GeriSeyahat Çin'in Yunnan Eyaleti'ndeki turistik yıldızı Lijiang
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Çin'in Yunnan Eyaleti'ndeki turistik yıldızı Lijiang

Çin'in Yunnan Eyaleti'ndeki turistik yıldızı Lijiang

Güney Çin’de, geçmişi günümüze taşıyan bir kent Lijiang. Gezgin Aynur Koç, şehri Yunnan Eyaleti’nin harikalar diyarı olarak tanımlıyor. “Tarihi kentin daracık sokaklarında, tipik evlerinde hâlâ pek çok etnik grubun mirası yaşıyor. Kentin etrafındaki dağlar ve nehirler sizi bambaşka dünyaya çekiyor. Her taraf etnik grupların kutsal yeri, tarih, doğa, kültür iç içe geçmiş durumda” diyor.

Lijiang, Yuan Hanedanlığı’nın ilk dönemlerinde, 13’üncü yüzyılda kurulmaya başlanmış. Bölgeden geçen Yuhe Nehri ve kolları üzerine inşa edilen 354 taş köprü, daracık sokaklar, kanallar üzerindeki evler kenti Venedik’e benzetiyor. Çin’in Venedik’i denilmesi bu nedenle. Üzerinde doğal motiflerin yer aldığı kırmızı tuğlalı sokaklar yapıldığında kaldırımlarına ağaçlar dikilmiş, bunlar korunarak günümüze gelmiş. Ne yazık ki tarihi evlerin çoğu 1996’daki depremde yıkılır. Yerel yöneticiler UNESCO’ya başvurarak destek ister ve evler onarılıp eski haline getirilir. Kent depremden bir yıl sonra UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girer. Bugün daha ziyade yerli turistin tercih ettiği Lijiang önümüzdeki yıllarda pek çok yabancı turisti ağırlayacak gibi görünüyor. Buraları global markalara, otellere, mağazalara yenilmeden tipik haliyle görmenizi öneririm.

Kentin tarihi bölgesinin girişinde, Suriye’nin Hama kentindeki gibi, iki su değirmeni bizi karşıladı. Hemen yanındaki kırmızı tuğladan dev duvardaki kabartmalar Çin’deki etnik gruplarla ilgili kısa tarih dersi gibi. Meydanda atların müşteri beklediği noktada tahta tavana asılmış tahta adaklar var. 10 Yuan veren bir tahta üzerine dilek yazıp buraya asıyor. Lijiang’tan ayrılırken ben de “bu kente yeniden gelmek istiyorum” diye yazıp astım. Kenti at üzerinde gezmeyi arzu edenlerle yayalar meydanda farklı yollara ayrılıyor. Yürümeyi tercih ediyorum. Tarihi evlerin kapıları, kapı kolları, özel motifli kiremitleri, uğur olarak damlara asılmış balık figürleri hepsi eski Çin’e özgü. Hele hele kapılar üzerindeki kaligrafik yazılar, pencerelerdeki tahta oymalar. Dar ve tarihi sokaklarda yürümek çok eski bir müziği tekrar dinlemek gibi. Beynimin içinde hep o müzik çalıyor. Çarşıya doğru yöneliyorum. Yüzler kuzeydekilerden farklı, daha tipik. Çarşı beni çok etkiliyor. Maharetini sergileyen ustaların bakır eşya ve mücevher işçiliğini, bu bölgedeki en büyük grup olan Naxilerin kumaş dokumalarını, deri işçiliğini ilgiyle izliyorum. Dükkanlar ahşap, iki katlı ve hepsi bir örnek, cephelerinde herhangi bir reklam kirliliği ve önlerine atılmış tezgahlar yok. Herşey düzenli. Gece saat 22.00’de dükkanlar kapanıyor, sokak lambaları sönüyor. Çarşıda Yabancılar Sokağı olarak adlandırılan Xinhua’da, hoş vakit geçirebilecek çay, kahve hatta bira içebilecek kafeler var. Bunlar saat 24.00’de kapanıyor.
/images/100/0x0/55eb4372f018fbb8f8b5e172

KIRMIZI FENERLİ BARLAR SOKAĞI

Çarşının sonundaki Çin fenerleriyle aydınlatılmış Barlar Sokağı, birbirine köprülerle bağlanmış sokaklardan oluşan bir bölge. Günlerden cuma ve eğlence yerleri yakın kentlerden gelen gençlerle dolu. Kapıdaki çığırtkanlar müşteri avında. Çin pop müziğine kendini kaptırmış gençler, ellerinde su gibi içtikleri biralarıyla sallanıyor. Kapalı mekanda sigara serbest. Bir barı gözüme kestirip giriyorum. Çevrede yabancı az olduğu için hemen ilgilenip, yardımcı oluyorlar. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Kızlar mini etekli, yaşlarına göre yoğun makyajlı, erkekler uzun saçlı, kulaklarında küpe, moda olan yırtık kot pantolonları, kasket ve tek tip kıyafetleriyle Mao Devrimi’ni yaşayan dedelerine belki de babalarının annelerinin gençlik dönemlerine tamamen zıt görüntü veriyor. İçimden Mao bir gelse de, kafasını uzatıp içeri baksa ne düşünürdü, diye geçiriyorum.

MU AİLESİ’NİN ÇAY KEYFİ BAHÇELERİ

Mu Ailesi’nin, Aslan Tepesi’ndeki 162 odalı konutu 1998’de kent müzesine dönüştürüldü. Ming Hanedanlığı’nın yerel yöneticisine ait olan konut Yasak Kent’in Güney Çin’deki kopyası gibi, bu nedenle saray demek daha doğru olur. 12 metre yüksekliğinde, üzerinde “sadakat ve doğruluk” yazan mermer kapıdan girilen konut iç içe geçmiş evlerden oluşuyor. Bunlardan birinde imparatorların aileye hediye ettiği 11 önemli levha sergileniyor. Birinci Ming Hanedanı’nın bizzat Bay Mu’ya verdiği belgeyi, Huayan yazıtını da burada görebiliyoruz. Evler arasında soluklanmak için meşhur Çin bahçeleri var, en güzeli en tepede. Aile her gün bir bahçede çay içermiş. En tepedeki bahçeye çıktığımda kent kuşbakışı, tüm görkemiyle karşımda.

Çin’de, içinde ejder sözcüğü geçmeyen yer ismi bulmak olanaksız. Lijiang’ın ana su kaynağı olan Siyah Ejder Havuzu’na sarayın Wenming Kapısı’ndan giriyorum. Göl görünümlü havuzun etrafındaki ağaçlar sonbaharda kırmızıya dönmüş, nazlı nazlı sallanıyor. Çevdeki dağların karlı zirveleriyle birleşen manzara, sanki tamamlanmak için ressamın son fırça darbesini bekleyen bir tablo. Havuz üzerinde inci gerdanlık gibi duran Suocui Köprüsü ve ağaçlar arasından göz kırpan Yiwen Köşkü tabloyu tamamlayan diğer öğeler. Elbette burada da tapınaklar var. Ejder Tanrısı Tapınağı, 1737’de İmparator Quanlong tarafından inşa ettirilmiş. Fuguo (Beş Zümrüt Anka Kuşu Köşkü), 1601’de inşa ettirilmiş. Tavanlarındaki motifler görülmeye değer. Tibet ve Naxi mimarlık tarzlarını birleştiren bu bina Çin’in eski yapı örneklerinden.
Bir başka mimari örnek, İmparator Guang Xu tarafından 1876’da yaptırılan Deyue Köşkü. 1963’te ünlü Yazar Guo Moruo köşkü elden geçirmiş. Girişinde Moruo’nun kaligrafik yazıyla yazdığı Mao’nun bir şiirinden alıntı iki satırlık beyit yer alıyor. O sırada yanımdan geçen tek tip kıyafetli, kasketli kadın grubuna sevgiyle bakıyorum. Onlar da başlarıyla selamlıyor.

SIÇRAYAN KAPLAN VADİSİ

Kentin 100 kilometre kuzeybatısındaki Sıçrayan Kaplan Vadisi, bir doğa harikası. 15 kilometre uzunluğunda, yüksekliği 3200 ile 3900 metre arasında. En tehlikeli, derin, uzun vadi olarak tanınıyor. Birbirine paralel üç nehrin çılgınca akan sularının yarattığı girdaplar ve gümbür gümbür su sesi vahşi bir ortamda bulunduğumuzu gösteriyor. Vadiye adını veren olay, Naxi avcının bir kaplanı Jingsha kıyısında kıstırmasıyla başlar. Kaplan vadi boyunca kaçar ve 3800 metre yükseklikten, 17 metre sıçrayıp karşıdaki kayaya geçer, kurtulur. Bugün bu kayada kaplan heykeli bulunuyor. Vadi boyunca 3 nehrin birleştiği noktaya gitmek için ya Çekçek’e binip 4 kilometre gidiş ve dört kilometre dönüş için 80 Yuan ödeyeceksiniz ya da gidiş - geliş 1.5 saat yürüyeceksiniz. Ben nehir boyunca yürüdüm, insan emeğiyle 1.5 yılda açılmış üç uzun tünelden geçtim. Seyir noktalarında, hediyelik eşya dükkanlarında soluklanarak üç nehrin buluşma noktasına geldim. Merdivenden bu doğa harikasını yaşayarak ağır ağır nehre en yakın noktaya indim. Ve suyun müthiş gücüyle karşılaştım...

ÇİN’İN KIZILDERİLİ TOTEMLERİ

Jade Su Köyü, Lijiang’ın 15 kilometre kuzeyinde, ismi gibi kar kaplı Jade Ejder Kar Dağı’nda. 4500 metre irtifadaki köy totemleriyle ünlü. 2968 metreye teleferikle çıkıp, sonra doğa dostu otobüslerle ormanlık alana gidiliyor. Burada dilek yazıp asacağınız tahta tavanlar, yerel kıyafetleri giyip resim çektireceğiniz seyir noktaları, en önemlisi Naxi Totemleri var. Totemleri görünce çocukluğumda okuduğum Teksas, Tommiksleri hatırladım. Asya nire Kuzey Amerika nire, demeyin. İki kıta bitişikken Orta Asya’dan gidenler elbette kültürlerini götürmüşlerdir. Yoksa, Güney Çin’deki totemin hemen hemen aynısının Amerika olmasını nasıl açıklarız? Ruhların bu alanı terk etmediğine inanan Naxiler gece ay ışığında elele dans ederlermiş. Eski inançlar her zaman insana hakim.
Lijiang’taki son durağım, kentin 45 kilometre kuzeybatısındaki Stone Drum Town. Dünyanın en önemli nehirlerinden Yantze’nin ilk kıvrımını görme heyecanıyla yollara düşüyorum. Yantze, Çince uzun nehir anlamında. Asya’nın en uzun, dünyanın Nil ve Amazon’dan sonra üçüncü büyük nehri. Uzunluğu 6300 kilometre. Bugün tek tük ziyaretçinin geldiği ilk kıvrımdan, zamanında Kubilay Han deri teknelerle birliklerini geçirmiş.
Kente dönerek adağımı Lijiang Meydanı’na asıyor ve havaalanına doğru yola çıkıyorum. Havaalanı kente 37 kilometre uzaklıkta. Yolculuk Sichuan Eyaleti’nin başkenti Chendu’ya. Chendu’da görmeyi arzu ettiğim dev pandalar ile kırmızı pandaları sevmek için sabırsızlanıyorum...

YUNNAN EYALETİ

Çin’de 23 eyalet var; güney Çin’deki en meşhurları Yunnan, Suchuan ve Guizhou. Mao, “Büyük Yürüyüş”ü sırasında bu eyaletlerden de geçmişti. Yunnan, Güzel Bulutlu Güney anlamına geliyor. Nüfusu 42 milyon, başkenti Kunming. Laos, Burma ve Vietnam’la 400 kilometrelik ortak sınıra sahip. 24 saat içinde geri dönmek kaydıyla bu ülkelere geçiş serbest. Ayrıca Su Festivali gibi bazı etkinlikleri birlikte düzenliyorlar. Çin’de yaşayan 56 Etnik grubun 25’i bu bölgede. En büyük etnik grup Naxiler.
/images/100/0x0/55eb4372f018fbb8f8b5e174

NAXİLER VE DONGBA RESİM SANATI

Yunnan Eyaleti’nde toplam 200 bin Naxi yaşıyor. Lijiang’da nüfusları 20 bin kişi. Kendi dilleri ve yazıları var. Harfleri bir tür hiyeroglif. Şamanları var, totemleri kızılderelilerinkine benziyor. Kutsal saydıkları tanrı, efsanelerindeki kahramanlar ve hayvanları konu alan Dongba resim sanatını miras olarak kabul edip yaşatıyor, yayıyorlar. Dongba, Naxi dilinde “Bilge” anlamına geliyor. Dongba resimleri kağıt ve keten kumaşa yapılıyor. Önce bambu kalemle resmin ana hatları çiziliyor sonra doğal boyalarla renklendiriliyor. Hem yazıya hem de resme benzeyen Dongba sanatı, ilkel resim araştırmacılarına göre, “canlı fosil.” Genç Dongba ressamları, 1980’li yıllarda, 20 yaşlı ustanın eserlerini baz alarak bu sanata çağdaş yorum getirmiş. Genç ressamların eserleri ABD, Japonya ve Kore’nin büyük kentlerinde sergilendi. Yoğun etnik özellikleriyle, eski ve gizemli görünümüyle yeniden yorumlanan resimler sanat çevrelerinden yoğun ilgi gördüğü için mi bilinmez, bugün bir Dongba ressamına adınızı yazdırmanız bile 25 Dolar’dan başlıyor. Dongha Kültürü Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

NASIL GİDİLİR, NEREDE KALINIR?

* THY, haftanın beş günü İstanbul’dan Hong Kong’a uçuyor. Hong Kong’tan iç uçuşla Çin’in güneyinden Lijiang’a gidiliyor. Bir başka seçenek THY ile Beijing’e uçmak, ardından Kuzey Çin’den iç uçuşla Lijiang’a geçmek. * Grang Lijiang, şehirdeki en merkezi otel. Tel: (86) 0888 5125858.

YAPAY DAĞDA ÇİNLİLERİ AĞLATAN ŞOV
/images/100/0x0/55eb4372f018fbb8f8b5e176

Lijiang’a gelen herkesin mutlaka izlediği Impresion Lijiang adlı gösteri sadece sabahları saat 9.30 ve 11.30’da olmak üzere iki defa yapılıyor. Jade Ejder Kar Dağı’ndaki gösteri esnasında genellikle yağmur yağdığı söyleniyor. Gişeye geldiğimde giriş ücretine ek olarak 12 dolar karşılığında Lijiang Tarihi Kent Merkezi’ni koruma bedeli ödüyorum, kimse bu ödemeye itiraz etmiyor, zaten ödemezseniz gösteriye giremiyorsunuz. Açık hava tiyatrosuna büyük bir mağazanın içinden geçiliyor. Çok akıllıca bir pazarlama yöntemi: Dönüş aynı yoldan olmayacağı için bekleme esnasında içinde her şeyi bulabileceğiniz mağazadan alışveriş yapılıyor. Tiyatro girişinde kalın yağmurluk dağıtılıyor, demek ki yağmur yağacak. Gösteri alanı Ejder Dağı’nın altında en az hakikisi kadar görkemli yapay bir dağ. Impresion Lijiang Show’un Güney Çin’de Guilin yakınındaki Yangshu Kasabası’nda deniz üstünün sahne olarak kullanıldığı inanılmaz Yangshu Impression Show’dan sonra en etkilisi olduğu söyleniyor. Her iki gösterinin sanat direktörü 1951 doğumlu Zhang Yimou. Yimou aslında film yönetmeni, filmlerinden dolayı sadece sinema camiasınca tanınırken, 2008 Beijing Olimpiyatları’nın görkemli açılış ve kapanış seramonisine imza atması onu bir anda dünya çapında şöhret yapıyor. Yimou, 2012 Londra Olimpiyatları için yapılan teklife “ben sadece ülkem için çalışırım” diyerek olumsuz yanıt veriyor.
Yapay dağın tümü sahne, 360 derecelik bir açıyla tamamen gösterinin içindeyiz. En tepede elinde davulu ile bir şaman beliriyor, gösteriye başlama vuruşundan sonra dağın katlarından onlarca şaman sahneye çıkıyor. Hem Orta Asya’daki atalarımızın geçmişteki inançları açısından, hem de Anadolu Ateşi gösterisindeki davulları hatırlatması bakımından bize ne kadar tanıdık bir görüntü. Davulun yanı sıra diğer yerel müzik aletleri yavaş yavaş devreye giriyor, Çin’de yaşayan etnik gruplardan on kadarı yerel kıyafetleriyle sahnede yerlerini alıyor. Dile kolay tam 500 kişi aynı anda dağın üzerinde hareket ediyor. Konuştukları dilleri anlamasam da insan ve doğa arasındaki olaylar, bugüne taşınan gelenekler gibi konular işleniyor. Elele tutuşarak birlik mesajları veriyor. Yabancı konuklar çok az, Çinliler sık sık ayağa fırlayıp alkışlayınca bizler de aynı hareketi yapıyoruz. Ancak Çinliler hislenip ağlayınca bizlerin yerine bu kez gökyüzü ağlamaya başlıyor, acaip yağmur boşanıyor. Gösteri o kadar etkileyici ki kimse yerinden kalkmıyor, nefesler tutulmuş halde, verilen kalın yağmurlukları giyiyor, fotoğraf makinelerimizi içimize saklayıp, izlemeye devam ediyoruz. Herkes büyülenmiş gibi. Gösterinin sonuna doğru 100 kadar at ve üzerlerindeki binicileri etnik grupları temsil eden 100 yerel kıyafetli genç dağın tepesinden aşağıya yağmurla beraber akıyor, seyircinin de arasından geçiyorlar, lirik bir anlatım ve müzik. Eşine başka bir yerde rastlayamayacağımız bu kültür gösterisi için bile Lijiang’a gelmeye değer. Sanatçıların çoğu çıkışta bizleri bekliyor. Naxi bir gencin koluna girip resim çektiriyor, gösterinin kasedini imzalatıyorum.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle