Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çiller'siz Türkiye'nin tadı tuzu olmuyor

Tufan TÜRENÇ

Tansu Hanım hiç sinirlenip öfkelenmesin. Oy toplamak uğruna köktendincilere yandaşlık yaptığı için yönelttiğimiz eleştirilere de kızmasın.

Kendisi türbanlı posterlerini miting alanlarına astırdığı,

Seçim otobüsünün üzerinde partililere Kuran armağan ettirme şovları düzenlediği,

Din, Kuran, türban konusunu çarpıttığı,

Dini politikaya alet ettiği,

Halkı aldattığı,

Ve şaibeli malının mülkünün hesabını vermediği sürece...

Kendisini eleştirmeye devam edeceğimizden en ufak bir kuşkusu olmasın.

Bu nedenle boşuna taraftarlarına organize tepki şovları, parti yöneticilerine de açıklamalar yaptırmasın.

Hiçbir yararı olmaz.

* * *

Siz bir parti liderinin, Meclis kürsüsünde konuşan bir başka parti liderini susturmak için sıra kapaklarına vurduğunu hiç duydunuz mu?

Ben otuz yıllık gazetecilik mesleğimde böyle bir olaya tanık olmadım.

Ama geçen gün televizyon izlerken hayretler içinde bu manzarayı izledim.

Kürsüde Ecevit konuşurken Tansu Hanım birden büyük bir hırsla sıra kapaklarına vurmaya başladı.

Gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibiydi.

Hayret ettim ve doğrusu bir hayli de utandım.

Yanında Nahit Menteşe oturuyordu ve ona katılmıyordu. Sadece her zamanki gibi mahcubiyetini belli etmemek için hafifçe gülümsüyordu.

Bu tabloyu izleyen milyonlarca insan gibi utanıyor olmalıydı.

Ama Tansu Hanım kendinden geçmiş, var gücüyle sağ avucunu sıranın kapağına indirip kaldırıyordu.

Onunla birlikte DYP grubu da aynı şeyi yapıyordu.

Bazıları ise genel başkanlarına yaranmak için yerinden fırlayıp Ecevit'e bütün terbiye sınırlarını aşarak hakaretler yağdırıyordu.

Ecevit susmuş, bu acı manzarayı üzüntüyle seyrediyordu.

Çünkü Tansu Hanım'ın ‘‘Bu parlamentoda bulunmaktan hicap duyuyorum’’ sözlerine yanıt vermiş, ‘‘Ben bu parlamentoda bulunmaktan şeref duyuyorum’’ demişti.

Arkasından da eklemişti:

‘‘Hicap duyanların bu parlamentoda oturmaya hakları yoktur.’’

* * *

İşte Tansu Hanım ile DYP'lileri çileden çıkaran Ecevit'in bu sözleri olmuştu.

Dakikalarca sıra kapaklarına vurarak DSP liderini konuşturmadılar.

‘‘Korkunun ecele faydası yoktur’’ derler.

Tansu Hanım çevresindeki çember daraldıkça kontrolünü yitiriyor.

Eğer son dakikada kendisini kurtaracak bazı mucizeler gerçekleşmezse yargının önüne çıkacağını adı gibi biliyor.

(Bu konuda Çiller'in en büyük ümidi Baykal. CHP lideri kendisini birkaç kez kuyudan çıkararak Türkiye'ye büyük bir hizmet yapmıştı.)

Tansu Hanım, bir şeyi daha çok iyi biliyor, o da yargı önüne çıkınca bütün yalan büyülerinin uçup gideceğidir.

İşte bize göre Tansu Hanım'ın tedirginliğinin esas nedeni bu...

Burada DYP'lilere büyük bir görev ve sorumluluk düşüyor.

DYP'yi Çiller'in partisi olmaktan kurtarmak zorundalar.

Siz bu yazıyı okurken Hanımefendi ikinci vatanı Amerika'da bulunuyor.

Orada konuşmalar yaparak Amerikalılar'a değerli bilgilerini aktarıyor olmalı.

Bugüne kadar biz çok yararını gördük, dileriz onlar da görürler.

Umarız gezisi çok uzamaz.

Kendisini şimdiden özledik. Yeni becerilerini izlemek için dönüşünü dört gözle bekliyoruz.













X