Gündem Haberleri

    Çin kapılarını dünyaya açıyor

    Hürriyet Haber
    10.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin, Dünya Ticaret Örgütüne katılarak kapılarını açacak. Çin'in kalkınmakta olan ülkelerin davasını savunacak olması ise ABD ve Avrupa Birliği açısından endişe verici bulunuyor. Çin Halk Cumhuriyeti`nin Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyeliği yolunda uzun yürüyüşünün bugün üyelik onayıyla sonuna gelinmesi bekleniyor. Türkiye`nin de üyesi bulunduğu WTO`nun ticaret bakanları düzeyindeki Doha`daki toplantısında, 15 yıldır bu yolda çabalayan Çin`in bu global ticaret kulübüne üyeliği onaylanacak. Böylece, dünyanın en büyük potansiyel pazarı Çin kapılarını dış dünyaya daha geniş ölçüde aralayacak. Çin WTO`ya katılımla, bu örgütün 140`dan fazla üyesinin faydalandıklarından yararlanıp, WTO üyeliğini pazar ekonomisine geçişte nihai itici güç olarak da kullanabilecek. Çin`in komünist lideri Deng Xiaoping, pazar ekonomisine geçiş reformlarını 1978`de başlatmıştı. Geniş kapsamlı ve yoğun güvenlik önlemleri altında düzenlenen WTO`nun Katar`ın başkenti Doha`daki toplantısının açılışında konuşan WTO Genel Direktörü Mike Moore, ``Bu toplantı önemli bir tarihi olaya, Çin ve Tayvan`ın WTO`ya katılımına mührünü vuracaktır, ticaret büyük bir birleştirici güç, barış kalkınması ve istikrar için güçtür`` dedi. Bu arada, Tayvan, WTO`ya Çin Halk Cumhuriyeti`ni müteakiben katılacak. WTO`nun bazı üyeleri de, bir yandan gelişen bir ekonomik süper güçle nasıl başadebileceklerine karar vermeye çabalarken, diğer yandan, Pekin yönetiminin WTO üyeliğinin gerektirdiği vaatlerini yerine getirebilme kabiliyetinden duydukları endişeleri şimdiden dile getirmeye başladılar bile. ``Ejderhadan korkmayın`` mesajını veren Çinli yetkililerden en üst düzeydeki dış ticaret müzakerecisi Long Yongtu, basın mensuplarına açıklamasında, ``Çin pazarı dışarıya açıktır, pazar dışa açık olduğu sürece, daha fazla ekonomik büyüme olur ve dünya için de daha iyidir``dedi. Çin heyeti WTO üyeliği için gerekli belgeleri yarın imzalayacak ve resmi üyelik de bir ay sonra gelecek. ÇİN`İN WTO ÜYELİĞİYLE, ``ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR?`` Halihazırda dünyanın yedinci büyük ticari gücü olan Çin, WTO üyeliğinden sonra kalkınmakta olan ülkelerin davasını savunmaya, bu alanda önde gelmeye niyetli. WTO Genel Direktörlüğü görevini 2002 yılında devralacak olan Panitchpakdi Supachai, Çin`in üyeliğinin, ekonomilerini reformdan geçirmeleri ve dünyanın bu en kalabalık ülkesiyle ticaret yapmayı öğrenmeleri gereken Asya ülkeleri için bir işaret olacağını söyledi. Çin`in WTO`ya katılımını, ``bu bir uyandırma çağrısı`` olarak tanımlayan Supachai, ``Bu bir meydan okumadır, çünkü, Güneydoğu Asya ülkelerinin her halükarda toptan reforma ihtiyaçları var, bunun ne zamandır yapılması gerekiyordu, gecikmişti`` dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Doha`daki toplantının dünkü açılışına gönderdiği mesajında, Çin`in WTO`ya üyeliğinin dünya ticaret sistemi için tarihi ölçülerde bir olay olduğuna dikkat çekti. ÇİN`İN DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ`NE ÜYELİK YOLUNDA UZUN YÜRÜYÜŞÜ10 Temmuz 1986 - Çin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması`ndaki (GATT) statüsüne yeniden dönmek için başvuruda bulundu. Mart 1987 - GATT`da Çin Çalışma Grubu kuruldu. Ekim 1987- Çin Çalışma Grubu`nun ilk toplantısı düzenlendi. Haziran 1989 - Çin`de yaşanan ve Tiananmen Olayları diye anılan öğrenci olaylarından sonra Çin`in GATT`a yeniden dönüşü ile ilgili görüşmeler durdu. 1992 - Çin`de sosyalist piyasa ekonomisinin oluşturulmasıyla ilgili reform hedefi saptandı. GATT`ın Çin`in ekonomik ve ticari sistemine yönelik 6 yıl süren incelemelerinden sonra Çin`in GATT`daki statüsüne yeniden kavuşmasıyla ilgili görüşmede, gümrük vergilerinin azaltılması ve vergi muafiyeti ile tarım ürünleri ve hizmet sektörüne girmeye izin verilmesine ilişkin aşamaya gelindi. 20 Aralık 1994 - GATT Çin Çalışma Grubu`nun 19.ncu Toplantısı`nda konuyla ilgili görüşmeler sona erdi. Çin`in talebi kabul edilmedi. 1996 - ABD görüşme grubu üzerinde düzenleme yaptı. Çin Cumhurbaşkanı Jiang Zemin ve ABD Başkanı Bill Clinton, yılın sonunda gerçekleştirilen görüşmede Çin`in WTO`ya katılması sürecinin hızlandırılmasını kararlaştırdı. Ekim 1997 - Jiang Zemin, ABD`yi ziyaret etti. Bu ziyaretin öncesi ve sonrasında Çin ile ABD arasındaki görüşmeler yoğunlaştırıldı. İki taraf arasında anlaşmaya varılamamasına rağmen görüşmenin süreci hızlandırıldı. Haziran 1998 - Clinton, Çin`i ziyaret etti. Çin ve ABD arasındaki görüşmeler yoğunlaşmaya devam etti. Ancak, ABD içindeki siyasi nedenlerden dolayı Çin ile ABD arasında yine anlaşmaya varılamadı. Nisan 1999 - Çin Başbakanı Zhu Rongji ABD`yi ziyaret etti. Kamuoyunda bu ziyaret sırasında anlaşmaya varılması bekleniyordu. Ancak, Clinton, yurtiçindeki siyasi baskının etkisiyle son anda anlaşmaktan vazgeçti. NATO`nun ABD`nin liderliğinde Yugoslavya`ya karşı sürdürdüğü hava operasyonunda Çin`in Belgrad Büyükelçiliği`nin NATO füzelerine hedef olmasından sonra Çin ile ABD arasındaki görüşmeler tekrar askıya alındı. 15 Kasım 1999 - Çin ile ABD arasında Çin`in WTO`ya katılmasıyla ilgili ikili görüşmede nihayet anlaşmaya varıldı. 19 Mayıs 2000 - Çin ile Avrupa Birliği (AB) arasında Çin`in WTO`yakatılması konusunda ikili anlaşmaya varıldı. 24 Mayıs 2000 - ABD Temsilciler Meclisi`nde Çin`e ticarette Daimi Tercihli Ülke Statüsü tanınması kabul edildi. 19 Eylül 2000 - Aynı karar Amerikan Senatosu`nda da onaylandı. Amerikan Başkanı Clinton söz konusu yasa taslağına imza attı. 17 Eylül 2001 - Defalarca yapılan ikili görüşmelerden sonra WTO Çin Çalışma Grubunun 18.nci toplantısında Çin`in WTO`ya katılmasıyla ilgili yasal belgelerin hepsi kabul edilerek bu belgeler WTO Bakanlar Toplantısı`nın oylamasına sunulması kararlaştırıldı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı