Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ciğerimiz yanarken

<B>ÖNCEKİ </B>gün Marmara Bölgesi'nin tamamında orman yangınları çıktı, <B>1.000 hektara </B>yakın yeşilimiz cayır cayır yandı. Daha doğrusu yakıldı.

İstanbul Burgazada'da çıkan yangını ekranlardan izledik. O cennet yok oldu. Sorumlu bulundu: Lodos!

Burgazada'yı gördünüz mü? Sait Faik'in yaşadığı, öykülerine ilham veren ada. Dört ada içerisinde en güzeli, en yeşili ve en şiriniydi. İstanbul'a denizden 2-3 kilometre, helikopterle 1 dakika uzaklıkta.

Önceki gün o güzelim adayı perişan eden yangın, sorumsuzluğun, umursamazlığın en somut örneği. Ormanlar tutuşmuş, evler yanıyor, aradan saatler geçiyor ve havadan müdahale yapılamıyor!

Adada 2 adet itfaiye aracı ile 4 itfaiye görevlisi varmış!

Dört bir yanı ormanlarla çevrili İstanbul'da yangın söndürme uçağı ve helikopteri yok.

Adaya saatler sonra çıkarma gemileriyle itfaiye ve diğer araçlar gönderiliyor.

Uçak ve helikopterlerin sözleşmesi 1 Ekim'de bitmiş!

Özellikle Büyükada, Heybeli ve Burgaz'ın büyük bölümü orman. Çıkacak bir yangına karşı hiçbir önlem alınmadığı gibi, ortalıkta bir acil eylem planı yok. Yangın saatlerce seyrediliyor.

Şimdi bu sorumsuzluğun, umursamazlığın hesabı sorulacak mı?

Hayır, sorulmayacak.

Zaten gündem dün değişti. Borsa, döviz, Irak mırak derken yangınlar unutulacak.

Önceki gün yanan (ya da yakılan) sadece yeşil Burgazada değildi. Marmara ve Trakya bölgesinde pek çok yerde orman yangını çıktı, yüzlerce hektar yeşilimiz cayır cayır yandı.

Lodos varmış da, bu yangınlar o yüzden çıkmış, büyümüş!

Yanan ormanlarımız geri gelmeyecek. Bugünden ağaçlandırsak, yenisi belki 50 yıl sonra yetişecek.

***

Ormanlarımız yanıyor, yakılıyor. Orman arazileri, Anayasa değişikliği yapılarak, el koymuş olanlara peşkeş çekilmek isteniyor. Konu yakında gündeme gelecek.

Bir sürü uyanık ‘‘komşuda pişer bize de düşer’’ mantığı ile orman arazilerine el koyma peşinde. Bunca yangın boşuna çıkmıyor.

Onun ötesinde nedenler var:

1- Sigara izmariti.

2- Ormanda ateş yakanlar. Izgara et yapan piknikçiler, anız yakanlar, çay pişirenler.

3- Orman üzerinden geçen enerji hatları.

4- PKK sabotajcıları. Bunlar çok ormanımızı yaktılar.

***

Çok merak ediyorum, acaba ülkemizde orman yaktığı için yakalanıp tutuklanan ve ceza alan kaç kişi var? Bu işin cezası nedir? Caydırıcılığı var mıdır?

Ormanlar en büyük ulusal servet... Ve her an ‘‘saldırıya’’ açık. Siz bu serveti korumayacaksınız, birtakım cahiller veya sabotajcılar sürekli saldıracak, yeşil örtüyü yok edecek...

Ve siz ‘‘tasarruf’’ için kiralık yangın söndürme uçaklarıyla helikopterlerini sayıca en alt düzeyde tutacaksınız, 1 Ekim gelince de yerine teslim edeceksiniz. İstanbul'un dibinde Burgazada yanarken gönderecek uçağınız ve helikopteriniz olmayacak. O iş için para yok!

Ama İstanbul ve Ankara'da vur patlasın çal oynasın hikáyeleri için para çok!

***

Evet, önceki gün Türkiye'nin ciğerleri yandı. Ama konu hemen söndü. Yani gündemden düştü. Gündem çok daha önemli (!) konulardan oluşuyor.

Borsa, faiz, döviz, rant, tezkere...

Ülkeyi yönetenler bu yangınlarla ilgili bir şey söylemedi. Göstermelik bile olsa ‘‘üzüntü’’ açıklanmadı. Şimdi savcılıklar birkaç soruşturma başlatacak, sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır olacak ve hiçbir şey değişmeyecek. Geri kalan yeşilimizin bir bölümü önümüzdeki yaz, ötesi daha sonra yanacak-yakılacak.

Ben bu ülkede Orman Bakanı olsaydım, önceki gün yaşanan korkunç yangınlar, ihmal, sorumsuzluk nedeniyle istifa edip Türkiye'ye en büyük hizmeti yapardım.

Bir günde yok olan 1.000 hektara yakın ormanımızın üzerine bir bardak soğuk su içelim.

Sorumlular utanmıyor, bari biz utanalım.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI