Cinayet böyle işlendi

Hürriyet Haber
29.07.2007 - 23:30 | Son Güncelleme:

21 Temmuz Cumartesi günü, Hürriyet’in Dünya sayfasının manşeti "Namus Cinayetine Müebbet" şeklindeydi. Haberde, İngiltere’de yaşayan Irak kökenli bir Kürt ailenin, kızlarına yaşattığı namus trajedisi aktarılıyordu.

Bu habere, Nizamettin Demir, "İngiltere’de Kürt kızının öldürülmesiyle ilgili haberinizi hayretle okudum. Haberi okuyan her beyin sahibi kişi, sanki, babası tecavüz ettiği kızını öldürmüş gibi anlar. Oysa kıza tecavüz eden kişi, babanın tuttuğu kiralık katil" diye tepki gösterdi. Hürriyet’te yayımlanan haberin ilk 5 cümlesi şöyleydi: "İngiltere’yi dehşete düşüren namus cinayeti davası dün sonuçlandı. Kardeşi ve arkadaşıyla birlikte plan yapıp, bir İranlı Kürt’ü seven 20 yaşındaki kızı Banaz Mahmud’u öldürten baba Mahmud Mahmud ve kardeşi Ari Mahmud, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kızına 2 saat boyunca tecavüz ve işkence edip ayakkabı bağıyla boğarak öldüren ve bavula koyup bahçeye gömen 52 yaşındaki katil baba en az 20 yıl, kardeşi ise en az 23 yıl hapiste kalacak. Kiralık katil Muhammed Hama (31) da en az 17 yılını demir parmaklıklar arkasında geçirecek. Suçlu bulunan iki aile üyesi ise Irak’a kaçtı."Gerçekten de bu 5 cümle, cinayetle ilgili olarak birbiriyle çelişen ifadeler içeriyor. Baba öldürdü mü, öldürttü mü? Baba kızını ayakkabı bağıyla boğarak öldürmekle kalmayıp tecavüz de mi etti? Hürriyet Dış Haberler Müdürü Ayşe Ö. Karasu, "Haber hayli karmaşık bir süreci içeriyor. 20 Temmuz günü İngiliz gazetelerinde, Banaz’ın tecavüz ve işkenceye uğradıktan sonra boğularak öldürüldüğü haberi yer alıyor. The Guardian’ı esas alırsak, baba Mahmud Banaz ve amca Ari Mahmud bir çeteyle anlaşarak kızı öldürtüyor. ’Kıza tecavüz eden çete üyelerinden birinin’ ifadeleri de var haberde. Bu habere göre baba ve amca azmettirici. Çetenin kıza tecavüz ettiği anlaşılıyor. Aynı gün (20 Temmuz) dava sonuçlanıyor ve akşamüstü saatlerinde ajanslar, baba ile amcanın müebbet hapse mahkûm olduğu haberini geçiyor. Daha ilk cümlede, ’Banaz’ın, aile üyeleriyle dostlarının tecavüz ve işkencesine uğradığı ve boğulduğu’ bilgisi yer alıyor. Haberin geri kalan kısmında Banaz’a esas olarak kimlerin tecavüz ettiği, genç kızın kimler tarafından öldürüldüğü son derece muğlak. Taze haber olduğu için, o dar zamanda Reuters’i esas alma zorunluluğu bulunuyor. Çünkü gazeteler daha net bilgiler içerse de, dava o gün sonuçlandığı için zamanın gerisinde kalıyor. Bunlara rağmen, haberi daha mantıklı bir çerçeveye oturtabilirdik. Okurlardan özür dileriz" diyor.Olay aslında şöyle gelişmiş: Aile meclisi, kızın öldürülmesine karar veriyor. Amca, babanın desteğiyle ölüm kararını, cinayeti işleyen kişiye uygulatıyor. Cinayeti işleyen kişi işkence, tecavüz ve diğer cinsel tacizler ardından genç kızı öldürüyor. Cinayetin işlendiği evden, baba, cinayetin işlenmesi için çıkıp gidiyor. Yani kızını öldüren baba değil, o "sadece" öldürtmüş.Barbarca bir cinayetin öyküsü bu işte...Köpek mi silah mı?ÖNCEKİ hafta, bir pitbull köpeğin, komşu evdeki bir mankeni ısırmasından sonra bu tür köpeklerin tehlikeli olup olmadığı geçen hafta Hürriyet’te uzun uzun tartışıldı. Bu köpekler az ya da çok saldırgan olabiliyorlar. Dünyanın her yerinde sahiplerinin bir güç simgesi olarak, neredeyse bir silah gibi yetiştirdiği bu köpekler güçlü çeneleriyle köpek áleminin en sert ısırıcıları arasında yer alıyor. Isırdıklarında çenelerini açmak çok ama çok zor; hatta bazı araştırmalara göre, bayıltıldıktan sonra bile çenelerini açmıyorlar. Kalın kemikleri bile çatlatıp kırabiliyorlar. Okurlardan Eral Veral, "Bu pitbull köpeklerle ilgili yanlı yayın politikanızdan vazgeçin. Dün hayati tehlikesi var diye haber yapıyorsunuz, akşama kadın taburcu oluyor. Bilmiyorum bu köpeklere kimin ne garezi var? Neden bu konuda köpeği besleyenlerle de konuşmuyorsunuz" diye soruyor.Veral’ın bu eleştirisi üzerine, pitbull köpeklerin dünyadaki konumuyla ilgili kısa bir araştırma yaptım. Avustralya, Norveç, İngiltere, Fransa ve Yeni Zelanda’da pitbull köpeklerin yetiştirilmesi yasak. Kanada’nın Ontario ve Manitoba eyaletleri de yasaklamış. Amerika’daki birçok eyalet ve şehirde de yasak. Yani bu köpekler, sahiplerinin onları bir köpek değil bir silah gibi gösterme ve bundan payelenme istekleri yüzünden dünyanın birçok yerinde sınırlandırılıyor. Veral’ın eleştirisinde, "Akşama kadın taburcu oluyor" şeklinde ifadesini bulan umursamazlık, sanırım pitbull köpeklerin Türkiye’de de neden sınırlandırılmaları gerektiğini gösteriyor. Bu nedenlerle Veral’ın Hürriyet’e dönük eleştirilerinin yerinde olmadığını düşünüyorum. Tam tersine, Hürriyet’in pitbull köpeklerle ilgili olarak dünyadaki uygulamaları okuyucularına yeterince aktarmadığı inancındayım.Benim danuamKöpek düşmanı değilim; 2.5 yaşında bir ’danua’m var. İsmi de Benek.Amerikalı okur temsilcileri intihar haberlerini tartışıyorGEÇEN hafta Amerikalı okur temsilcileri arasında yoğun bir mesaj trafiği yaşandı. Soru şuydu: "Gazeteleriniz intihar haberlerini nasıl veriyor? Hangi etmenlere göre kararlar alınıyor?"İlginç bir tartışmaydı. İntihar sözcüğünü kullanmamaya, "kendini öldürdü" demeye özen gösteriyorlardı. Eğer intihar eden kişi ünlü değilse, intihar haberlerini vermemeye ya da verirlerse, ölüm nedeninden söz etmemeye çalışıyorlardı. Amaç hem ölenin anısına, intiharı nedeniyle saygısızlığı önlemek, hem de geride kalanların duygularına saygıydı. Aynı grup, daha önce de gazetelerde briç oyunu için ayrılan köşelerin kaldırılması konusunu uzun uzun tartışmıştı. Türkiye’nin, her gün gündemin değiştiği, çok heyecanlı bir ülke olduğunu, bu tartışmayı izleyince bir kez daha anladım.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı