« Hürriyet.com.tr

Çin’in baş döndürücü değişimi…

“Ne yediğine dikkat et. Kedi, köpek, ne bulurlarsa yiyorlar… Sokaklar, yemekler susam yağı kokuyor. Hatta sabunu da susam yağından yapıyorlar. O koku geçmiyor… Ekmek yok, yanında götür” vs. vs.

Hürriyet Haber
X

Çin’e gitmeden önce en sık duyduğum uyarılar bunlar…

 

Bu nedenle olsa gerek, Çin Uluslararası Radyosu’nun bir etkinliğine katılmak için gittiğim bu ülkede gördüğüm hemen her şey beni şaşırttı.

 

Hem olumlu hem de olumsuz anlamda… 

 

ÇİN'İN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ DEĞİŞİMİ / FOTO ANALİZ

 

HER YERDE FAST-FOOD’ÇULAR…

İlk durağımız başkent Pekin… Bana anlatılanlarla ve yapılanlarla hiç de ilgisi olmayan bir yer.

 

Baş döndürücü bir hızla, çok kısa bir süre içerisinde başkent kabuk değiştirmiş. Bu değişim, hem kentin çehresinde hem de yaşam tarzında çok net görülüyor.

 

Evet, Çin’in güneyinde bazı yerlerde köpek yeniyor ama Pekin’de kedi, köpek yenmiyor. Restoranlar temiz, yemekler inanılmaz lezzetli.

 

Dahası artık bir zamanların Kızıl Çin’inin dört bir yanını alışveriş merkezleri, buraları da tüm dünyanın adını ezbere bildiği markalar doldurmuş durumda.

 

Daha Türkiye’ye gelmemiş markaları bile bulmak mümkün. Batı tarzı fast-food restoranlar her yerde.

 

Hâlâ restoranlarda ekmek getirilmiyor. Ama sıklıkla karşınıza çıkan “Alman fırınları” ekmek ihtiyacınızı karşılamak için hazır bekliyor.

 

Tüm bunları fark edince şaşırmaktan kendimi alamıyorum. Çünkü tüm bu “açılım”lar son 10, belki 20 yılın eseri.

 

“MODERN ÇİN”

Başkent Pekin özelinde bu dönüşümün kırılma noktası üç yıl önceki Olimpiyatlar. Şehrin her noktasında hala Pekin 2008 Olimpiyatları’nın izini bulmak mümkün.

 

Olimpiyatlar sayesinde artık Çince bilmeyen biri yolunu Pekin’de daha kolay buluyor, birçok tarihi yapı elden geçirilmiş, yenilenmiş. Ve elbette Olimpiyat köyü “yeni Çin”in deklarasyonunun somut hali.

 

Ben “yeni Çin” diyorum. Ama Çinliler daha çok “modern Çin” demeyi tercih ediyor.

 

Ve “modern Çin”in izleri her yerde mevcut.

 

“Modern Çin” sadece Pekin’de değil gezdiğimiz tüm kentlerde devasa yapılar, görkemli ve tematik binalarla vücut buluyor.

 

Pekin özelinde Olimpiyatlar önemli rol oynuyor bu dönüşümde.

 

Ancak Çin’in genelinde “modernleşme”, uygulanan şehirleşme ve kalkınma programlarıyla yapılıyor.

 

Bu süreçte, tarihin bazı bölümleri de “yok” sayılıyor.

 

SEÇMECE TARİH

Komünizmin izleri yalnızca kamu binalarında var artık.

 

Bir de hemen her kentte yer alan, ünlü, halkını selamlayan Mao heykellerinde…

 

Ancak Mao halkını selamlarken, karşısında McDonalds, bir yanında Louis Vuitton, diğer yanında Adidas var artık.

 

Müzelerde dahi “tarih” seçilmiş. 1911 yılında sona eren Hanedanlık dönemi ile 20 yıl öncesine kadar geçen zaman dilimini görmek için hakikaten aramak gerekiyor.

 

Şehirler ise son birkaç 10 yılı anlatan birer açık hava müzesi…

 

Çin’de kentsel dönüşüm aynı mantık üzerinden yürütülüyor. Kentler, birbirinden otoban tipi geniş yollarla ayrılıyor ve “ring” adı verilen kare ya da daire şeklinde gelişiyor.

 

Bu karenin orta kısmı eski kent merkezi. Yüzlerce yıllık binaları, tapınakları buralarda bulmak mümkün.

 

Bu “iç ring”in ardından kentler, dışa doğru devasa yapılar ve sanayi tesisleriyle büyüyor.

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞ DÖNDÜRÜCÜ

Hemen hemen her kent kabaca bu mantık üzerinden geliştiriliyor. Bunu da en net ülkenin orta-güney kısmında yer alan Chengdu ve doğusunda Şanghay’a iki saatlik mesafede bulunan Suzhou da görme olanağım oldu.

 

Chengdu’nun kentsel dönüşümü hala devam ediyor. Suzhou’nunki de 1994 yılında Singapur’la kurulan işbirliği çerçevesinde başlamış ve kısa bir süre önce tamamlanmış.

 

Kurulan yeni kentlerin devasa maketleri, ziyaretçilere büyük bir gururla sergileniyor.

 

Bu yeni kurulan bölgelerde tematik iş kolları için ayrılan “parklar” da mevcut. Yüksek teknoloji, yazılım hizmetleri gibi…

 

Çok uluslu şirketlerin buralara gelip yatırım yapması için teşvikler veriliyor. Kurumlar vergisi indiriliyor, istihdamı teşvik edici önlemler alınıyor.

 

Chengdu’daki teknoloji parkında dünyaca ünlü çip üreticisi Intel’in milyonlarca dolarlık yatırımı var.

 

Bu kentin dönüşümünün tamamlanması için Çin hükümeti tarafından ayrılan yatırım miktarı da 1 milyar dolar…

 

Çin'deki bu baş döndürücü dönüşüm, rakamlara da yansımış durumda.

 

Bugün Çin nüfusunun yüzde 49,7'si şehirlerde yaşıyor. Bu oran 30 yıl önce yüzde 20 civarındaydı. 2025 yılı itibarıyla 350 milyon kişinin daha şehirlere taşınması bekleniyor...

 

BİTİRİRKEN…

Çin’den ayrılırken belki de en çok değişimin hızına şaşırdığımı fark ediyorum.

 

Gezegenin diğer ucunda yaşayan ve giderek bu dünyadaki ağırlığı artan 1.4 milyar insan dünyayı bambaşka algılıyor ve baş döndürücü bir hızla geçmişi yok sayıp, devasa yapılarla vücut bulan farklı bir modernleşme algısıyla değişimden geçiyor.

 

Kapalı devre bir yaşamı tercih eden Çin’in yarını nasıl olacak, şimdiden öngörmek çok zor.

 

Ancak yarın bir gün tekrar Çin’e gittiğimde, gördüklerimden çok farklı bir ülkeyle karşılaşacağıma da eminim.

 

ikoker@hurriyet.com.tr

http://twitter.com/ikoker

 

İrem Köker

Kaynak:

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Jet sosyetenin göz bebeği: Milyonerler adası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
2018’de mutlaka görmeniz gereken yerler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Kaplıca tatili hakkında merak edilenler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Bu köyde sıcaklık eksi 71 derece!
SonbaharSonbahar
İstanbul’da sonbaharın keyfini en iyi çıkaracağınız adresler
SonbaharSonbahar
Sonbaharın en güzel yurt içi adresleri