"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Çin burnumuzun dibine yerleşmiş haberimiz yok

ÖNCELİKLE hem Boğaziçi Üniversitesi’ni, hem TÜSİAD’ı kutlamak istiyorum.

Önceki gün ortak düzenlemiş oldukları "Yükselen Güç Çin ve Türkiye’ye Etkileri" konferansı üç saat boyunca dinleyicilere yeni ufuklar açtı.

"Çin tehdidi" hep dilimizde...

Peki bu cümlenin arkasında neler var?

Tehdit sadece ekonomik tehdit mi, yoksa başka şeyleri de içeriyor mu?

Türkiye-Çin ilişkilerinin boyutları, Çin’in hemen burnumuzun dibindeki stratejik ittifakları, küresel vizyonu ve daha bir /images/100/0x0/55eb0b3af018fbb8f8a75ca7sürü şey konusunda bilgilendik.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki konferansın Çin’den gelen iki konuğu da vardı.

Pekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Fakültesi’nden, Ortadoğu uzmanı Prof. Wang Sualao ile Çin Silahsızlanma Birliği’nin Araştırma Direktörü Teng Jianqun.

Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜSİAD International Yönetim Kurulu Başkanı Aldo Kaslowski’nin dediği gibi "Çin vakası" öyle gelip geçici bir şey değil.

Hiçbir ülke dünya ekonomik tarihinde Çin kadar süratle büyümedi.

Bazı öngörülere göre Çin 2050 yılında 44 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılayla ABD’yi geride bırakacak.

Dünyanın süper gücü olacak.

Zaten önceki gün de duyduklarımız bunun bazı ipuçlarını veriyor.

Çin ABD’den sonra en fazla petrol tüketen ülke.

Günlük petrol tüketimi 6.5 milyon varil.

2030 yılında petrolde dışa bağımlılığı yüzde 80 oranında olacak.

ENERJİ HESAPLARI

Bu durumda aynen ABD gibi, Ortadoğu’da ve Asya’da bazı "enerji hesapları" var.

Çin bugün petrol ithalatının hemen hemen yarısını Ortadoğu’dan yapıyor.

Dolayısıyla bu bölgeye giderek yerleşiyor, ilişkilerini geliştiriyor.

Çinli Ortadoğu uzmanı Profesör Wang Sualao, Çin’in Ortadoğu’da "barışcıl bir yükseliş" trendine girdiğini söylüyor.

Hem Profesör Sualao’nun, hem diğer Çinli konuk Jianqun’un "Çin tehdidi" algılamasını yumuşatma eğilimini fark etmemek imkansız.

Her ikisi de sanki "Aman Çin’den korkmayın, dünyada barış peşinde, hükmetmek peşinde değil" mesajını vermek istiyor gibi.

Çin’in Ortadoğu’daki varlığına dönersek, Pekin’in Arap ülkeleriyle ilişkisi gayet iyi.

Daha yeni yeni Çin-Arap İşbirliği Forumu kurulmuş.

Arap ülkeleri ABD varlığını dengelemek için Çin ile iyi ilişkiler arzusunda.

Bu tespit Çinli Profesör Sualao’dan.

"Acaba Çin Ortadoğu’da Rusya’nın yerini mi alacak?"

Bu soruyu da ortaya atan aynı kişi.

ASAM’dan Necdet Pamir, Çin’in Ortadoğu’daki ilişkilerini şöyle özetliyor.

Pekin’in Suudi Arabistan ile ilişkileri 1990 başlarına dayanıyor.

Riad, Çin’den silah alımı yapıyor, petrol veriyor.

İRAN İLE DE ARASI İYİ

İran
ile ilişkiler daha köklü. 1980’lerde başlamış.

İran Çin’den silah teknolojisi alıyor.

Ancak enerji konusunda sıkı bir işbirliği var aralarında.

Çin, petrolü ABD denetimindeki deniz yolu yerine karadan tedarik etmenin yollarını araştırıyor.

İran’dan karasal bir güzergah gündemde.

Mısır’ın talebi üzerine de Çin Süveyş’te serbest bir ticaret anlaşması imzalamış.

Pamir, Çin’in Hazar Denizi çevresinde de ciddi yatırımları olduğu söylüyor.

Türkiye açısından önemli bir şey daha söylüyor:

Çin ile Türkiye 2000 yılının nisan ayında enerjide bir çerçeve anlaşması imzalamış.

Ama o gündür bugündür bu anlaşmayla ilgili hiçbir yol alınmamış.

Pamir, "Üzülerek belirtmek zorundayım ki, Enerji Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında Çin konusunda bir koordinasyon yok. Belge bulmakta zorlandım. Zaten ilgi de yok" diyor.

İşte Çin burnumuzun dibine yerleşmiş.

Bizde ilgi yok.

TÜSİAD baharda Çin yolcusu

2004 verilerine göre, Türkiye Çin’den 5 milyar dolarlık ithalat yapmış.

Sadece 400 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiş.

Çin’in 560 milyar dolarlık ithalatında payımız bu kadarcık.

Aslında 400 milyon dolar da değil 390 milyon dolar.

Oysa Çin pazarında müthiş bir potansiyel var ve biz bunu değerlendiremiyoruz.

Aldo Kaslowski, Çin’in bu potansiyelinin çok farkında olan TÜSİAD’ın bahar aylarında Çin’e "gecikmiş" bir gezi planladığını söylüyor.

Peki TÜSİAD Pekin’de bir temsilcilik açacak mı?

İşte bu noktada Kaslowski duraksıyor.

Zira Rusya’da da bir temsilcilik açılması gündemde.

Ve TÜSİAD’ın şimdilik hem Moskova’da, hem de Pekin’de temsilcilik açacak gücü yok.
X