Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çiller'in kurtlarla dansı

Tufan TÜRENÇ

DYP Genel Başkanı, türbanlı dev posterlerini miting meydanlarına astırınca niyeti açığa çıkmıştı.

DYP'yi iktidar, Erbakan'ı başbakan yapan Çiller, o posterlerin önünde yaptığı konuşmalarda FP tabanına sıcak mesajlar verdi.

Amaç Fazilet Partisi'nin tabanından oy tırtıklamaktı.

Demokratik, laik cumhuriyetten yana olan yeni seçmen kitlesinden istediği oyu alamayacağını hesaplayan Tansu Hanım'ın içine düştüğü acı bir durumdu bu.

Fazilet tabanına muhtaç olmak, cumhuriyetin bütün nimetlerinden yararlanmış modern bir kadın için büyük bir talihsizlikti. Üstelik bu oylar uğruna kurtlarla yapılacak dans çok da tehlikeliydi.

Ama demek ki kopkoyu bir hırstı ki, insanın yüreğini kaplayınca bunu göze alabiliyordu.

Sonra birdenbire bu posterler ortadan kaldırılıverdi. FP tabanına otobüsün üzerinden gönderilen ‘‘türban, imam hatipler ve ezan’’la ilgili söylemler de yine birdenbire kesiliverdi.

Ne olmuştu?

Partililere göre seçmenlerden büyük tepkiler gelmişti.

Pabuçun pahalı olduğu görülünce de ne poster kaldı ne söylemler.

Yüz binlerce posterli kartpostal da depolara kondu.

* * *

Bir süre kurtlarla dansa ara verildi. Seçmenin nabzı sürekli yoklandı.

Ama umulan olmadı. Laik, demokratik cumhuriyetten yana olanlar, 1995 ihanetini unutmuyorlardı.

Yapılan bütün anketlerde DYP'nin durumu parlak çıkmıyordu. Hele büyük kentlerde hava iyice iç karartıcıydı.

Aday başvurularındaki düşüklük de çok önemli bir göstergeydi.

Çaresiz kurtlarla dans yeniden başlatıldı.

Bir yandan büyük kentlerin belediye başkanlıkları için pazarlık yapılıyor, bir yandan da tarikatlara kanca atılıyordu.

46 ruhunun devamı, demokrasinin çimentosu olan DYP, cumhuriyet karşıtlarına oy için avuç açmak zorunda kalıyordu.

Başkanlık Divanı, FP ile İstanbul ve İzmir'deki pazarlıkları ‘‘hayal ürünü’’ diye yalanlıyor, ama görüşmelerle ilgili haberlerin ardı arkası kesilmiyordu.

Sonunda bomba patladı.

Çiller'in DYP'si, cumhuriyet karşıtı Milli Görüşçüler'e kapısını açıyor ve hepsini bağrına basıyordu.

Bunların arasında ‘‘Devlet yönetimi kadına emanet edilemez’’ diye yazan sarıklı Milli Gazete yazarı Mehmet Talu bile vardı.

İsmailağa Cemaati temsilcisi olan bu sarıklı, DYP adayı diye ilan edildi.

Kurtlarla dans büyük bir coşkuyla sürdürülüyordu.

* * *

İşin şaşırtıcı yanı, bütün bu kepazeliklere DYP'nin aklı başındaki mensupları bile ses çıkarmıyorlar, kurtlarla dansı suskunluk içinde seyrediyorlardı.

Hatta tarikat ileri gelenleriyle görüşmeleri sürdüren Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Gölhan, ‘‘FP'ye iktidar verilmeyeceğini, bu camiadaki insanlara kapılarının açık olduğunu’’ ilan ediyordu.

DYP, Tansu Çiller önderliğinde ikinci ihaneti de böylece sahneye koyuyordu.

Bu tatsız bir gidiştir. Türk demokrasisinin çimentosu olan bir parti, bu tür yollara sapma hakkına sahip değildir.

Milletvekilliği koltuğu uğruna bu günaha ortak olanlar, bunun altından kalkamaz.

Seçimden sonra tarikatların önüne koyacağı faturaları, DYP nasıl ödeyecek? Bunların hesabının kitabının yapıldığına inanmıyoruz.

Çünkü izlenen bu yolun akılla, mantıkla en ufak bir ilgisi yoktur. Ülkenin çıkarlarına da terstir.

Belli ki aşırı hırs ve kin, Tansu Hanım ile kurmaylarının gözünü kör etmiş.

Hepsi çıkmaz bir yolda, önlerini görmeden büyük bir hızla koşuyorlar.

Hem de laik, demokratik cumhuriyete olan görevlerini unutarak, şeriatçıları kucaklıyorlar.

Unutmasınlar, kurtlarla dansa kalkan, yem olmayı da göze alır.



X