"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Cingöz Recai’nin toplumsal şifreleri

Sevgili Rauf Hoca’yı (Mutluay) anarak gecikmiş bir yazıya giriş yapacağım. Ne derdi hoca, “İyi işin günü geçmez.” Ben de üzerinden zaman geçtiği halde, Seval Şahin’in ‘Kültürel Sermaye Kibar Hırsız ve Şehir’ kitabını tanıtacağım.

Son yıllarda gerek yerli gerek yabancı polisiye kitapların yayınındaki artışı belirtmeye gerek yok. Türkiye’de artık iyi polisiyeler yayınlanıyor. Çekinmeden söyleyebilirim ki, Batılı benzerlerinden bilhassa edebiyat ölçeğinde daha nitelikli eserler bunlar... Peki, geçmişteki polisiye yazanları yeterince tanıyor muyuz? Onların yazdıklarının gelişim çizgisini biliyor muyuz?
Erol Üyepazarcı’nın bu konudaki çalışmaları bizi bilgilendiriyor.
Sevgili Rauf Hoca’yı (Mutluay) anarak gecikmiş bir yazıya giriş yapacağım. Ne derdi hoca, “İyi işin günü geçmez.”
Ben de üzerinden zaman geçtiği halde, Seval Şahin’in ‘Kültürel Sermaye Kibar Hırsız ve Şehir’ kitabını tanıtacağım. Peyami Safa’nın Server Bedi takma adıyla yazdığı Cingöz Recai tipi üzerinde derin, bilimsel bir çalışma yapmış Şahin. II. Meşrutiyet döneminde altın yıllarını yaşayan Türk polisiye edebiyatının işlediği meseleleri, seçilen ‘kötü’leri, kullandığı kahramanların nitelikleri ve daha birçok yönüyle Batı’daki örneklerinin aksine rasyonel aklın tersine ve milliyetçi düşüncelere uygun hareket ettiği görülür. “Peyami Safa’nın, daha doğrusu Server Bedi’nin Cingöz Recai maceraları ise bunların ne kadar yakınındadır” sorusunu sormuş Seval Şahin. Pierre Bourdieu’nün alan teorisinden faydalanarak bunu cevapladığı gibi, Bedi hangi kahramanı, hangi mekânda neden kullanmış, olaylarda yer alan karakterlerin sosyal durumundan ekonomik durumuna, yaşadıkları muhitten etki alanına kadar her şeyi detaylandırmış. Bu tür kitapları severim, hem meraklısının zevkle okuyacağı bir çalışmadır hem de uzmanların yararlanacağı, o konuda yeni çözümler öğreneceği araştırmadır.

PEYAMİ SAFA HAYIRLI SERVER BEDİ ÜVEY EVLAT

‘Önsöz’de;  bize, neden Server Bedi üzerine yoğunlaştığını, bir ölçüde kitabın niteliğini tanıtıyor: “Server Bedi’nin bir romancı olarak neler yazdığı Peyami Safa’nın eserlerini okuyan biri olarak beni her zaman meşgul etmişti. Bu çalışmaya ilk başladığımda amacım aslında Server Bedi’nin romancılığı üzerine bir çalışma yapmaktı. (...) Ayrıca Peyami Safa’nın Türk edebiyatındaki hatırlı yerine karşılık Server Bedi’nin üvey evlat konumu ve yine bir başka üvey evlat konumunda olan polisiyenin bu üveylik meselesinde bir araya gelmesi de benim için oldukça ilginçti.”
‘Giriş’teki ‘Osmanlı - Türk Polisiye Romanı’ yazısında bize, polisiye romanları derinlemesine okumamızı salık veriyor adeta.
Çünkü bir polisiye romanın yazıldığı dönemin; siyasal, toplumsal özelliklerini yansıttığını, daha başka bir yorumla dönemin etkileyici fikirlerinin bu kitaplarda öne çıktığını görüyor.
Şahin, Server Bedi ve Cingöz Recai’yi incelerken, bize yazarı ve kahramanı üzerine ayrıntılı ve kuşatıcı düşünebilmek için araştırma malzemesi de sunuyor. Bu bölümde, polisiye yazarların, kitaplarının ve kahramanlarının adlarını bulabilirsiniz.

BATININ ZEKİSİNE KARŞI YERLİ ZEKİ POLİS

Polisiye romanı yalnız Türk eserler arasında değil, Batı’nın önemli yazarlarıyla da karşılaştırıyor:
“Türk edebiyatı, Batı’nın zeki polis ve suçlularına karşılık yerli zeki polis ve suçlular yaratmaya karar vermiştir. İngilizlerin Sherlock Holmes’una karşılık Türklerin Amanvermez Avni, Amanvermez Kadri gibi kahramanları, Fransızların Arsen Lüpen’ine karşılık Türklerin Nâhid Sami’si, Amerikalıların Nat Pinkerton’una karşılık Türklerin Kandökmez Remzi’si vardır. Dizi halinde yayınlanan polisiyelerin çoğunun kapağında bu tarz ifadelere rastlamak mümkündür. O halde Türk edebiyatında polisiye özellikle bu dönem ve sonrasında halkın milli duygularını harekete geçiren bir araç rolü üstlenmiştir.”
‘Osmanlı - Türk Polisiyesi’ndeki suçlu sınıflamalarına, romanı okuma ve yorumlama konusunda önemli bir özellik olarak bakıyorum. Batı’nın polisiye yazarlarına ve roman kahramanlarına karşılık, bizim polisiye edebiyatımızda da bunun karşılığı görülür.
Ekonomik düzen, gelir dağılımındaki adaletsizlikler, savaşların yarattığı dengesizlikleri dönemin polisiye romanlarından izlemek mümkün.
Bir yazarın takma adla yazdıkları her zaman tartışma konusu olmuştur. Çünkü takma adla da olsa, birçok yazar o kitapları gerçek yazarıyla bağlantı kurarak eleştirir. Server Bedi ve Cingöz Recai Serileri bölümü, hem polisiye edebiyatın o gün doğurduğu tepkiler, hem Server Bedi-Peyami Safa ilişkisi konusunda Nâzım Hikmet’ten Adile Ayda’ya  birçok yazarın görüşünü almış.
Seval Şahin’in kitabı, bize hem polisiye romanın nasıl okunması gerektiğini gösteriyor hem de edebiyat ile başka alanların bağlantılarını saptıyor.
Sıradan okurla uzmanı buluşturan, incelenen eserlerin metot ve içerik olarak başarıyla anlatıldığı bir kitap.

DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

Andrew Wheatcroft
Kapıdaki Düşman
Doğan Kitap

Timur Kuran
Yollar Ayrılırken
YKY

Halil Cibran
Gözyaşları ve Kahkahalar
Kapı Yayınları

Şebnem Kartal
Sarı Sıcak Bir Yolculuk
3P Yayıncılık

Monika Peetz
Salı Kadınları
Kırmızı Kedi Yayınları

X