Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çilekeş sıkı geldi

Mor ve Ötesi ve Manga’nın satış başarısından sonra müzik şirketlerinin Türkçe rock’ı bir trend olarak görüp ‘amanın ben de derhal bir Türkçe rock albümü yapmalıyım; şimdi rock satıyor’ cinsinden bir panik havasına girdiği aşikar.

Siz de gayet net bir şekilde görüyorsunuz ki, eskiden plak şirketlerinin kapısından kovulan gencecik rock gruplarının peşlerinden koşuluyor, ardı arkasına yeni rock albümleri çıkıyor piyasaya.

Hangisi satıyor? Durun söyleyeyim size; hiçbiri. Sebebi nedir dersiniz? Mor ve Ötesi’yle Manga’nın izini takip ederek para kazanmaya çalışan yapımcıların bulduğu bu yeni grupların hepsi mi kötü yani? Elbette değil.

Ancak bugüne dek hep standart Türk popu albümleriyle uğraşan ve pek de vizyonu olmayan bir yapımcının ‘satacak’ bir rock albümü yapması kolay değil. Genellikle işi ucuza getirmeye çalışan, para harcadı mı da abuk sabuk yerlere harcayan yapımcı prototipinin; bu işte şarkılar kadar önemli olan şeyin ‘sound’ olduğunu anlaması biraz zaman alacak gibi gözüküyor.

Elinde demosu, yüreğinde umutlarıyla kapılarını çalan genç rock gruplarının albümlerini; zerrece prodüktörlük hizmeti vermeden, kaydına, miksine para ve emek harcamadan; neredeyse demo kıvamında basarsanız işin sonu baştan bellidir.

Albüm satmaz, yapımcı grubun tutmadığını düşünür ve kendilerine kapıyı gösterir. Nasıl olsa işe fazla para yatırılmamıştır. Olan o genç grubun umutlarına olur. Ellerinde satmamış bir albüm ve yıkılan hayalleriyle kalakalırlar. Çoğunlukla suç onlarda değildir üstelik.

Rock dinleyenlerin beklentisi bir miktar farklıdır; ucuz numaraları yemezler. Yıllardır bu işi yapan bir sürü yabancı grubu dinlemektedirler. İyisiyle kötüsünü ayırt ederler.

ÇATIR ÇATIR ÇALMIŞLAR

Çilekeş’in adını ilkin 2003’te ‘Fanta Genç Yetenekler Aramızda Yarışması’nda aldıkları birincilikle duymuştum. Bana göre o yarışmanın finalistleri arasında dikkate değer tek grup da Çilekeş’ti. Hatta Fanta, finalistlerin ham yarışma performanslarından kayıt yapıp aynen piyasaya çıkarttığında bayağı
içerlemiştim. ‘Yazık’ demiştim içimden ‘şimdi Türkiye bu kayıtla tanıyacak Çilekeş’i’... Bana sorarsanız memleketteki üç beş müzik prodüktöründen biri olan Volkan Başaran’la karşılaşmamış olsalardı; öyle de
olacaktı.

Çilekeş’in albümü ‘Y.O.K’ta gördüğüm prodüktörlük hizmeti, Tarkan Gözübüyük’ün ve kısmen de İskender Paydaş’ın işlerinden beri gördüğüm en iyi iş olmuş. Sadece vokal biraz daha önde olsaymış sanki daha iyi olurmuş gibi geldi bana.

Manga kulvarında oldukları düşünülürse, onlara göre daha sert bir sound; dolayısıyla nu-metal kategorisinde dünyadaki örneklerine daha yakın bir albüm. Şarkılar da gayet iyi. Çatır çatır çalmışlar helal olsun, gencecik adamlar. Albümü komple beğendim ama özellikle

‘Kendimden Geriye’, ‘Y.O.K’, Rap’çi Fuat’in katılımıyla coşmuş olan ‘Gözaltı’ ve Aylin Aslım vokalli etmiyor’a özel olarak dikkat edin.
X