Çikolatayı seviyorum, o kadar!

Asli UĞURLU Mutlu TÖNBEKİCİ
31.10.1997 - 00:01

O geçmişten, biz bugünden!

Bir akşam, televizyonun karşısına oturmuş, öylesine zap yaparken, birden ‘‘dökülen yapraklar, kadife sesler, çikolata renkler...’’ diyen bir ses duyduk. Allahım oydu! Hala orada, aynı dekor, aynı mikrofon ile karşımızda duruyordu. Herşey değişiyor, o değişmiyordu. Yelpazesi, tüm rengarenkliği ile arkasında duruyor, Sezen Cumhur Önal başını hafif hafif sallayarak programını sunuyordu. Öte yandan sonbahar bütün kasveti ile gelmişti. Bir de gidip ondan öğrenelim dedik neymiş bu sonbaharın gizemi. Maçka'daki evine gittiğimizde neden sürekli dökülen yapraklar dediğini daha iyi anladık. Evinin tam karşısında park vardı. Evde her taraf tahmin edileceği gibi çikolata kutularıyla doluydu. O sürekli ikram ediyor, biz de çatlayıncaya kadar yiyorduk. Fakat röportaj yapmak, işin en zor tarafıydı. 1960'dan beri radyo, 1985'den beri de televizyon programı yapan, 900 tane şarkı sözü yazan, dönemin yerli ve yabancı ünlülerine Türkçe sözlü şarkılar söyleten, onlarca ödülü olan Sezen Cumhur Bey sürekli geçmişten söz etmek istiyor biz ise bugünden. Zaten geçmişini bilmeyen var mı? Durmaksızın çalan telefonlardan dolayı mevzular da dağılıp gidiyordu. Bir de Haticemiz var. Sezen Bey'in yardımcısı Hatice Hanım sohbetimizin kaçınılmaz kahramanıydı. Yazıda okuyacağınız ‘‘Haticeee!’’lerin hiçbiri sonradan eklenmiş değil, ayniyle vakidir. Biz çok eğlendik ama Sezen Cumhur Bey bize biraz kızdı galiba. Onun engin hoşgörüsüne sığınıyor, sizlere de iyi pazarlar diliyoruz.

GENÇLERİN ŞARKILARIMA İHTİYACI VAR

Evet, yeni şarkı sözleri yazıyorum. Bir tane var. ‘‘Aradığım sen değilsin, yokluğun. Sen gelince anladım’’. Shirley Bassey'in söylediği Passion'a söz yazıyorum. Benim yazdığım parçalar geçmişte kaldılar. Ama melodi ve sound olarak yeniliklerinden hiç bir şey kaybetmediler. Günümüzde onları değerlendirmeyi düşünüyorum. Şimdiki gençlerin onlara çok ihtiyacı var.

NE HAKKIN VAR BU PANTOLONU GİYMEYE?

Niye yaşayayım geçmişte? Siz geçmişte yaşıyorsunuz. (Aslı'ya sesleniyor) Ayağa kalkar mısın? Lütfen ayağa kalk... Batuhan görüyorsun değil mi? Sen de görüyorsun. Bu senin giydiğin ekoseli pantolon 1960 yılının pantolonu. Ben yaşamıyorum, sen yaşıyorsun. Üzme beni ne olur. Bu pantolon 1960'ın pantolonu, sevgilim giyiyordu o zaman. Ne hakkın var 97'de giymeye?

SONBAHARLA GERÇEKLER DE GELİR

Yılın üçüncü mevsimi insanları biraz daha duygulu. Bakın yazın pırıl pırıl bir güneş, aydınlık insanlar, mavi deniz, beyaz dalgalar... Sonbahar geldiği zaman gerçekleri görürsün. Çocuklar! Yapraklar dökülmese nasıl yeniden yeşerecek? Gece olmasa gündüz nasıl olacak? Sonbahar kış olmasa yazın tadı nasıl anlaşılacak?

Sonbahar da geldi. Fena olmuşsunuzdur...

- Yo hayır ben kendimi çok iyi hissederim. Bilerek ya da bilmeyerek dökülen yaprakları severim. Güneşi yaz kıyılarında bırakırız. Ama yüreğimizde bir güneş vardır. O güneş hiç bir zaman sönmüyor.

Siz pek sokağa çıkmıyorsunuz galiba. Bizim için sonbahar, yağmur, sel ve çamur anlamına geliyor da.

- Hayır sakın! Yılın üçüncü mevsimi insanları biraz daha duygulu. Bakın yazın pırıl pırıl bir güneş, aydınlık insanlar, mavi deniz, beyaz dalgalar ama ağustos böceği ve karıncanın hikayesini unutmamak lazım. Yazın biraz daha eğlenirsen kışın daha çok çalışırsın. Sonbahar geldiği zaman gerçekleri görürsün. (Hatice hanımefendilere ve beyefendiye kahve yap.)

Biz yazları da çalışıyoruz. Gerçekleri her mevsim görüyoruz yani. Ama düşen yaprakları pek göremiyoruz.

- Yaşınız çok genç. Düşen yaprakların güzelliğinin farkında bile değilsiniz.

Ama ortada ağaç bile yok...

- Çocuklar! Yapraklar dökülmese nasıl yeniden yeşerecek? Gece olmasa gündüz nasıl olacak? Sonbahar kış olmasa yazın tadı nasıl anlaşılacak?

Sürekli yaz yaşayan Kaliforniyalılar’ın böyle düşünmediğinden eminiz. Şarkısı bile var: ‘‘It never rains in Southern California’’ (Güney Kaliforniya'da asla yağmur yağmaz).

- O salak Kaliforniyalılar öyle düşünebilir. İyi ki o salaklardan değilim. Ben çok mevsimden yanayım. Her gün baklava yenir mi?

Valla ne yalan söyleyelim yeriz.

- Yapmayın! Değişiklikler hayatın rengi deseni.

Siz niye hiç programınızı, dekorunuzu değiştirmiyorsunuz?

- Niye? Benim programımın dekoru on yılda dört kere değişti.

Biz hiç farketmedik.

- Dekor değişse ne olur, değişmese ne olur. Benim programım zaten yenilikçi. Benim söylediklerim değişiyor sürekli.

30 yıldır ‘‘Bu günlük de bu kadar. Bizim zamanımız doldu. Bizim zamanımız doldu ama şarkılar devam edecek. Aşklar da tabii. İnsanlar yaşadıkça. Bir başka müzik programında yine sizlerle birlikte olmak ümidiyle allahaısmarladık’’ diye bitiriyorsunuz programlarınızı.

- Evet. Şimdi beni taklit ediyorlar ama. Her haber bülteninden sonra ‘‘iyi akşamlar Türkiye, her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa’’ diyorlar mesela. Bu işin babası benim.

Geçenlerde bir haber vardı. TRT, misyonunu tamamlayan programları kaldırıyor diye. Sizin programınız da bunların içinde.

- TRT'de kim kaldıracak benim programımı? İstersem ancak ben kaldırabilirim. Benim öyle bir şeyden haberim yok.

Adamo ve Macias’ın ünü!

Neden özel televizyonları hiç düşünmediniz?

- İhtiyaç duymadım. Ben TRT'den çok memnunum. Özel TV'dekiler acaba çok mu memnunlar? TRT benim kafama çok uygun.

Hala şarkı sözü yazıyor musunuz?

- Yazıyorum. Bir tane var. ‘‘Aradığım sen değilsin, yokluğun. Sen gelince anladım’’. Shirley Bassey'in söylediği Passion'a söz yazıyorum.

Yine mi aranjman?

- Benim yazdığım parçalar geçmişte kaldılar. Ama melodi ve sound olarak yeniliklerinden hiç bir şey kaybetmediler. Günümüzde onları değerlendirmeyi düşünüyorum. Şimdiki gençlerin onlara çok ihtiyacı var.

Aranjmanlara mı?

- Evet çünkü Türkiye'den besteci falan çıkmıyor. Ben tabii Dede Efendi’lerden, Itri’lerden söz etmiyorum. Arif Sami Toker olsun o dönemin bestecilerinin hiçbirisinin dokusu yok. Ben 1964 yılında şarkı sözü yazmaya çalışıyorum, 1997'de Nilüfer yine yabancı bir şarkıyı Türkçe seslendiriyor. Yabancı şarkılara söz yazmak kabiliyet ister. Geçmişe dönüp düşünmedikleri için bunların farkında değiller. Ertan Anapa ile bir gün stüdyoya girdik. Tom Jones'un Love Me Tonight'ını yapacağız... (Hatice! Kim arıyor?) Yani iyi şeyler için çok uğraşıyorduk. Siz bilmezsiniz. 1960 yılında yaptığım programlarda Adamo, Enrico Macias kendi ülkelerinden önce burada meşhur oldular. İlk defa bunları ben çaldım. Burada insanlar ayaklandı. Onlara kendi şarkılarını Türkçe sözlerle söylettim. Sonra dünyaca ünlü oldular... (Hatice! Kimmiş?)

Eskiler simdi para ediyor

Siz hep geçmişte mi yaşarsınız?

- Hayır. Niye yaşayayım geçmişte? Siz geçmişte yaşıyorsunuz. (Aslı'ya sesleniyor) Ayağa kalkar mısın? Lütfen ayağa kalk... Batuhan görüyorsun değil mi? Sen de görüyorsun. Bu senin giydiğin ekoseli pantolon 1960 yılının pantolonu. Ben yaşamıyorum, sen yaşıyorsun. Üzme beni ne olur. Bu pantolon 1960'ın pantolonu, sevgilim giyiyordu o zaman. Ne hakkın var 97'de giymeye?

Satılıyor, alıyorum.

- Hayır efendim çünkü moda bu. Eskiler şimdi para ediyor. (Hatice! Servisi hazırla, ben gelip bakacağım!) Ben bugün istesem Michael Jackson'a, Madonna'ya Türkçe sözlerle şarkı söyletebilirim.

Biraz abartmıyor musunuz?

- Niye efendim? Shirley Bassey geçtiğimiz günlerde geldiğinde pekala kabul etti. Onların ne fazlası var? 60'larda Jonny Hallyday neyse bugün de Michael Jackson o. Ona söyletebildiysem...

Nasıl ulaşacaksınız Madonna ve Michael Jackson'a?

- Ulaşmak mı? Çok basit olaylar bunlar.

Kabul ederler mi?

- Niye etmesinler? Onlar da yenilik peşinde koşuyorlar.

Televizyonda tuttuğunuz mikrofon fişe takılı değil, değil mi?

- Ha ha. Değil, başka bir mikrofon var. Benim elimde tuttuğum süs. Ama mikrofon olmayınca elim havada kalıyor.

Televizyondaki tiplemeyi nasıl yarattınız? Romantik adam imajı, çıkayım da orada romantik şeylerden bahsedeyim filan.

- Deminden beri benimle konuşuyorsunuz, görüşüyorsunuz. Az çok karakter yapımı anladınız. Böyle bir şey zorlaya zorlaya olur mu Bayan Tönbekici? Ben rol yapmıyorum kendimi oynuyorum.

Ama normal hayatta öyle konuşmuyorsunuz.

- Belki nezleliyimdir, belki bu bedava ses, o paralı ses. (Hatice bakar mısın!)

Mikrofonum süs

Herhalde her an incinmeye, kırılmaya, ağlamaya hazır bir insan değilsiniz.

- Bak nasıl dalga geçiyor. Ben hüzün çocuğu değilim. Kesin değilim. Ama kaybolan yılların özlemini taşıyorum. Ben normal bir insanım. Ben de üzülürüm, sevinirim, kıskanırım... (Hatice şu siyah telefonu bana getirin. O siyah telefonu ben açıcam bundan sonra.)

İlk size televizyondan teklif geldiğinde...

- Ben televizyona teklifle değil, tehditle geçtim. Televizyonu da yapmak zorundasın yoksa bize program yapma dediler. (Haticeee!) Ondan sonra... (Hatice nerdesin sen? Gel buraya. İçerden radyo programlarını getir. Ankara, İstanbul, İzmir programlarını getir ve etiketlerden de birer tane istiyorum. Hadi.)

Niye herşeyinizi biriktiriyorsunuz?

- Duruyor işte.

Durmaktan biraz fazla. Herşeyi arşivlemişsiniz.

- Müthiş bir arşivim var. Müthiş. Ses arşivim, yazılı, görsel hepsi müthiştir. Belki hatıra olsun diye, belki nereden nereye geldiğimi görmek içindir.

60'larda da nostalji yapar mıydınız?

- Hayır. Siz iyice benimle dalga geçiyorsunuz.

Dalga geçmiyoruz soru sormaya çalışıyoruz. Hayatınızda hiç zenci dediniz mi?

- Çok az.

Diliniz mi varmıyor zenci demeye?

- Hayır dilim varmıyor değil. Şimdi radyo programları başka bir evrendi. Onun farkını dinleyiciye ulaştırmak lazım. Tercümelerimi veririm, onları süslerim. (Melek, sen burda kal. Söyle Hatice'ye bunları toplasın. Sonra sen buraya gel.)

Saçınızı ve sakalınızı boyuyor musunuz?

- Bilemem. Bakın çocuklar bu çikolatalardan da yiyin. Bunlar çok güzel.

Bizi çikolatalarla susturamazsınız. Sorucaaz.

- Saçımı sakalımı nasıl görüyorsanız öyledir.

Doğal görünüyor ama boyuyormuşsunuz gibi geldi.

- Böyle bir suale inanamıyorum. Nasıl görüyorsanız öyledir.

Evde ne dinlersiniz?

- Ne sunup çalarsam onu dinlerim.

Yeni müzikleri dinliyor musunuz? Rock müziği dinler misiniz mesela? Kafanız kaldırır mı?

- Ben Elvis Presley hayranıyım. Sallana yuvarlana bütün dünyayı yerinden oynattı.

8 milyon plak sattım

Beyaz çikolata sever misiniz?

- Çikolata, çikolata renginde yenir. Siz çikolata hakkında ne biliyorsunuz? Yedinci, sekizinci sınıf kakaolardan asfalt yapılıyor mesela. 11, 12. sınıf olanları ihraç ederler.

Gece yarısı şurada bir çikolata var deseler gider misiniz?

- Bahsettiğiniz canlı bir çikolataysa giderim.

Çikolata renkli bir sevgiliniz oldu mu hiç?

- Hayır hiç.

İster miydiniz?

- Değişik olabilir evet.

Kaç tane sattı şarkı sözlerinizin olduğu plaklar?

- O zamanlar 20 milyonluk ülkede 8 milyon plak sattım. Berkant, Tanju Okan, Özdemir Erdoğan, Nilüfer, Selçuk Ural... Hepsinin ilk şarkılarını ben yazdım. (Bakar mısın bir dakika. Hatice, Hatice. Ne yapıyorsun kızım sen içeride?) Yıllarca Türkiye şarkılarımı bedava dinledi. Herkesten 100 bin lira isteyeceğim. (Melek, Hatice Hanım'ı çağırır mısın bana! Yatak odama kimse girmesin.)

Zararınızı telafi etmek için çikolata markası çıkartmayı düşündünüz mü hiç?

- Bilmiyorum. Çikolatayı seviyorum o kadar.

En son aldığınız CD ya da kaset ne?

- (Hatice!) Bana hediye geliyor cd'ler kasetler. Rusya'dan Romanya'dan...

(Haticeeeee!!!)

Yayınlanma Tarihi : 31.10.1997 - 00:00
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün