Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çiller'in planı...

Muharrem SARIKAYA

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, dün sürpriz çıkışını yaparken neyi planlıyordu? Çiller'i iyi anlamak için geçmişteki açıklamalarına bakmak yeterli.

Ecevit, 9 Aralık tarihinde DSP azınlık hükümetini önerdiğinde Çiller'in verdiği yanıt aynen şöyle oluyordu:

‘‘Bu bizim yıktığımız formülasyonun canlandırılmasına dış destek olur...’’

Çiller'in, Ecevit'in önerisine karşı çıkması bununla da kalmıyordu.

DSP azınlık hükümetini kabul etmelerinin ‘‘olanaksız’’ oluşunu da şu sözlerle dile getiriyordu:

‘‘Biz size geniş taban önerisiyle geliyoruz. Siz bize tam tersi olan azınlık hükümetini teklif ediyorsunuz.’’

Sözlerinin sonunda ise şu cümleyi oturtuyordu:

‘‘Öneriniz bizim GİK'te aldığımız kararın tam aksi...’’

* * *

Çiller, 16 Aralık tarihinde Ecevit'in görevi iade etmesini isterken de şunları söylüyordu:

‘‘Hükümet arayışları oyalama taktiğine dönüşerek iyi niyet sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Ecevit her 10 günde bir şapkasından hükümet formülleri çıkartıyor...’’

Açıkçası Çiller bu açıklamalarında DSP azınlık hükümetine kapıları kapatıyordu.

Şimdi ne oldu da daha 20 gün önceki açıklamalarından 180 derece döndü.

Bu soruya dün Meclis kulisinde herkesin verdiği yanıt aynı oluyordu:

‘‘Erez'in hükümet kuracağını gördüğü için korktu...’’

* * *

Yapılan yorumlar bununla da kalmıyordu.

Çiller, bir manevra ile sadece siyasi rakibi Yalım Erez'i değil, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i de devre dışı bırakıyordu.

Demirel'e, ‘‘Bak senin istediğin değil, benim istediğim oluyor’’ mesajını yolluyordu.

Bunları yaparken, bugüne kadar birlikte olduğu FP ve CHP'yi bir kenara atabiliyordu.

Hatta ezeli rakibi Mesut Yılmaz'a, kapalı kapılar ardında, ‘‘Biz böylece 300'lük blok oluruz’’ diyerek, bundan böyle FP ile birlikte olmayacağı mesajını da veriyordu.

Diğer taraftan sürekli dirsek temasında bulunduğu, İstanbul üzerinden mesajlaştığı Baykal'ı da açmaza itiyor, CHP'nin kozlarının zayıflamasını sağlıyordu.

* * *

Çiller'i değişime, kulislerde söylendiği gibi sadece Erez korkusu mu itti?

Yoksa hafta sonu gittiği İstanbul'da yaptığı bazı temasların ve aracıların devreye girmesinin etkisi mi oldu?

ANAP yöneticilerinden biri, Çiller'in ziyareti sonrası şu soruyu yöneltiyordu:

‘‘Bu iş Ecevit başbakanlığında ANAP-DYP-DSP hükümetine gider mi?’’

Yılmaz'ın Ecevit ile görüşmesi sonrası yaptığı açıklamaya bakıldığında aslında arzunun bu yönde olduğu görülüyordu.

Tabii bunun gerçekleşmesi için üç unsurun gözardı edilmemesi gerekiyor.

Birincisi, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ikincisi CHP Lideri Deniz Baykal, üçüncüsü ise FP Lideri Recai Kutan...

Erez, hükümeti kurma çalışmasını yürütürken, Demirel'in böyle bir öneriye olumlu yaklaşması beklenebilir mi?

Baykal, Refahyol'dan sonra yakaladığı ikinci hükümet şansını da geri tepip, Ecevit'e başbakanlığı bırakır mı?

Kutan, Çiller'in kendisini açıkta bırakmasının ardından, her aşamada gelip danışacağı ve onore edeceğini söylediği Erez'e bu aşamadan sonra nasıl yaklaşır?

Bütün bu soruların yanıtını almak için ise bir hafta bile beklenilmeyecek.

Muharrem

SARIKAYA



X