Çin’e gidip tarih yazdık

Çin... Son yıllarda dünyanın en çok konuştuğu ülke. Dünyada ucuz iş gücüyle 'kalitesiz' ve 'taklit' ürünler üreten bir imaja sahip 1.3 milyar nüfuslu bu dev ülkeyi geçtiğimiz hafta yakından görme ve inceleme fırsatı bulduk.

Haberin Devamı

Açıkçası herkesin kafasındaki o olumsuz Çin imajı, ülkeye adımımı atıncaya kadar benim için de geçerliydi. Ama adımımı attıktan sonra tüm düşüncelerim (hemen hemen) değişti.

Çin'e gitmemizin amacı, hem dünyayı tehdit eden otomotiv sanayilerini yakından incelemek hem de Şangay'da düzenlenen otomobil fuarını ziyaret ederek tüm Çinli markaları birarada görmekti. Aslında biz bir şekilde tarihe de adımızı yazdırdık. Çünkü Türk otomotiv basını olarak ilk kez Çin'e giderek, otomobil fabrikalarını gezip, en büyük fuarını ziyaret ettik. İleride Çin otomobilleri dünyayı istila ettiğinde, biz bu ülkeyi istila öncesinde gördük diyebileceğiz. Bunun bilinciyle Çin'i inceleyip, izlenimleri sizlere ve Çinli markalarla ilgilenen şirketlere aktarmak istiyorum.

Bizim gibi bir çok ülkenin otomotiv editörüne Çin daveti ülkenin en önemli otomobil üreticilerinden biri olan Chery'den geldi. Başka markalardan da davet vardı ama yerli bir markanın davetini o ülkeyi daha iyi tanıyabilmek adına kabul ettik. Chery, Türkiye'de ilk distribütörlük anlaşması yapan otomobil şirketi. Mazda'nın Türkiye distribütörü olarak bilinen Mermerler Grubu'yla geçtiğimiz yıl distribütörlük anlaşması imzalayan Chery, bu yıl içinde Türkiye pazarındaki yerini almaya hazırlanıyor. Yani muhtemelen Türkiye'de satılan ilk Çinli otomobil markası olacak. Kuşkusuz satışlara başlamadan önce Türkiye'deki olumsuz Çin imajını silmek için de otomotiv basınını yerinde incelemesi için ülkesine davet etti.

THY'nın uçağıyla 8.30 saat süren yolculuk sonrası önce Pekin'e indik. Pekin havalimanında 5 saat bekledikten sonra Nanjing isimli başka bir şehre geçtik. İkinci uçuşumuz yaklaşık 2 saat sürdü. Nanjing'e indikten sonra ise bu kez otobüse binerek Chery'nin fabrikasının yer aldığı Wuhu'ya vardık. Bu yolculukta takriben 2 saat sürdü. Çin, Türkiye'den tam 5 saat ilerde. Yani Pazartesi gecesi 23.20'de başlayan seyahatimiz, salı gecesi aynı saatte ancak tamamlanabilmişti.

Bir kaç saat uyuyup ertesi sabah, Chery fabrikasını ziyaret etmek için yola koyulduk. (Fabrikayla ilgili izlenimleri detaylı şekilde altta anlatıyorum). Fabrika ziyaretinin ardından otobüsle Şangay'a doğru yola çıktık. Bize 4-5 saat süreceği söylenen yolculuk tam 10 saat sürdü. Hem de mola verilmeden, aç susuz bir 10 saat. Yani anlayacağınız Çarşamba gecesi gece saat 24.00 sularında Şangay'a vardık.

Tüm bunları anlatmamın sebebi, Chery'nin uluslararası basına yönelik bu ilk organizasyonunda çuvallamasıydı. Organizasyondaki bozukluk nedeniyle bizimle birlikte olan Mermerler Otomotiv'in yöneticilerini de zor durumda bırakmışlardı. Kafalardaki olumsuz imajı sileceğim derken, bir kaç küçük ayrıntıyı atlayarak, seyahatin daha başında eksi puan aldılar. Halbuki, Çin beklediğimizin çok üstünde gelişmiş bir ülke, Chery'nin fabrikası da uluslararası otomobil fabrikalarıyla boş ölçüşecek düzeydeydi.

Sonuçta, bunu ilk organizasyonları olması nedeniyle acemiliklerine bağladık. Ama Çin'e girdiğimiz andan itibaren kafalarımızdaki Çin imajının değişme sebebi, hem ülkenin hem de otomobil endüstrisinin ulaştığı gelişmişlik seviyesinden kaynaklanıyordu.

Çılgınlık=Şangay

Şangay, bugün dünyanın en hızlı büyüyen ülkesinde yer alan dünyanın en hızlı büyüyen şehri. Şangay için dünyadaki en gelişmiş şehirlerin en başında bile diyebiliriz. Ekonomisi her yıl yüzde 10'dan fazla büyüyen Şangay'da şehri anlatacak tek kelime 'çılgınlık' olabilir. Şangay'ı dünyadaki diğer şehirlerden ayıran bir çok özellik var. Geniş, düzenli ve temiz caddeleri, 4-5 kata ulaşan şehir içi yolları, yüzlerce devasa gökdelenleri, uzayıp giden modern binaları ile Avrupa ve ABD'nin birçok gelişmiş şehrine taş çıkaracak durumda. Şehrin silueti kartpostlar için son 10 yılda adeta baştan yaratılmış. Nüfusa bağlı olarak enine ve dikine büyümenin yaşandığı Şangay'da apartmanların bile 50 kata ulaşmasının yanısıra, yeşil alanlar, bahçeler, kaldırımlar da unutulmamış.

Yollarda da öyle eski ve hurda otomobiller yok. Ticari araçlar ve taksiler Avrupa'ya nazaran biraz eski gibi gözükse de, otomobiller söz konusu olduğunda her türden aracı görmeniz mümkün. Trafikte Avrupa ve Amerikan markası lüks otomobiller olduğu kadar tanımadığımız onlarca Çinli marka da boy gösteriyor. Ülkede en çok satan otomobil markasının Volkswagen olduğu düşünülürse, tüm taksilerin Volkswagen Santana olması da kaçınılmaz oluyor. Tabi Amerikan Buick markasının da ülkede çok popüler olduğunu söylemeliyim.

Yani Şangay'ı görünce öyle kafalardaki, pis, az gelişmiş bir Çin'in tam tersine, belki de dünyanın en gelişmiş ülkesi çıkıyor karşımıza. Sahte mallarıyla ünlü ülkede, inanın bu ürünleri bulmak neredeyse imkansız. Şehrin merkezinde yer alan tüm alışveriş merkezleri, Avrupa'da görmeye alışık olduğumuz düzeyde ünlü markalarla dolu. Fiyatlar ise daha pahalı. Kimse taklit ürünlerin satıldığı yerleri bilmiyor veya söylemek istemiyor. Uzun bir uğraş sonunda bu tip mallar satan bölgeyi buluyoruz ama anlıyoruz ki Çin bu imajdan kurtulmak için bu bölgeleri yok etmeye çalışıyor. Çünkü buraları şehrin merkeziyle tam bir tezat oluşturuyor.

2 milyon metrekare alanda 1 milyon araç üretecekler

Seyahatimizin en önemli bölümlerinden biri Çinli Chery'nin fabrikalarına yaptığımız ziyaretti. Çünkü ilk kez bir Çin otomobil fabrikasını yakından inceleme fırsatına sahiptik. Çin'in Wuhu kentinde yer alan Chery fabrikasının temelleri 1997 yılında atılmış ve Kasım 1999'da ilk otomobil üretim bantlarından inmiş. Yani şurda topu topu 10 yıllık bir tarihi olan marka ve fabrikadan bahsediyoruz.

Bugün Wuhu'da 18 bin kişinin çalıştığı Chery fabrikaları tam tamına 2 milyon metrekarelik bir alan üzerinde yer alıyor. Gerçekten, fabrikanın bir ucundan diğer bir ucunu görmek imkansız. Bu fabrikalarda şu an yılda 400 bin adet otomobil, 400 bin motor ve 300 bin vites kutusu üretiliyor.

Şu an için Wuhu'daki bu dev arazide Chery'nin iki fabrikası bulunuyor. Ama üçüncüsünün de yolda olduğunu gördük. Yetkililer Ağustos ayında üçüncü fabrikanın da faaliyete gireceğini kaydediyor. İlk kurulan fabrikada bugün A5 (Alia) ve Cowin serisi üretiliyor. İkinci fabrikada ise QQ, Eastar, Tiggo ve V5 serisi üretiliyor. 3'üncü fabrikada ise yeni modellerin üretileceği söyleniyor. Bu yeni fabrikanın da tam kapasiteyle çalışmasıyla yıllık üretimin 1 milyon adede çıkacağı kaydediliyor. 10 yıl gibi kısa bir sürede katedilen yol inanılmaz.

Fabrikayı gezerken, üretim bantlarından, boya atölyelerine kadar tüm makinaların Alman olduğunu görüyorsunuz. Üretimin her aşamasında robotların çalıştığı fabrika, uluslararası markaların fabrikalarıyla bol ölçüşecek düzeyde. Hatta belli noktalarda geçmiş durumda. Yani öyle yüzbinlerce Çin'linin elleriyle yaptığı otomobiller filan yok ortada. Herşey en son teknolojiyle en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Diğer Çinli markaların fabrikaları da böyleyse, vay uluslararası otomotiv markalarının haline.

İlk Chery geliyor

Bugün Çin dışında, Rusya, Ukrayna, Africa, Ortadoğu ve Güney Amerika'ya otomobil ihraç eden Chery, Avrupa kıtasında ise ilk otomobillerini Türkiye'ye ihraç etmeye hazırlanıyor. İngiltere'de ilk modeli Alia için onay belgesini alan Chery, bu modelini bu yıl içinde Türkiye'de satışa sunmaya hazırlanıyor. Türkiye'de Mermerler Otomotiv distribütörlüğünde satışı yapılacak Chery'nin 4 modeli de onay için sırada bekliyor. Bu modeller arasında QQ, Boss, Tippo ve A1 yer alıyor. Çin'de fiyatları 5 bin dolardan başlayan Chery modellerinin Türkiye'de ise vergi yükü nedeniyle 10 bin dolar ile 20 bin dolar arasında fiyatlarla satılması için görüşmeler yapılıyor.

Taklit modeller imajı bozuyor özgün modeller Çin'i büyütüyor

Çinli otomobil fabrikasını inceledikten sonra ikinci önemli durağımız Şangay Otomobil fuarıydı. Öncelikli olarak Şangay fuarını diğer fuarlardan ayıran bir çok özelliği olduğunu söylemem lazım. En basit örneği fuarda 5 farklı Çinli markanın 5 farklı modelinin Mercedes SLK'ya benzediğini görebiliyorsunuz. Üstelik bu araçların kaliteleri ve özellikleri de birbirinden ayrı. Bazılarının açılan tavanları var, bazılarında ise Mercedes'in üç yıldızlı logosu yerine 4 veya 5 yıldız tercih edilmiş. Bunun dışında, Smart'tan tutun, BMW X5'e, Toyota Yaris'ten, Fiat Panda'ya kadar bir çok modelin taklidini görme şansınız var. Bu taklit modelleri üretenlerin hepsi, orjinal üreticilerle mahkemelik olmasına rağmen araçları sergilemeye ve üretmeye devam ediyorlar. Aslında fuarı gezerken, 3 farklı tipte Çinli otomobil markası görüyorsunuz. Birincisi Chery gibi uluslararası ortağı olmayan tamamen bağımsız olan ve özgün modeller üreten markalar. İkincisi uluslararası şirketlerle Çin'de ortak üretim yapan ve daha sonra özgün marka ve modeller yaratan firmalar. BMW'yle Çin'de ortak üretim yapan Brilliance furda yeni modellerini sergilerken, General Motors ve Volkswagen'in Çin'de ortağı olan SAIC ise 2005 yılında İngilizlerden aldığı MG Rover markasının ilk Çin yapımı modelleriyle fuardaki yerini almış. Suzuki, Ford, Mazda ve Volvo'nun Çin'deki üreticisi Changan ise Landwild ve Changan markasına sahip modellerini sergiliyor. Bu iki tip Çinli markanın yanında bir de ismi duyulmayan, üretimlerini tamamen taklit üzerine kuran markalar yer alıyor. Bu markaların ürünleri Çin'in imajının neden bozulduğunu net olarak ortaya koyuyor. Ama Çin'in en büyük otomotiv üreticileri arasında bu şirketlerin yer almaması, bu firmaların öyle çok uzun bir geleceği olmadığını gösteriyor. Yani Çin, otomotivde özgün markalar ve modellerle büyüyeceğini anlamış.

Haberin Devamı

Sergilenen 865 modelin, 603'ü Çin malı, 135'i Çin üretimi

Geçtiğimiz yıl Japonya’yı geçerek dünyanın ikinci büyük otomotiv pazarı konumuna gelen Çin’in en eski otomobil fuarı olan Şangay Fuarı (Auto Shanghai 2007) rekor katılımcı sayısıyla geçtiğimiz hafta 12'inci kez kapılarını açtı. 20 ülkeden, yaklaşık 1300 otomotiv ve yan sanayi firmasının yer aldığı fuar, 28 Nisan’a kadar açık kalacak. Fuarı 500 binden fazla ziyaretçinin gezmesi bekleniyor. Fuarın açıldığı ilk gün 100 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesi, sayının 500 bini aşacağının sinyallerini verdi.

140 BİN METREKARE

Yaklaşık 140 bin metrekarelik yeni fuar alanında açılan ve iki yılda bir düzenlenen fuar, bu yıl oldukça yoğun bir katılıma sahne oldu. Bunda, Çin’de yatırımları bulunan uluslararası markaların ve firmaların yanı sıra yerel markaların da giderek artan rekabete ayak uydurma çabaları büyük rol oynadı.

Şangay otomobil fuarında, toplam 865 araç sergileniyor. Bu araçların 265'i uluslararası markaların araçları. Yani Rolls Royce'tan Mercedes'e, Ferrari'den Peugeot ve Volkswagen'a kadar dünyanın önde gelen markaları fuardaki yerini almış. Bu 265 modelin 130 adedi ithal edilirken, geri kalan 135 model ise Çin'de üretiliyor. Fuarda sergilenen 865 modelin 603'ü ise Çinli markaların modellerinden oluşuyor.

5 DÜNYA PRÖMİYERİ

Toplamda, 5 aracın dünya prömiyerinin gerçekleştiği fuarda, 20 konsept otomobil ve 10 çevreci araç sergileniyor. Fuara General Motors Başkanı Rick Wagoner, BMW Başkanı Norbert Reithofer, Volkswagen Grubu Başkan Yardımcısı Winfried Vahland, Toyota Motor Başkan Yardımcısı Yoshi Inaba gibi uluslararası firmaların üst düzey yöneticileride katıldı.

Fuarın 20-21 Nisan'da gerçekleşen basın açılışına BBC, CNN, Bloomberg gibi uluslararası medya şirketleri katılırken, Çinden ve yurtdışından toplam 6 bin 56 basın mensubu ise fuarı takip etti. Türk otomotiv basını da ilk kez bir Çin fuarını yerinde takip etti.

10 MİLYON DOLARA STAND

Sadece geçen yıl satışların yüzde 25 oranında arttığı ve yaklaşık 7.2 milyon aracın satıldığı Çin’de pazar paylarını yükseltmeye çalışan tüm firmalar, Çinli müşterileri mutlu edebilmek ve kendilerine çekebilmek adına masraftan kaçınmamış. Örneğin Çin’de üretime başlayan en eski firmalardan biri olan Volkswagen, en yeni modellerini ve konseptlerini gösterebilmek amacıyla yaklaşık 10 milyon dolar harcama yapmış. Çin’in en büyük otomobil üreticisi olan Shanghai Automotive Industry Co. ise 7 bin metrekarelik bir alanda modellerini sergilemek için 9.1 milyon doları gözden çıkartmış.

2020’de en büyük pazar olacak

Çin'de otomotiv endüstrisinin hızla geliştiğini hep duyuyorduk. Ama yaklaşık bir hafta ülkeyi yakından seyretmek duyduklarınızında ötesinde. Özellikle otomobil fuarını takip etmek, global otomotiv endüstrisinin değişimini gözlerinizle görmek anlamına geliyor. Yetkililer 2020 yılında Çin'in dünyanın en büyük otomobil pazarı olacağını söylüyor. Zaten şimdiden Amerika’nın ardından 7.2 milyon adetlik satışla ikinciliği yakalamış durumda. Buna birde üretimde liderliği eklerse hiç kuşku yok ki, hiç bir otomotiv üreticisi Çin'i pas geçemez.

Otomotiv Mao'yla büyüyor

Mao Zedong, 1949'da iç savaşı kazanarak Çin Halk Cumhuriyetini kuran kişi. Mao, iç savaşta büyük şehirlere saldırmadan önce kırsal bölgeleri ele geçirerek 1940'li yıllarda savaşı bu bölgelerdeki köylülerin gücüyle kazanmış. Bugün hırslı ama bu hırsını tedbiri elden bırakmadan yapan bir görünüme sahip olan Çinli otomotiv firmaları da adeta 'Mao' taktiği uygulayarak dünyayı ele geçirmeye hazırlanıyor.

Yani ürettikleri modelleri ilk etapta sadece gelişmekte olan ülkelere satan Çinli markalar bunun için kaliteden çok ucuz maliyetlere odaklanmış durumda. Şimdi Çin otomotiv endüstrisi gelişmiş büyük pazarlara girmeye hazırlanıyor. Bu pazarlara girmek için kendilerini biliyorlar. Çinli bir analist olan Huang Zherui'nin "Bir çok Çinli otomobil şirketi Mao'nun 60 yıl önce yaptığı gibi büyük şeyler hayal ediyor" yorumu bunu net olarak ortaya koyuyor.

YENİ STRATEJİLER UYGULANIYOR

Çinli markalar bu oyunu önce tedbiri elden bırakmadan oynamaya başladı. Sessizce ilk yaptıkları araçları, büyük ve gelişmiş ülkelerden önce Endonezya, Afrika, Ortadoğu gibi gelişmekte olan ülkelere satarak dünyaya açılmaya başladı. Şimdi, yeni stratejilerini bir bir dünyada uygulamaya başladılar.

Bugün Çin'in en büyük otomobil üreticilerinden Chery, Amerikan otomotiv devi Chrysler ile ortaklık yaparak, Chrysler markalı araçları Çin'de üreterek Avrupa ve diğer gelişmiş pazarlara satmaya hazırlanıyor. Aynı şekilde Çinli girişimci Li Shufu tarafından kurulan Geely ise Amerika'da bir fabrika kurma aşamasında. BMW'nin Çinli ortağı Brilliance ise önümüzdeki 5 yılda Avrupa'ya 158 bin araç satmayı planlıyor.

Devlete ait Shanghai Automotive Şirketi (SAIC) 2005 yılında büyük bir süpriz yaparak batma noktasına gelen İngiliz otomobil üreticisi MG Rover'ı satın aldı. Geçtiğimiz ay ilk Çin yapımı MG banttan indi. Çinli şirket MG markasını, Avrupa ve İngiltere'de satmayı planlıyor. Çünkü buralarda hala çok büyük MG fanatiklerinin yer aldığını biliyor. SAIC şirketinin eğitmen olarak tuttuğu eski MG Rover mühendisi, "Çinliler Rover'ı aldığı zaman buna inanamadım. Ama Çin'de bir marka yeniden doğdu" yorumunu yaparak Çinli markaların hangi aşamada olduğunu ortaya koyuyor. Diğer taraftan Çinli Nanjing firması MG Rover'ın İngiltere Longbride'deki fabrikasında üretime kısa süre içinde geçmeye hazırlanıyor. Ayrıca şirket Amerika için de araçları özel olarak tasarlıyor.

DÜNYANIN İNANMASI İÇİN 10 YIL GEREKİYOR

Çin'in bugün dünya otomotiv haritasında ortaya çıkışı, Çinli firmaların büyük rakipler olmasını sağladı. Bu da bu firmaları dünya devlerini alma noktasına kadar getirdi. DaimlerChyrsler'in zarardaki şirketi Chrysler'i gözden çıkarmasının ardından, basında Çinli firmaların Chrysler için teklif verenler arasında olduğu haberleri yer aldı. Hem Çin'in en büyük otomobil üreticisi olan hem de General Motors ve Volkswagen'in iç pazarda ortağı olan SAIC'in dünya çapında büyümek için Chrysler'i almak için harekete geçtiği kaydediliyor. SAIC'in Başkanı Yu Jianwei, "Bir çok uluslararası gazeteci Çini tehdit unsuru olarak gösteriyor. Ama şu an hiç birimiz dünyayı tehdit etmiyoruz. Daha önümüzde çok yol var" açıklamasını yapsada gerçekler ortada.

Avrupa Otomotiv Sanayicileri Derneği'nin Pekin bürosunun CEO'su Dominik Declercq, "Benim tahminim Amerikalı ve Avrupalı müşterilerin Çin yapımı otomobillerin güvenilir olduğuna ikna olması için 10 yıl gerekiyor. Japon ve Koreliler bunu 20 yılda yapmıştı" diye konuşuyor.

Londra taksileri, 3'te 1 fiyatına Çin'de üretiliyor

Çinli otomotiv üreticisi Geely'nin İngiliz Manganese Bronze Şirketi ile ortaklaşa Çin'de üreteceği Londra taksisi, siyah görünümün tersine altın rengiyle fuarda sergilendi. İngiliz şirket, kendi ülkesi dışında büyümük için Geely ile ortaklık yaparak, hem İngiltere'de hem de uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefliyor. Manganesi Bronze'nin CEO'su John Russell, "Biz uzun zamandır Çin'de ortak arıyorduk. İngiltere dışında aracımızı beğenen bir çok ülkeye üretim maliyetlerimiz yüksek olduğu için satış yapamıyorduk. Şimdi Geely'le birlikte Çin'de yılda 20 bin taksi üretirken, İngiltere'deki üretimimiz ise yılda 3 bin olacak. Böylece işimizi büyüme fırsatını yarattık" yorumun yapıyor. Çin'de üretilen taksilerin maliyeti Geely şirketine göre yaklaşık 32 bin dolar. Bu rakam İngiltere'de üretilenlerin 3'ten birinden az.

MG Rover'ı alıp devler ligine girdi

Çin hükümetine ait Shanghai Automotive Şirketi (SAIC), 2005 yılında büyük bir süpriz yaparak batma noktasına gelen İngiliz otomobil üreticisi MG Rover'ı satın almıştı. Çinli firma, İngiliz markanın gücüyle Şangay fuarında ilk kez dev otomotiv markaları ligine giriş yapmış oldu. Rover markasını 'Roewe' olarak değiştiren SAIC, ilk kez yeni markasını ve Çin'de üretilen 'Roewe 750' modelini Şangay fuarında sergiledi. SAIC şirketi, MG Rover markasının da gücüyle 2010 yılında dünyanın en büyük 6 otomotiv üreticisinden biri olmayı hedefliyor. Bugün Volkswagen ve General Motors'la Çin'de işbirliği yaparak 1 milyon adet araç üreten Çinli şirket, 2010 yılından itibaren MG ve Roewe markalarıyla yılda 200 bin adet üretim yapmayı planlıyor.

Otomotiv devleri dünyaya Şangay'dan açılmaya başladı

Bugün uluslararası markaların hızla büyüdüğü bir ülke Çin. BMW, büyük beğeni toplayan Concept CS modelinin dünya tanıtımını Çin'de yapması da bunun en önemli göstergesi. BMW Başkanı Norbert Reithofer, Asya'da 2008 yılında 150 bin adet BMW satacaklarını belirterek bu rakamın 2006 yılında 50 binin altında olduğunu söylüyor.

General Motors'da yeni nesil Buick Riviera modelini Şangay fuarında ilk kez tanıtıyor. Sebebi ise Çinlilerin Buick markasını çok sevmelerinden kaynaklanıyor. Bugün gerçekten Şangay caddelerinde taksileri dikkate almazsanız en çok gördüğünüz marka Buick. Çin'de süpriz yapan diğer bir marka ise Audi. Audi, kompakt SUV segmentinde yer alacak modeli hakkında ipucu veren Cross Coupe konseptini ilk kez Şangay'da sergiledi.

Audi Cross Coupe: 2008 yılında tanıtılması beklenen kompakt segmentte yer alacak SUV modelin hakkında yeterince ipucu veren konsept, A5 ve Q7 modellerinin yanı sıra Audi Roadjet konseptinden izler taşıyor. Audi Cross CoupŽ’de görev yapan 2.0 litrelik 4 silindirli turbo dizel motor 204 beygir güç ve 400 Nm tork üretirken, 100 km’de ortalama 5.9 litrelik yakıt tüketiyor. Bununla birlikte Audi Drive Select adı verilen yenilikçi sistem; motor, şanzıman ve Audi Magnetic Ride sistemlerini "Dinamik", "Sport" ve "ekonomi" modları altında kontrol edilebilmesini sağlıyor. Ekonomi modunda dinamik moda göre yüzde 20 daha fazla yakıt tasarrufu sağlanabiliyor.

BMW CS: BMW'nin uzun zamandan beri beklenen 4 kapılı coupe modeli Şangay fuarı ile birlikte gün ışığına çıktı. BMW CS olarak isimlendirilen konsept modeli, agresif bakışlarla BMW asaletini birleştiriyor. BMW CS dört kapılı coupe segmentini yaratan, Mercedes CLS, Aston Martin ve Porsche Panamera'ya iyi bir rakip olacağa benziyor.

Buick Riviera: General Motors'un Amerika'daki markalarından biri olan Buick de Çin'de sergilediği Riviera konsepti ile büyük beğeni topladı. Yukarı doğru açılan kapıları ve coupe formu ile çok spor görünen araç 2+2 oturma düzeninde tasarlanmış.

Yazarın Tüm Yazıları