Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ciner’e mahkemeden iki ret kararı çıktı

    Hürriyet Haber
    19 Temmuz 2007 - 00:00Son Güncelleme : 19 Temmuz 2007 - 10:45

    İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi, TMSF’nin Sabah ve atv’nin de aralarında bulunduğu şirketlere el koyma kararının iptalini isteyen Turgay Ciner’i bir haftada iki kez reddetti. Mahkeme heyeti, 4 ve 12 Temmuz tarihlerinde aldığı kararda Ciner’in başvurusunun reddine oybirliği ile karar verdi.

    TURGAY Ciner’in Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulan Sabah ve atv’nin de içinde bulunduğu şirketleri geri alma girişimleri birer birer yargıdan dönüyor. Son olarak İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi, Turgay Ciner’in TMSF’nin el koyma kararının yürütmesinin durdurulması istemiyle birer hafta arayla yaptığı başvuruları da reddetti.

    ŞARTLAR OLUŞMADI: İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi Turgay Ciner’in avukatlarının yaptığı ilk başvuruyu 4 Temmuz 2007 tarihinde  karara bağladı. Kararda, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin 2. fıkrasında, "Danıştay veya İdari Mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürürtmenin durdurulmasına karar verebilirler" denildiği hatırlatılarak, "Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, olayda 2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 27/2 maddesinde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmediği sunucuna varılmıştır. Durum böyle olunca davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine oybirliği ile karar verildi" denildi. Bu karar üzerine Turgay Ciner’in avukatlı yine aynı mahkemede aynı gerekçelerle yeniden yürütmenin durdurulması ve iptal davası açtı. Aynı mahkeme 12 Temmuz 2007 tarihinde, "Davacının 2’nci kez yürütmenin durdurulması isteminin reddine oybirliği ile karar verildi" ifadesi ile Ciner’in başvurusunu ikinci kez reddetti. 

    NELER OLMUŞTU: TMSF, 1 Nisan 2007’de Sabah ve atv’nin sahibi Merkez Yayın Holding’in hisselerine Bankalar Kanunu’nun ilgili maddesine dayanarak el koymuştu. TMSF, bu kararına 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7. maddesinin b bendini gerekçe olarak göstermişti. Sabah ve atv’nin eski patronu Dinç Bilgin, 2003’te şirketlerini Turgay Ciner’e ait Merkez Grubu’na 433 milyon dolara 10 yıl vadeli olarak satmıştı. TMSF bu anlaşmaya onay vermişti. Ancak satış sonrasında Dinç Bilgin ile Turgay Ciner arasında hukuk dilinde ’inanç sözleşmesi’ olarak bilinen ’gizli ortaklık’ sözleşmesi yapıldığı ortaya çıkmıştı. Dinç Bilgin inanç sözleşmesinin orijinalini TMSF’ye teslim etmişti. Bu gelişme üzerine, Fon ’gizli ortaklığa dayalı muvazzalı işlem’ yapıldığı gerekçesiyle, Merkez Yayın Holding ve Medya Holding’e ait 62 şirkete 1 Nisan 2007’de el koymuştu. El koyma kararının ardından TMSF Dinç Bilgin ile Turgay Ciner arasında yapılan satış protokolünü de iptal etmişti. TMSF, en son aldığı kararla, Park Holding’in Merkez Yayın Holding’de bulunan yüzde 99.9 oranındaki hisselerini de 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun ilgili maddesi gereği devralmıştı.

    DAHA ÖNCE DE REDDEDİLDİ: Daha önce de TMSF’nin şirketlere el koymasına neden olan belgelerin doğruluğunu kabul etmeyen Turgay Ciner, İstanbul 10’uncu Ticaret Mahkemesi’nde Dinç Bilgin aleyhine bir dava açarak, bu belgelerin herhangi bir işleme esas alınmaması için ihtiyati tedbir kararı istemişti. Ciner’in açtığı bu davada mahkeme ihtiyati tedbir kararını reddetmişti. Turgay Ciner açtığı davalarda, "Bilgin’in ya hileyle elinde bulundurduğu veya sahte belge tanzimi suretiyle ihdas ettiği iki belgenin hukuki geçerliliği olmadığını" savunmuştu. Dava dilekçesinde Bilgin’in çeşitli kişi ve kurumlara yüksek miktarda borçlu olduğuna da vurgu yapılarak, Ciner’e zarar verme ve haksız çıkar elde etme çabası içinde olduğu ifadelerine yer verilmişti.

    Üyelerden biri ikinci başvuruya karşı çıktı

    İSTANBUL 5. İdare Mahkemesi heyeti üyelerinden biri, 12 Temmuz tarihli ikinci red kararında, 4 Temmuz’de başvurusu reddedilen Turgay Ciner’in aynı konuda ikinci kez mahkemeye başvuruda bulunmasına karşı çıktı. Bu üye, mahkemenin 12 Temmuz tarihli ikinci red kararında ’azlık oyu’ kullandı. Üye azlık oyuyla ilgili mahkeme kararına düşülen notta, "Davacının Mahkememizce verilen yürütme kararına itiraz yolu açık olup, bu aşamada 2’nci kez talepte bulunamayacağından incelenmeksizin reddi gerekirken, bu aşamada mahkememizin ikinci kez reddi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum" denildi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı