Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ciner’e hayırlı olsuna gideceğim

<B>SONUNDA ‘Olması gereken oluyor.’</B> <B>Turgay Ciner,</B> Sabah Gazetesi’ni ve ATV’yi satın alıyor. <br><br>Anlaşmaya varılmak üzere olduğunu bir ayı aşkın süredir biliyordum. Ancak yazarsam bazı çevrelerin <B>‘İşi bozmak istiyor’</B> suçlamasıyla karşılaşacağım için yazmadım.

Fiyat 435 milyon dolar.

10 yılda ödenecek. Ödeme boyunca vadeli miktara libor artı yüzde 0,65 oranında faiz uygulanacak.

Çok olumlu bir gelişme.

Böylece Turgay Ciner de ‘basın patronları’ sınıfına girecek.

Hoş gelir, sefa gelir.

Geçen hafta Ankara uçağında karşılaştığım Ergun Babahan’a ‘Gazeteyi satın alma işi ne alemde. İş bitmişti ama bir türlü sonuçlanmadı. Durum ne?’ diye sormuştum.

Ergun da ‘Her şeyde anlaşıldı gibi ama bürokrasi işte’ demişti.

Bana gelen bilgilere göreyse ‘teminat’ konusunda bir ‘anlaşmazlık’ söz konusuydu.

Ciner, 435 milyon dolarlık anlaşmaya karşılık Sabah ve ATV’yi teminat göstermek istiyordu.

TMSF ise Ciner’in şahsi kefaletini ve diğer varlıklarını teminat göstermesini talep ediyordu.

Anladığım kadarıyla burada da bir uzlaşma olmuş.

Anlaşma imzalandığı gün Turgay Ciner’den ‘kiracı’ diye bahsetmeye son vereceğim.

Ve bir hayırlı olsun ziyareti yapacağım.

Benim zorlamamla da olsa, devletin alacağının 435 milyon dolarını tahsil etmesine imkan sağlayan ‘yeni basın patronunu’ kutlamak gerek.

Devletin kasasına 3.5 milyar dolar

DİNÇ Bilgin ve Mehmet Emin Karamehmet hakkında yazarken ‘bazıları’ benim için ’tetikçi’ diye yazdı.

Bazılarınız da buna inandı.

Ama beni bilirsiniz, tınmadım. Kim olduğumu, ne olduğumu ve neyi niçin yaptığımı bildiğim için ‘umursamadım’.

Bıkmadan usanmadan yazdım.

Hakkımda asılsız dedikodular üretildi, gazete sütunlarından karalandım, hayatım zehir edilmeye çalışıldı.

Ama sonunda ne oldu!

Benim dediğime gelindi.

Çukurova Grubu benim ‘Bu anlaşma yürümez’ dediğim anlaşmaya uymadı ve sonunda benim en başta söylediğime gelindi. Turkcell hisseleri Sonera’ya satılma aşamasına gelindi.

Alınacak para 3.1 milyar dolar.

Devlet Karamehmet’ten 15 yılda tahsil edeceği parayı çok çok daha kısa sürede alacak. Devletin kasasına 3.1 milyar dolar girecek.

Keza Dinç Bilgin.

Bilgin’
in milyar doları bulan borcu Sabah ve ATV’nin kiralanmasıyla tahsil edilecekti.

Yılda 10 milyon dolar. O miktar da şimdiye kadar hiç ödenmedi ya. Diyelim ki, 10-10 ödenecek. Tahsilat 100 yıl sürecekti.

Şimdi o paranın 435 milyon doları 10 yıl içinde tahsil edilecek.

Yani burada yaza yaza devletin kasasına bence hiçbir zaman tahsil edilemeyecek olan ‘3.5 milyar doları’ sokmuş oldum.

Az para mı? Hata mı ettim? Siz buna tetikçilik demeye devam edecek misiniz?

Edin öyleyse. Çok da umurumdaydı!

Rum gemileri gelir ama

GÖRÜLEN
o ki, Türkiye Ankara Anlaşması’nın AB’nin yeni üyelerini de kapsayacak şekilde ‘genişletilmesine’ olanak sağlayacak ‘ek protokolü’ imzalayacak.

Çünkü AB bu konuda kararlı. Güney Kıbrıs’ı tanımamız anlamına gelecek bu protokol imzalanmadan görüşmeler başlamayacak. Hırvatistan’la görüşmelerin başlatılmaması aslında ‘Türkiye’ye gözdağıydı’.

Ek protokol imzalanacak ama Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ‘Kıbrıs Rum gemileri Türk limanlarına giremez’ diyor.

Bu olabilir bir şey değil.

Ha anlaşmayı imzalamamışsınız, ha Rum gemilerini limanlara sokmamışsınız aynı şey.

Ancak devlet yönetimi ‘çözüm üretme’ sanatıdır.

Burada da ‘basit’ ama ‘etkili’ çözümler üretilebilir.

Rum gemilerini Türk limanlarına sokarsınız ama ‘limandaki doluluk’ nedeniyle yükleme boşaltma yapmasını geciktirirsiniz.

Gemiyi 15 gün liman dışında bekletirsiniz.

Bu durum gemilerin maliyetlerine yansır. Bu gemiler ya Türkiye için navlunlarını artırmak veya Türkiye için yük almamaya başlarlar.

Avrupa ülkelerinde benzer uygulamalar geçmişte çok yapıldı.

Kimse de gıkını çıkaramaz.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Karar verip sonra düşünmek yerine, önce düşünüp sonra karar vermeyi öğrendiğimiz zaman.
X