplarının alınmadığı görüşmelerde de...Çelik geçen ocak ayında Başbakan Erdoğan’ın BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile yaptığı ve önceki günkü referanduma giden süreci başlatan görüşmede de hazır bulunmuştu.Bu görüşmede Annan’ın çözüme giderken Türk ve Rumlar karşısında ‘ver-al (give and take)’ yaklaşımı ile çıkacağını söylemesi üzerine Çelik, söze atılmış ve ‘Bunu ver-al yaklaşımına oturtmak tarafları ürkütebilir. Bunun yerine kazan-kazan (win-win) yaklaşımıyla gitmek daha doğru olmaz mı? Böylelikle iki taraf da sürece daha kolay dahil edilir’ demişti.Çelik’in bu ‘win-win’ müdahalesi belli ki Kofi Annan’ın çok hoşuna gitmiş. İsviçre’de yapılan Kıbrıs görüşmeleri sırasında Çelik ile karşılaşan Annan, ‘Hello, Mr. Win-Win’ diye söze girmiş.Şimdi Çelik’in kod adı yakın dost çevresinde ‘Mr. Win-Win’ olarak kalmış durumda.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı