CHP'li Öztürk Yılmaz: Bu dönem, dış politikada refah ve zenginlik esas alınmalı

Güncelleme Tarihi:

CHPli Öztürk Yılmaz: Bu dönem, dış politikada refah ve zenginlik esas alınmalı
Oluşturulma Tarihi: Haziran 29, 2018 15:59

CHP'li Öztürk Yılmaz: Bu dönem, dış politikada refah ve zenginlik esas alınmalı

Haberin Devamı

Nursima KESKİN/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, yeni dönemde Türkiye'nin dış politikasına ilişkin hükümete önerilerde bulunarak, "ABD, İsrail, Suriye ve Mısır'la ilişkilerin sürdürülebilir olması önemlidir. Kırılgan bir ilişki istemiyoruz. Türkiye'nin ekonomik gücünün artması için dışarıda pazar bulması gerekiyor. Bu dönem dış politikada refahı, zenginliği esas alan bir dönem olmalıdır. Üreticimizi desteklemek için dış politikamızı bir enstrüman olarak kullanmalıyız" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürk Yılmaz, özellikle dış politikada tabuların yıkılması gerektiğini, bunun özellikle Beşar Esad bağlamında olduğunu kaydederek şöyle konuştu:
"Artık seçimler geride kaldı. Hassas konuları iç politikaya malzeme yapmayın. Bu zamana kadar dış politikada şahıs, firma ve grup çıkarları hükümetin önceliği olmuş, ulusal çıkarlar geri plana itilmişti. Yeni dönemde hükümetten ulusal çıkarları ön planda tutmalarını bekliyoruz. Dış politikada ideolojik yaklaşıma son verilmesi gerekiyor. Bu yaklaşım dünyada negatif bir algı yaratıyor. Mezhepçi yaklaşım Türk dış politikasının önemli sorunlarının başında geldi. Dış politikada mezhepçilik ağır bastı, Irak ve Suriye konusu mezhepçiliğe kurban edildi. İhvan anlayışı dünyanın her tarafında çöktü, bir tek siz yaşatıyorsunuz. Bu anlayış devam ettiği sürece Mısır'la ve Ortadoğu'daki pek çok ülkeyle ilişkilerin normalleşmesi mümkün değil. Mevcut devletlerle ilişkilerde merkez otoriteyi esas alın. Alt gruplarla, terör gruplarıyla ve o ülkenin merkezi otoritesiyle sıkıntılı olan gruplarla ilişki kurmaktan vazgeçin. Irak ve Suriye örneği ciddi manada sorun yarattı. İlişkileri düzeltmek istiyorsanız bu alt gruplarla aranıza mesafe koyun."
'OHAL'İ KALDIRIN'
Hükümete olağanüstü halin (OHAL) kaldırılması çağrısında bulunan Öztürk Yılmaz, şunları söyledi:
"Türkiye büyük bir ülkedir, nüfusu ve coğrafyasıyla kendisi zaten merkez bir ülkedir. Uluslararası alanda Türkiye'ye hak ettiği itibarı vermek zorundayız. AB ile ilişkileri koparmak istemiyorsanız ya da Türkiye'yi farklı bir mecraya sürükleme niyetiniz yoksa o zaman OHAL rejimini kaldırın. ABD, İsrail, Suriye ve Mısır'la ilişkilerin sürdürülebilir olması önemlidir. Kırılgan bir ilişki istemiyoruz. Türkiye’nin ekonomik gücünün artması için dışarıda pazar bulması gerekiyor. Bu dönem dış politikada refahı, zenginliği esas alan bir dönem olmalıdır. Üreticimizi desteklemek için dış politikamızı bir enstrüman olarak kullanmalıyız."
'AB, 4 MİLYON MÜLTECİYİ ÜZERİMİZE YIKIYOR'
Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılar için ikinci 3 milyar euro'luk mali desteğin serbest bırakılmasına karar verildiğini kaydeden Öztürk Yılmaz şöyle dedi:
"AB'nin bu yaptığı Avrupa'nın güvenliği, huzurudur. Türkiye'ye, Fas'a ve Afrika ülkelerine para veriyorlar ve mültecileri tutmalarını istiyorlar. Bu ülkeler ikinci sınıf görülüyor ve mülteci çöplüğü haline geliyor. Amaç kendi huzurlarının devam etmesi ve 'AB'de mülteci az olsun, olacaksa da kaliteli olsun, gerisinin canı cehenneme' mantığıdır. Bütün bu para pul işleri bundan kaynaklıdır. AB, 3 milyar avro karşılığında 4 milyon mülteciyi üzerimize yıkıyor. Türkiye bir mülteci çöplüğüne dönüşmüş durumdadır. Burada sorun sizin akılsızlığınızdır. Bu bir başarı olarak takdim edilmektedir. Mülteci anlaşmasının daha başından beri yanlış olduğunu söylüyoruz. Yarın Türkiye'de, Suriyeliler belki yeni partiler kuracak, yeni bloklar oluşturacaklar. Bunu söylediğimizde eleştirilere maruz kalıyoruz."

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!