« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Ciddi baskılar hissettik

Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA) Genel Sekreteri, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'na katılacak son 4 ülkeyi belirleyecek “Wildcard” konusunda birçok ülkeden ciddi baskı gördüklerini ifade ederek, “Günün sonunda baktığımda seçimlerimizin çok yerinde olduğunu daha iyi görüyorum” dedi.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Çırağan Palace Kempinski Otel'de gerçekleştirilen FIBA Yönetim Kurulu toplantısında bulunan Baumann'ın “www.fiba.com”a yaptığı açıklamalar, Basketbol Federasyonu'nun internet sitesinde de yayınlandı.

“Wildcard” seçimlerinin zorlu bir süreçte gerçekleştiğini anlatan Baumann, şunları kaydetti: “4 yıl öncesine göre bu yıl “Wildcard”lara olan ilgi ve istek çok daha fazlaydı. Bunun da bir sebebi insanların “Wildcard” sürecine alışmaları. Elbette bu konu ile ilgili birçok spekülasyon da yapıldı. Bu yarışın çok ilginç olduğunu söyleyebilirim. Birçok ülkeden ciddi baskı hissettik. Bunun yanında düşüncemizi son dakikaya kadar gizli tutabilmek de bizim için zor oldu. Bizim için en zor olansa, herkesin yanımıza gelerek seçiminiz ne olacak diye sormasıydı. Bu yüzden kartlarımı kapalı tutmak zorundaydım. Günün sonunda baktığımda seçimlerimizin çok yerinde olduğunu daha iyi görüyorum.”

“AVRUPA ÜLKELERİ DİĞER ÜLKELERE GÖRE BASKETBOLDA DAHA İYİ”

İkinci kez 3 Avrupa ülkesinin “Wildcard” aldığını ifade eden Baumann, Avrupa ülkelerinin diğer ülkelere nazaran basketbolda daha iyi durumda olduğunu kaydederek, “Bana kalırsa diğer kıtalar bu konuda biraz daha çalışmalı. İki Afrika ve iki Asya ülkesi de “Wildcard” başvurusu yapmışlardı. Bu ülkeler kendi hükümetlerinden de destek alacaklarını bize ifade ettiler. Ancak aynı şeyi futbol şampiyonası için de yaptıkları için hükümetin iki önemli organizasyona aynı anda yeterli derecede destek olabileceğini düşünmedik. Bu yüzden de son ülke olarak da Lübnan'ı seçtik” diye konuştu.

Baumann, Lübnan seçimiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Lübnan daha önce iki kez dünya şampiyonasında yer almıştı. Son 4 FIBA Asya Şampiyonası'nda da çok başarılı bir performans ortaya koymuşlardı. Bu sefer bunu başaramadılar, ancak Lübnan gerçekten bir basketbol ülkesi. Basketbolu çok seven bir halkı var. Lübnanlılar adeta basketbol sevgisini kalplerinde yaşatıyorlar. Bir diğer önemli nokta da Lübnan'ın evsahibi Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olması. 2010 Organizasyon Komitesi, Lübnan'ın şampiyonada yer alacağından dolayı mutlu. Son seçimim de bu sebeplerden dolayı Lübnan oldu.

32 TAKIMLI ŞAMPİYONAYA DOĞRU

Bauman, “Wilcard için yapılan 17 başvuruyu gördüğümüzde 32 takımlı bir dünya şampiyonasına doğru gittiğimizi söyleyebilir miyiz” şeklindeki soruya, “Bence de kesinlikle bu yola doğru gidiyoruz” yanıtını verdi.

Konuyla ilgili tartışmaların devam ettiğini, bunun ancak 2018 yılında 32 takımlı bir şampiyona yapılacağına inandığını anlatan Baumann, şöyle devam etti: “Seviyenin her geçen gün arttığını söyleyebiliriz. Artık şampiyonada daha fazla Afrika Kıtası'ndan ve diğer kıtalardan takımlar görmeliyiz. Özellikle Afrika, çok büyük bir potansiyele ve yeteneğe sahip. Bunu da katılımcı takım sayısını yükselterek destekleyebiliriz. Belki de “Wildcard” uygulamasını kaldırırız. 32 takımlı bir şampiyonanın elemelerini yapmak çok daha farklı olabilir. Şampiyonada olması gereken herkes şampiyonada olabilir. Şu an, 24 takımdan daha fazlasının dünya şampiyonasında yer alacak güçte olduğunun farkındayız. Bu da basketbol adına çok olumlu bir adım olacaktır. Organizasyonel bazı noktaları tartışmamız gerekiyor. Gruplarını ilk iki sırada bitiremeyen takımlar bir üst turda mücadele edebilmek için çok mu güçsüzler? Bunları tartışmamız ve bir karara varmamız gerekiyor. Ancak şunu söyleyebilirim ki, doğru yoldayız ve 32 takımlı bir dünya şampiyonasına doğru gidiyoruz.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler