Cinayet sanığı 'Suç işlemedim, tahliyemi istiyorum' dedi, mahkeme salonu karıştı

Güncelleme Tarihi:

Cinayet sanığı Suç işlemedim, tahliyemi istiyorum dedi, mahkeme salonu karıştı
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 13, 2018 17:24

Cinayet sanığı 'Suç işlemedim, tahliyemi istiyorum' dedi, mahkeme salonu karıştı

Haberin Devamı

Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)- KAYSERİ'de İncesu ilçesinde mahalle muhtarı Bekir Sevinç (40) ile amcası Mustafa Sevinç'i (55) öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Tağman, duruşmada, "Cani değilim. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Suç işlemedim, tahliyemi istiyorum" dedi. Tağman'ın bu ifadeleri sonrası, olayda yaralanan C.T. sanığa tepki gösterince mahkeme salonunda kısa süreli arbede yaşandı.
Olay, geçen yıl 4 Temmuz'da İncesu ilçesine bağlı Ötebatan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında geçmişe dayalı husumet bulunan Tağman ve Sevinç aileleri gece saatlerinde kavga etti. Pompalı tüfeklerin de kullanıldığı kavgada Ötebatan Mahalle Muhtarı  Bekir Sevinç ile amcası Mustafa Sevinç öldü, 7 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay sonrası soruşturma başlatan jandarma ekipleri, şüpheliler Zeki, Hasan Hüseyin, Mustafa ve Mehmet Tağman kardeşleri gözaltına aldı. İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen Zeki, Hasan Hüseyin, Mustafa ve Mehmet Tağman tutuklanarak, cezaevine konuldu.
5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gizlilik kararının kaldırılmasının ardından ilk defa görülen duruşmada tutuklu sanıklar Zeki, Hasan Hüseyin, Mustafa ve Mehmet Tağman kardeşler ile ölen mahalle muhtarı Bekir Sevinç'in eşi davacı S.S ile oğlu E.S., hayatını kaybeden Mustafa Sevinç'in oğlu Y.S  ile yaralanan Orhan T, Şerife T. ve avukatları hazır bulundu. Jandarmaya verdikleri ifadelerin doğru olmadığını iddia eden sanıklar beraatlarini istedi.
Tutuklu sanıklardan Hasan Hüseyin Tağman, aralarındaki husumetin 2014 yılındaki yerel seçimlere dayandığını öne sürerek, "2014 seçimlerinden beri 'Bize oy vermediniz' diye düşmanlık beslediler. Yolumuzu kestiler, savcılığa şikayet ettik" dedi.
'1915'TE BİLE BÖYLE ÇATIŞMA OLMADI'
Cinayet şüphelilerinden Mustafa Tağman ise olay anını Çanakkale Savaşı'na benzeterek, "Hayvanlarla ilgilenmek için eve geldim ve ahıra gittim. Ardından silah seslerini duydum. Silah sesleri sonrası ahırdan çıktım. Sokak lambası kırılmıştı. Her taraftan ateş ediliyordu. Evin 3 tarafı da çevrilmişti. Yaylım ateşine tuttular. 1915'te bile öyle çatışma olmadı. Minibüslerle takviye geldiler. Sokak lambasını kırdıkları için kimin ateş ettiğini rahat göremedim. Babamı kimin yaraladığını da görmedim. Bizim taraftan yaralanan çok olmadı. Ruhsatlı silahımla karşı tarafı korkutmak ve kalabalığı dağıtmak için havaya ben ateş ettim. Av tüfeğinden çıkan kurşunun Mustafa Sevinç'i öldürdüğü iddialarını kabul etmiyorum. Bekir ve Mustafa'nın kim tarafından vurulduğunu bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
'BU AKŞAM SİZİ ÖLDÜRECEĞİZ, DEDİLER'
Olay günü traktörüyle tarlasına giderken tehdit edildiğini iddia eden Zeki Tağman ise "P.T. isimli kadını yolda gördüm. Rampa çıkarken vites düşürdüm ve yavaşladım. P.T. bana 'Bu akşam sizi kaldıracağız, öldüreceğiz. Çocuklarının boğazını sıkacağız, bu arazi bize kalacak' dedi. Ben de traktörü durdurdum. Çantasındaki acı biberi gözüme attı ve eliyle cinsel organımı tutup 'Seni hadım edeceğim' dedikten sonra da kendini yaralamaya başladı. Saçını yoldu" diye konuştu.
'MUHTAR ARADAN ÇEKİL DEDİ'
Sevinç Ailesi ile aralarındaki husumetin tarla yüzünden olduğunu iddia eden Mehmet Tağman ise "2016 yılında aynı kişiden ikimiz de tarla aldık. Benim satın aldığım tapulu tarlayı sürdü. Ondan beri husumet beslemektedir. Olaydan önce muhtarı arayıp, 'Alacağınız mı var, ne istiyorsunuz? Bunlar her gün kardeşlerimin önünü kesiyor' diyerek kızdım. Olay 4 senedir devam ediyordu. Muhtar bana 'Sen aradan çekil, benim vur emrimi bekliyorlar. Bunların dikili taşını bırakmayacağım, o yüzden muhtar oldum' dedi. Söylediği gibi de dikili taş bırakmadı. Eğer bizimkileri eve saklamasaydım en az 20 ölü olurdu" dedi.
'GELENİ VURUN DİYE BAĞIRIYORLARDI'
Sanık savunmalarının ardından ölen muhtar Bekir Sevinç'in oğlu E.S., konuştu. Mehmet Tağman'ın babasını vurduğunu öne süren genç, "Mehmet Tağman hiçbir şey demeden babamın kafasına demir sopayla vurdu. Zeki Tağman da Şerife T.'yi vurdu. Yaralıları minibüse bindirdik. Mehmet Tağman ile göz göze geldik. O da beni bacağımdan vurdu. Babam da korkmayayım diye amcam Ö.S.'yi yanıma gönderdi. Mustafa Sevinç'in kulağından vurulması sonrası babam ona doğru yöneldi. Mehmet Tağman, o sıra da babamı da vurdu. Yaklaşık 50 metrede mesafe vardı. S.T ve Mehmet Tağman, 'Geleni vurun, öldürün' diye bağırıyordu. şikayetçiyim" diye konuştu.
Olay sonrası yaralanan Şerife T. ve ölen Bekir Sevinç'in eşi S.S. de sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, cezalandırılmalarını istedi.
'PLAN YAPTIKLARINI DUYDUM'
Silahlı çatışmada yaralanan davacı Orhan T. ise 2 kişinin tanık olarak dinlenmesini isteyerek, "Bu olayın planlı olduğunu daha önce duydum. M.Ç. ve İ.Ç.'nin tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum" dedi.
'CANİ DEĞİLİM'
Davacı ifadelerinin ardından tutukluluk durumları için yeniden söz verilen sanıklardan Mustafa Tağman, "Cani değilim. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Aramızda husumet olduğunu söylemişler. Suç işlemedim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Tağman'ın bu ifadesi sonrası mahkeme salonunda kısa süreli arbede yaşandı. Olayda yaralanan ve sanığa tepki gösteren C.T., mahkeme salonundan çıkarıldı. Tutuklu sanıklardan Hasan Hüseyin Tağman ise bankalara borcu olduğuna vurgu yaparak, "Bankalara 200 bin lira borcum var. Evim kundaklandı. 5 bankadan icra geldi. Neden ben tutukluyum da karşı taraftan bir kişi tutuklu değil? Suçsuzum" ifadelerini kullandı.
'BABAMIN CANINA BEN Mİ KIYDIM?'
Hayatını kaybeden Mustafa Sevinç'in davacı oğlu, "Kimse silahla ateş ettiğini kabul etmiyor. Hiç biri babamı öldürdüğünü söylemiyor. Öyle bir algı yaratıyorlar ki, babamın canına ben mi kıydım?" dedi.
Davacı tarafın avukatı, İncesu Jandarma Komutanı'nın tanık olarak dinlenmesini istedi.
Mahkeme heyeti; İncesu Jandarma Komutanı'nın tanık olarak dinlenmesine, üye hakimlerden birinin olay yerinde keşif yapmasına ve sanıkların olay tarihindeki telefon konuşmalarının HTS kaydının Bilgi ve Teknoloji Kurumu'ndan istenmesine karar vererek, sanık ve davacı avukatlarının bazı isteklerinin değerlendirilmesi için duruşmayı 14 Kasım'a erteledi.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!