Gündem Haberleri

GÜNDEM

    CHP'li Erdem: Parti vitrini dağılmadı

    Hürriyet Haber
    15.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem, parti vitrininde dağılma olduğu yönündeki değerlendirmelerin doğru olmadığını belirterek, ''Vitrindeki malzeme zaman zaman değişir ama asıl vitrin CHP'nin bizatihi kendisidir. Kimse CHP'den büyük değildir, hiç kimse kendini CHP'nin önüne koymamalıdır'' dedi.Erdem, dün basına kapalı olarak gerçekleşen Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) alınan kararları, Genel Merkez'de düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.     BAYKAL'IN ANADOLU TURUGenel Başkan Deniz Baykal'ın, mayıs ayından itibaren Mersin'den başlamak üzere tüm Anadolu'yu dolaşacağını belirten Erdem, milletvekillerinin de gruplar halinde Türkiye'yi tarayacağını kaydetti.     Erdem, Baykal ve milletvekillerinin gerçekleştireceği gezilerin halkla bire bir teması amaçladığını ifade etti.     DERVİŞ'İN YERİNE TANLAİstanbul Milletvekili Kemal Derviş'in başkanlığından istifa ettiği Bilim, Yönetim, Kültür Platformu'nun yeniden düzenleneceğini de anlatan Erdem, Derviş'in yerine, MYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Bülent Tanla'nın getirildiğini bildirdi.     Erdem, CHP basın biriminin takviye edilerek, Baki Özilhan'ın başkanlığında yeniden yapılandırılacağını kaydetti.     Eşref Erdem, Baykal'ın yurt gezileri için ofis şeklinde düzenlenmiş bir minibüs alınacağını ifade etti.      ARINÇ'A TEPKİ      Erdem, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.     TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, dün kendisine yöneltilen bir soru üzerine söylediği sözlerin anımsatılması üzerine Erdem, şunları söyledi:     ''Tepki verirken bile, çok büyük sıkıntı çekiyorum. Türkiye'de iki numaralı protokol koltuğuna oturan, Cumhurbaşkanı'na vekalet eden Meclis Başkanı'nın ağzından çıkan her sözün, halk tabiriyle dokuz boğumdan geçtikten sonra çıkması gerekir. "ŞEY, NE OLABİLİR?"Bu tepkiye baktığımızda, Sayın Meclis Başkanımızın çok dolu olduğu anlaşılıyor. Çeşitli yerlerde ifade edemediği görüşlerinin, bu şekilde bir yansıması olduğunu zannediyorum. Ama siyaset adamı, devlet adamı tepkilerinde, konuşmalarında belirli bir düzeyin altına inmemelidir. Şahsen ben de Meclis Başkanımızdan böyle bir sözü duymak istemezdim.''     Erdem, ''Arınç'ın 'şey' den kastı ne olabilir?'' sorusuna, ''Bunu bir şifre çözücüsü bulup, ona yorumlattırmak lazım'' karşılığını verdi.      DERVİŞ'İN İSTİFASI      Erdem, İstanbul Milletvekili Kemal Derviş'in MYK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı'ndan görevinden istifasının anımsatılması ve CHP vitrininde bir dağılma olup olmadığının sorulması üzerine, ''CHP'nin, kendisi zaten vitrin. CHP'nin adı bile başlı başına vitrine konulması gereken bir şeydir'' dedi.     Sözlerini, ''Kimse CHP'den büyük değildir. Hiç kimse kendini CHP'nin önüne koymaya kalkmamalıdır'' diye sürdüren Erdem, aslında bir dağılmanın söz konusu olmadığını savundu.     "DERVİŞ'İN CHP İLE YOLLARI AYRILMADI"Derviş'in parti içindeki bütün görevlerinden ayrılmadığını, kurultaydan sonra en yetkili organ konumundaki Parti Meclisi'ndeki üyeliğinin devam ettiğini anımsatan Erdem, şöyle devam etti:     ''Derviş'in belirli noktalarda kendi düşüncelerini ortaya koymuş olması, CHP ile yollarını ayırdığı anlamına gelmiyor. Kendisi de bunu açıkladı. Bu tür şeyler olabilir. Ben bir ayrışma, dağılma görmüyorum.Vitrin dediğiniz şey geçicidir, bu bir görevdir. Bugün birileri olur, onların görevi sona erer, yeni arkadaşlar gelir, nöbeti devralır.     Vitrindeki malzeme zaman zaman değişir ama asıl vitrin CHP'nin bizatihi kendisidir. Asıl öne çıkarılması gereken de o vitrindir.''      SEVGİSİZLİK ELEŞTİRİSİNE YANIT      Eşref Erdem, bir gazetecinin, Kemal Derviş ve MYK'dan istifa eden Zeynep Damla Gürel'in açıklamalarını ima ederek, ''MYK'da sevgi olmadığı ifade ediliyor. Sizce bir sevgi eksikliği mi var?'' sorusunu, şöyle yanıtladı:     ''CHP, dostluğun, sevginin en egemen olduğu partilerden biridir. Sevgisizlikten ne kastedildiğini anlamıyorum. Hiç kimse burada başkasına tuzak kurmakla meşgul değil. Herkes kendi görevini yapıyor. Bunu ifade eden arkadaşlarımız da önce kendi görevlerini yapmalılar. Yani 1.5 yıl MYK'da görev yapıp, arkasından 'ben burada ne yaptığımı bilemiyorum' demek, bence hiçbir şey söylememektir.     MYK kolektif bir organdır. Kararlarını kolektif alır ve alınan her kararda MYK üyelerinin ortak sorumluluğu vardır. Herkes o sorumluluğu paylaşabilmeli ve üzerine alabilmelidir.''
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı