CHP'li Budak: 'Eyy' dediğimiz ülkede büyük kayıplar olabiliyor

Güncelleme Tarihi:

CHPli Budak: Eyy dediğimiz ülkede büyük kayıplar olabiliyor
Oluşturulma Tarihi: Mart 12, 2017 12:21

CHP'li Budak: 'Eyy' dediğimiz ülkede büyük kayıplar olabiliyor

Haberin Devamı

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, dış politikada ülkenin çok kötü yönetildiğini belirterek, "Birisi çıkıyor 'Eyy' diye başlıyor ve 'Eyy' dediğimiz ülkede çok büyük kayıplar olabiliyor ve çok ters düşürüyoruz o ülkelerle" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, turizm, Almanya ve Hollanda ile yaşananlar ve referandum sürecine ilişkin DHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. ITB Berlin Fuarı'nın dünya turizm borsası olduğunu, her yıl gittiği fuara bu yıl katılamadığını belirten Çetin Osman Budak, turizmcilerden aldığı geri dönüşlerin, durumun çok kötü olduğunu gösterdiğini söyledi. Budak, "Körler sağırlar birbirini ağırlar şeklinde kendi belediyelerimiz, tur operatörlerimiz ve yerel yöneticiler orada oturup sohbet etmiş. Daha önce dünya devleriyle bağlantılar yapılırdı. Orası bir borsadır ve yılı orada satarsınız. Berlin'in çıktıları o yılın nasıl geçeceğiyle ilgili çok kesin bilgiler verir. Turizmcilerle yaptığım görüşmeler ise maalesef Avrupa'nın son derece kötü olduğunu gösteriyor. Önümüzde Moskova MITT Fuarı var ve turizmcilerimiz oradan çok ümitli. İnşallah bu ümitlerimiz boşa çıkmaz. Çünkü dış politikada çok kötü yönetiliyor ülke. Birisi çıkıyor 'Eyy' diye başlıyor ve 'Eyy' dediğimiz ülkede çok büyük kayıplar olabiliyor ve çok ters düşürüyoruz o ülkelerle" dedi.
'BİZ NE KADAR MİLLİYETÇİYSEK ALMANLAR DA ÖYLE'
Türkler ne kadar milliyetçiyse Almanların da kendi ülkelerine yapılan sataşmalarla ilgili o kadar milliyetçi olduğunu anlatan Budak, "Hollandalılar öyle, Ruslar da öyle. O ülkenin insanları o ülkenin vatanseverleri. Bir ülkenin yönetimiyle kavgalı olabilirsiniz. Kendi ülkenizin çıkarları için başka bir ülkenin yönetimiyle ters düşebilirsiniz ama asla o ülkenin halkıyla ters düşmememiz lazım. Söylemlerinize dikkat etmeniz lazım. Türkiye'nin en önemli döviz sağlayan sektörü turizmdir. Bu ülke cari açık veren bir ülke ve doğrudan döviz kazandıran sektörlere, yüksek teknolojiye yönelmesi lazım. Doğrudan döviz kazandıran sektörü de elbette gülbebek tutmak zorundayız. Çünkü turizm çok ciddi istihdam sağlayan ve döviz kazandıran bir sektör. Domates satandan ayakkabı boyacısına kadar etkileyen bir sektör. Geçen yılki Rus krizinde ülkenin durumunu gördük. 12 milyar dolar doğrudan döviz kaybettik. 41 milyondan 22 milyona turist sayısı düştü" diye konuştu.
'72 BİN KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ'
Turist kazanmanın kolay olmadığına işaret eden Budak, "Siz hizmetinizle, güler yüzlülüğünüzle, misafirperverliğinizle öne çıkarsınız. Bunların hepsi Türkiye için geçerli. Otellerimiz son derece modern ve yeni, hizmetimiz diğer ülkelere göre çok yüksek. Ama maalesef ülkeyi yönetenlerin üslubu ve dili maalesef turizmi etkiliyor. Bu yok olma demektir. Antalya'da 1000 tesis var, İstanbul'da hala yeni tesisler yapılıyor ama kapasiteleri yüzde 25-30'lar seviyesinde. Maalesef bu yıl Avrupa'dan çok ciddi sıkıntı yaşanacak gözüküyor. 54 sektörü direkt ilgilendiren Erzurum, Kars'ta peynir yapandan Trakya'da şarap üretenleri etkileyen bir sektör. Antalya Türkiye'nin her yerinden mal alan bir yer, ne için, turizm için alıyor. Aslında doğrudan ihracat şekli ve bunları kaybediyoruz. En önemlisi de emekçiler, çalışanlar. Geçen sene ilk defa Antalya bir yıl öncesine göre 72 bin kişi eksi yazdı istihdamda. 72 bin kişi işini kaybetti" dedi.
ALMANYA VE HOLLANDA'YA KINAMA
Geçen yılki durumun bu yıl da yaşanabileceği uyarısında bulunan Budak, şöyle konuştu:
"Çünkü Avrupa'yla çok ciddi çatışıyoruz. Seçime endeksli iç politikaya yönelik söylemler maalesef bizi dış politikada çok yaralıyor. Ama Almanya ya da Hollanda bunu söylüyorsa onların da kendilerine çekidüzen vermesi lazım. Çünkü onlar demokrasileriyle övünüyorlar. Gerçekten de öyle demokrasinin beşiği İngiltere, Hollanda, Almanya, Avrupa Birliği ülkeleri fakat benim bir bakanıma, başbakanıma 'ben efendim ülkede size miting yapma yasağı koyuyorum, uçuş yasağı koyuyorum' diyemez. Kısaca ve özetle bu son derece haksız ve antidemokratiktir. Yani bunu kınıyoruz ama bizim kendi ülkemizi temsil eden bakanlarımız, başbakanımızın da üslubuna dikkat etmesi lazım. Yıllarca biz bunları dile getirdik ve uyardık. Ama maalesef her seçim döneminde bir mağduriyet yaratma adına ülkenin çıkarlarını da göz ardı edemezsiniz."
ALMANYA VE AVRUPA'DA REZERVASYONLAR SIFIRA YAKIN
Hükümeti de halkların, toplumların üzerinden siyaset yapılamayacağı yönünde eleştiren Budak, "Şimdi içeride bir referandum var, kalkıyorsunuz dışarıdan bir mağduriyet devşirmeye kalkıyorsunuz. Bunlar hatalı. Devletin bir adabı, gelenekleri, üslubu, dili vardır. Devleti yönetenlerin bu dile çok dikkat etmesi lazım. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ediyorsunuz. 80 milyonu siz temsil ediyorsunuz. Sizin söylediğiniz her kelime bütün dünyada takip ediliyor. Ülkeyi yönetenlerin diline dikkat etmesi lazım. Erken rezervasyonlara baktığımızda Almanya neredeyse sıfıra yakın. Avrupa ülkeleri neredeyse sıfıra yakın. 'Last minute'e güveniyorlar belki turizmciler ama o zaman da fiyatlar yerde. Bizde turizmin dinamizmi Avrupa'dır. Bizim olgunlaşmış pazarımız Almanya, Hollanda, İngiltere, Belçika, Avrupa ülkeleridir. 35 yıldır bu ülkede tatil yapan insanlardır. Olgunlaşmış pazarlarda bu tür krizler bütün sektörlere yansır" diye konuştu.
'TÜRK TAKSİ GÖNDERMEYİN'
Türkiye'nin toplam ihracatının yarısının AB ülkelerine olduğuna da işaret eden Budak, dış politikada yapılan hatalarla ekonominin de çakılacağı uyarısında bulundu. Bu nedenle üslubun önemli olduğunu vurgulayan Budak, "Bu sene de turizm sektörüne büyük zarar verebilir. Bunu hiç temenni etmiyoruz, çünkü turizm Türkiye'deki ana-lokomotif, döviz kazandırıcı sektördür. Bu konu üzerinde net olarak durması gereken de ülkeyi 15 senedir yöneten iktidar, bakanlarıdır, çok dikkat etsinler. Avrupa'yla ilgili hızla arayı düzeltecek diplomatik yolların denenmesi lazım. Şu anda bir siyasi kriz ortamı yaratılmış durumda, içerideki referandum nedeniyle ve bu hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyük bir sıkıntı. Çünkü bizim Avrupa'da milyonlarca vatandaşımız var. Alman vatandaşı Berlin'de taksi istediği zaman 'Türk taksi göndermeyin' diyecek duruma gelmiş ve bunların hızla toparlanması lazım. Bizim ne Fransa, ne Alman, ne diğer hiçbir ülkenin vatandaşlarıyla sorunumuz yok" dedi.
'EVET' DİYEN DE 'HAYIR' DİYEN DE BU ÜLKENİN VATANDAŞI
'Hayır' oyu kullanacakların PKK, FETÖ gibi terör örgütleriyle bir gösterilmesine de tepki gösteren Budak, şöyle devam etti:
"Aynı evin içinde karı-koca biri evet biri hayır diyor. Şimdi hangisi terörist, hayır diyen terörist. Ben 1985-86, Güneydoğu Çukurca'nın bir sınır karakolunda bir sene geceleri uyumadım. Bir yığın çatışmanın içine girdim. Tuzla piyade okulunda yedek subay öğrenciydim ve kura çektik. Kurada Korkut Özal'ın oğlu, babası o zaman bakan, amcası da başbakandı ve o da Hakkari'yi çekti. Van'da buluşalım dedik. Hakkari'ye iner inmez orduevine gittim. Oradaki eski asteğmenler, 'Korkut Özal'ın oğlu da Hakkari'yi çekmiş ama gelmiyormuş' dediler. 'Hayırdır ya Van'da buluşacaktık' falan diye sordum. 'Geçici görevle İstanbul Beşiktaş orduevine görevi çıkmış' dediler. Şimdi ben kaynakçı Süleyman Budak'ın oğlu olarak kura çekeceğim Hakkari'de bir sene dağlarda PKK ile çatışmalara gideceğim. Bakanın oğlu geçici görevle Beşiktaş orduevine gidecek. Benim gibi binler, onbinler, şehit aileleri, gaziler 'hayır' diyor, biz terörist olacağız, bunlar olmayacak. Bu ülkeyi bölmektir, karpuz gibi ikiye ayırmaktır. O yüzden bıraksınlar bunu, ki ülkenin büyük bir kısmı 'hayır' diyor ve korkuyorlar, çekiniyorlar ve insanları birbirinden ayırmayın, karıyı kocayı birbirine düşman etmesinler."

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!