Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çifte standart yaşamın parçası

Hamas olayı, başkalarında şikayet ettiğimiz çifte standartlı yaklaşımın, bizim yaşamımızın da bir parçası olduğunu ortaya çıkardı. Bakın, geçen haftaki gelişmeler bize neler anlattı.

Hamas liderinin Ankara ziyareti, günlük yaşamımızda artık alışkanlık yaratan çifte standart uygulamasının nasıl yaygınlaştığını göstermesi açısından çok ilginç bir örnek oldu.

 

Bu köşeyi izleyenler okudu: Ben, Hamasziyaretinin -eğer bundan sonrası iyi yönetilirse-Türkiye’ye, ileri sürüldüğü gibi, büyük zarar verdireceğine inanmıyorum. İşki, Ankara Hamas’ı izlesin ve silah bırakmadığı,İsrail’i tanımadığı taktirde, arasına mesafe koysun, inatlaşmadan, Hamas’ı etkileme çabalarını sürdürsün.

 

Şimdi gelelim, çifte standart kavramına.

 

Demeçleri ve medya’daki yorumları okuduğunuz zaman, hem kamuoyunda, hem de Devlet katında aynı çifte standart ile karşılaşıyorsunuz.

 

KAMUOYU’nun önemli bir bölümü, Hamas liderinin gelişinin, ABD ile İsrail’içok kızdıracağına değinip sert bir eleştiri kampanyası açtı. Oysa aynı yazarlar,hükümeti, Amerika ile Avrupa’nınher dediğini yapmakla, batı kampına boyun eğmekle suçlar.İsrail’i desteklediğinden dolayı hükümeti yerden yere vurur. Şimdi, tam tersini savunuyorlar.

 

DEVLET, bir yandan Hamas’ın Filistin halkının seçilmiş temsilcilerinden oluştuğunu ve Ankara’ya davet edilmesinin, demokrasinin gereği sayılması gerektiğini ileri sürdü, ancak öte yandan Diyarbakır belediye başkanı Baydemir ile görüşen Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Washington’u yerden yere vurdu.

 
SIRTIMI KAŞI, BENDE SENİN SIRTINI KAŞIRIM

 

Hem kamuoyu oluşturucular, hem de siyasi iktidar’lar için en büyük tehlike, bu tip çifte standartlara alışmak, bu yaklaşımları doğalmış gibi görmektir. Böyle bir durumda hep kendinizi haklı ve karşınızdakini suçlu görmeye başlarsınız. Sonunda da büyük hayal kırıklıkları ile karşı karşıya kalırsınız.

 

Washington’dan, Kandil dağını dağıtmasını isteseniz dahi, beklediğiniz yanıtı alamazsınız.

 

Baydemir ve arkadaşlarını izole etmek isteseniz dahi, başaramazsınız.

 

Eğer ağır fatura ödemek istemiyor, sırtınızın kaşınmasını istiyorsanız, sizde başkalarının sırtını kaşımak zorunda kalırsınız.

                                             *                    *                    *

 

AMERİKAN ÇİFTE STANDARDI...

 

Çifte standart, dünyanın her yerinde uygulanıyor. Bu yazıyı yazarken, Amerikalı EmekliMuharipler Derneği sözcüsü Jerry Newburry’nin bir açıklamasını gördüm. Kurtlar Vadisi filmiyle ilgili tutumunu açıklamış.

 

Amerikan askerlerinin acımasız katiller olarak gösterilmesi çok dehşet verici bir durum... Bu filmde iğrenç biçimde Amerikan ve Yahudi düşmanlığı yapılıyor...” demiş.

 

İşte size bir başka çifte standart örneği.

 

Geceyarısı Ekspresi filmi, 1970-80’li yıllarda Türkiye’yi yerden yere vururken, hep aynı sözleri duymadık mı: “... Canım ne olacak, bu iş eninde sonunda bir film!”. Bakın,şimdi ne tepki veriyorlar.

 

Bir de aklıma, Amerikan ordusunuyerden yere vuran, Amerikan askerlerini birer katil gibi gösteren Hollwood filmleri geldi (!).

 

Anlayacağınız,çifte standart diz boyu...

                                                         *                    *                    *

 
ABD, IRAK’IN FATURASINI ÖDÜYOR

 

Bush yönetimi, Amerika’ya ne denli büyük zarar verdiğinin farkında değil. Washington’un güvenirliğini, inandırıcılığınıyok etti. Eskiden, ABD’nin sözü tartışılmazdı. Doğruluğundan kuşku duyulmazdı.

 

Irak’ta, Kitle İmha Silahları bulunduğuyla ilgili öylesine büyük yalanlar söylendi, öylesine yalan raporlar açıklandı ki, şimdi İran konusundaki uyarılara inanmak güç oluyor.

 

Irak’ta bu şaşırtmayı yapan Amerikalı yetkililer, şimdi de dünyayı şaşırtmaya çalışıyor olamaz mı?

 

Tahran’ın açıklamaları inandırıcı sayılmıyor, ancak Washington’un iddiaları da pek ciddiye alınmıyor.

 

Bush yönetimi acaba bu durumun farkında mı?

 

Farkında olsa dahi, acaba durumu değiştirmeye niyeti var mı?

 

Belli değil.

 

Bu, tehlikeli bir gidiş. Zira inanılması, güven duyulması gereken bir merkeze ihtiyaç var. Böyle bir merkezi bulamazsak, kargaşa daha da yaygınlaşacak demektir.

 

Bush, ülkesine büyük zarar verdi.

                                             *                    *                    *

 

GENELKURMAY VE KURTLAR VADİSİ

 

Milliyet  Gazetesinde okudum.

 

Kurtlar Vadisi filmine, Genelkurmay’ın üst düzey komutanları gitmemişler. Belki özel olarak seyretmişlerdir, ancak hiçbir açıklama yapmadılar. Oysasiyasilerimiz filmi görüp “Aferin çocuklara... Onlarla gurur duydum” gibi tepki göstermişler ve bu tutum dış ilişkilerimizde sorun yaratmıştı.

 

Kurtlar Vadisi, para kazanmak için yapılmış bir film. İçeriği bazılarını rahatsız edebilir, bazılarının da hoşuna gidebilir. Önemli olan, resmi görevli kişilerin gösterdikleri tepkidir. Bu tip tepkiler verildiğinde, işin rengi değişir.Konu siyasileşir ve film ile ülke politikaları iç içe girer. Nitekim de böyle oldu. Bu filmdeki görüntüler, Türkiye’nin resmi politikasıymış gibi algılandı. Türk hükümetinin, Amerikan askerlerini birer katil gibi gördüğüizlenimi doğdu.

 

İşte bu açıdan bakıldığında, bazı siyasilerimiz kişisel görüşlerini açıklayarak hata etmişler, Genelkurmay ise –hangi gerekçeyle olursa olsun- doğru adım atmıştır.

X