Çin’e dayanamadı Kartopu’nu satıyor

Nurten ERK TOSUNER
20.01.2006 - 00:00 | Son Güncelleme: 20.01.2006 - 00:29

Çin rekabeti ve kayıtdışı, tekstil sektörünün en eski şirketlerinden Akkök Grubu’nu da vurdu. Akkök Grubu, Ak-Al Tekstil bünyesindeki pazar lideri ’Kartopu’nu satarak, el örgü yünü ve fantezi iplikten çekilme kararı aldı.

DİNÇKÖK Ailesi’ne ait Akkök Grubu, Ak-Al Tekstil bünyesindeki ’Kartopu’nu satarak, el örgü yünü ve fantezi iplikten çekiliyor. Akkök İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali Berkman, Kartopu’nun üretildiği makinelerin satılacağını, Yalova’daki iki binanın da makineleri satın alanlara kiralanacağını söyledi. Berkman, "Bu makineleri alanların, üretime aynı binada devam edeceği için bizim burada çalışan yaklaşık 500 işçimizi de üretimde kullanacaktır" dedi.

ZARARI BÜYÜYORDU: Berkman, dış rekabet ve kayıt dışılık yüzünden son dönemlerde zararı iyice artan Ak-Al’ın bundan sonra Romanya ve Zonguldak Alaplı’daki tesislerinde üretimini sürdüreceğini söyledi. Berkman, "El örgü yünleri ve fantezi iplikte katma değer yaratamıyorduk. Bunda kayıt dışılıktan tutun da dış rekabete kadar birçok etken var. Ak-Al zararda olduğu için el örgü yünleri ve fantazi iplikten çekildik. Artık Ak-Al’cılara kár sağlayacağız. Amacımız Ak-Al’daki zararın önünü kesmekti" diye konuştu.

BEŞ AYDIR AKKÖK’TE: Beş ay önce Akkök İcra Kurulu Başkanlığı’na getirilen Mehmet Ali Berkman, Akkök Grubu’nun bundan böyle katma değer yaratamadığı işlere kaynak israf etmeyeceğini belirtti. Berkman, şöyle devam etti: "Ak-Al, kamgarn ve triko ipliği üretiyoruz. Romanya’daki fabrikada ağırlıklı olarak Doğu Bloku ülkeleri için üretim yapıyoruz. El örgüsü ve fantezi iplikte zarar ediyorduk. Bu işlerde proaktif olmak lazım. Bir yerde kaynak tüketiyoruz. İnsan vücudunda bir ben varsa, bu ben tehlikeli hale dönüşüyorsa alınması gerekebilir. Biz de onun gibi bir ameliyat yaptık. Bu 4-5 ay önce alınan bir karar."

BELLİ KONULARA ODAKLANMAK GEREK: Türkiye’nin iş hayatında bölünmeler yüzünden hem zaman hem para kaybettiğini söyleyen Berkman, Akkök Grubu’nun bundan böyle enerji, kimya, tekstil ve gayrimenkul işine daha fazla odaklanacağını belirtti. Berkman, "Aynı şekilde belki Kartopu’nu alanlar da zaten bildikleri bir konuya daha çok odaklanarak, kára geçirebilecek" dedi.

KARTOPU YÜZDE 55’LE PAZAR LİDERİ: 1978 yılında örgü yünleri, örgü, dikiş, nakış ve dantel iplikleri üretmek amacı ile kurulan Kartopu, 1983 yılında Akkök Grubu’na geçti. Sektörde yüzde 55 pazar payı ile kendi alanında liderliği elinde tutan Kartopu markalı ürünler, Ukrayna, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’ne de ihraç ediliyor.

Akkök’ün cirosu 1.4 milyar dolar

MEHMET Ali Berkman, Akkök Grubu’nun 2005 yılını 1.4 milyar dolar ciroyla kapadığını, 2006 yılında grubun yüzde 15 daha büyümesini hedeflediklerini söyledi. Grubun üretiminin yüzde 40’ını ihraç ettiğini kaydeden Berkman, bu yıl da ihracatın artarak sürmesini beklediklerini belirtti.

Romanya’dan Doğu Avrupa’ya açıldı

1974 yılında Ak-Al Yalova fabrikasında trikotaj, çorap ve dokuma sektörüne yönelik iplik üretimine başladı. Ak-Al ilk fabrikasını Yalova’da kurduktan sonra sırasıyla Bozüyük’de 1982’de ve Alaplı’da 1993’te yeni fabrikalar kurdu. 1996’da Open-End, 2001’de de yeni fantezi iplik tesislerini Yalova’da devreye aldı. 1999 yılının sonlarında ise Akkök Grubu’nun ilk yurtdışı yatırımı olan Akrom yüzde 100 Ak-Al iştiraki olarak Romanya’da kuruldu. Başta trikotaj ve çorap sektörü olmak üzere tekstil sektörünün tümünde dünyanın her yerinde üretim ve pazarlama yapmak amacı ile kurulan Akrom, gelişen Doğu Avrupa pazarına yoğunlaştı.

Orakçıoğlu: Geçen yıl kábustan alnımızın akıyla çıktık

İSTANBUL Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, beklentilerin aksine Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe 2005 yılında "kaybedenler kulvarında yer almadığını" söyledi. Orakçıoğlu, "2005 kábus gibiydi ama alnımızın akıyla çıktık" dedi. İTKİB Ar-Ge Şubesi tarafından hazırlanan "Hazır Giyim ve Konfeksiyon 2005 Sektör Raporu"nu açıklayan Orakçıoğlu, dünya ticaretinin daraldığı, Çin’in fiyat kırıp dünya pazarlarını ele geçirmeye çalıştığı, işçilik, enerji, hammadde maliyetlerinin arttığı, değerli TL ile dövizde rekabet şansının elden alındığı bir ortamda, sektörün ihracatını yüzde 4.7 artırıp, 13.7 milyar dolara ulaştırmasının ve pazarlarını korumasının başarı olduğunu savundu. Orakçıoğlu, 2004 sonlarında 2005’e bakışın gerçekten karamsar olduğunu belirterek şunları söyledi: "Biz bu karamsarlıklara pek katılmasak da, uluslararası ticarette kotaların kalkmasıyla Çin’in tetiklediği yeni rekabet ortamının dünyada yeni bir pazar paylaşımı savaşı başlatacağı düşünülüyordu. Ve bizim de bu savaştan kayıpla çıkmamız bekleniyordu. Ancak beklendiği gibi Türkiye kaybedenler kulvarında değil."

Paşabahçe: Çin bizi taklit ediyor

ŞİŞE Cam, Paşabahçe ürünlerinin Çin firmaları tarafından taklit edilip, Bangladeş’e ihraç edildiği yönünde resmi makamlar nezdinde girişimlerde bulundu. Türk şirketinin, söz konusu bilgiyi Bangladeş’teki müşterilerinden aldıkları öğrenildi. Bundan bir ay önce Kale Kilit ve Kalıp A.Ş. de benzer şikayetlerle resmi makamlara başvurmuş, ürünlerinin Çin’de taklit edilip Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’ne satıldığını açıklamıştı. Kale Kilit ve Kalıp A.Ş.’nin şikayeti ile ilgili süreçte epey yol kat edildiğini belirten Türk yetkililer, Çin makamlarının bu tür olayların önlenmesi için gereken duyarlılığı ve kolaylığı göstereceklerini ilettiklerini kaydettiler. Çin’de benzer sorunların kanıtlanması durumunda mahkemeye başvurulabiliyor. Kısa süre önce, Fransız içki üreticisi Hennessy ürünlerini taklit ettiği gerekçesiyle Golden Huanya Gıda Şirketi hakkında Şanghay Mahkemesi’nde açtığı davada 300 bin yuan (37 bin ABD Doları) tazminat kazandı. Çinli şirket, Fransız şirketin adına benzeyen Hanlissy ve Henglishi adlarıyla iç piyasaya ürünler sürmüştü.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı