Gündem Haberleri

    CHP'den Gül'e iki farklı tavır

    Hürriyet Haber
    01.10.2007 - 15:38 | Son Güncelleme:

    TBMM'nin 2007-2008 Yasama Yılı Açılışında Cumhurbaşkanı Gül konuştu. Seçildiğinden beri Gül'e tavır koyan CHP Grubu bu kez Meclis'e geldi ancak iki farklı tavır ortaya koydu.

    İŞTE PROTESTONUN FOTOĞRAFLARI

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, seçildikten sonra Meclis'teki yemin törenine ve Çankaya'da verdiği resepsiyona katılmayan CHP grubu bugün Meclis'teydi. Cumhurbaşkanı Gül Genel Kurul salonuna girerken ayağa kalkıp alkışlayan Baykal ve CHP'liler, konuşmadan sonra aynı tavrı göstermedi. Ayağa kalkmayarak ve alkışlamayarak Gül'ü bir kez daha protesto ettiler.

    Meclis Gül'ün açılış konuşmasıyla yeni yasama yılana başladı. Gül, yaptığı konuşmada, anayasa tartışmalarına değinerek, "en mükemmel anayasal düzenlemelerin" gerçekleşeceğine inandığını söyledi. Gül, "Anayasa tadilatı veya yeni bir anayasa hazırlanması konusunda son derece canlı ve kapsamlı bir tartışma yaşandığını" belirterek,bu konuda şu görüşleri dile getirdi:

    "Esasen, hükümetten sivil topluma kadar herkesin bir konsensüs arayışında olduğunu, hiç kimsenin bir başkasını anayasa tartışmalarından dışlayıcı bir niyet veya tutumunun bulunmadığını memnuniyetle görmekteyim. Millet olarak, anayasa tartışmalarında sağlıklı bir sonuca ulaşılmasını sağlayacak tarihsel birikim , tecrübe ve olgunluğa sahip bulunmaktayız. Yüce Meclisinizin yüksek temsil kabiliyeti, ülkemizdeki ileri demokratik ortam ve siyasi partilerimiz arasındaki diyalog ve istişare geleneği de böyle bir sonuca ulaşılmasına yardımcı olmaktadır"

    "HER GÖRÜŞ İFADE EDİLEBİLMELİ"

    Gül, yeni anayasa tartışmalarının ve düzenlemelerinin geçmiştekilerden ders ve ilhaml almasının doğal olduğunu belirtti.

    Gül, yeni anayasa düzenlemelerinde temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınması,demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını teyit eden bir nitelikte olmasının, yeni düzenlemelerin gücünü ve sürdürülebilirliğini artıracağını vurguladı.

    Gül, kişisel özgürlüklerle ilgili şunları söyledi:

    "Demokratik ülkelerde, kimilerince aşırı, marjinal ve hatta egzantrik sayılan görüşlerin, - şiddet içermemek şartıyla- ifade edilmesi, bunları savunan kişi veya grupların mevcudiyetine tahammül edilmesi olağandır. Hatta bu demokrasinin gereğidir. Önemli olan sonuçta toplumda ortak aklın ve sağduyunun egemen olmasıdır. Ilımlıların aşırıları ikna edebilmesi, her türlü aşırılığın ve bağnazlığın marjinalleşmesinin sağlanması, başarılı bir demokrasinin ölçütlerindendir."

    "SORUNLAR GİZLENMEMELİ"

    Gül,sorunların gizlenmeden, doğru biçimde ve cesaretle teşhis edilmesi gerektiğini belirterek, böylece bunların kronikleşmesinin önlenebileceğini ve akılcı çözümler bulunabileceğini söyledi.

    Gül, şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Böylelikle, milletimizin özgüveninin daha da artacağından eminim. Buna rağmen, kimi zaman tarihimizde veya yakın geçmişimizde yaşanmış olan çalkantıların ve travmaların tortusu niteliğindeki bazı kaygı ve korkular günümüzde de gündeme gelebilmektedir. Ancak önemli olan millet olarak bunları gidermeyi, aşmayı ve bunlardan sıyrılmayı başarabilmemizdir. Milletimizin bunun için gerekli dayanışma ve güven duygusuna, diyalog anlayışına, iyi niyete ve olgunluğa sahip olduğuna kuvvetle inanıyorum."

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclisin yeni yasama yılının açılışında yaptığı konuşmada, “Türk dış politikasının güvenilir, yapıcı, istikrarlı ve proaktif bir şekilde yürütülmesine Cumhurbaşkanı olarak katkıda bulunmayacağı çalışacağım” dedi.

    IRAK’A ODAKLANACAK

    Konuşmasında Irak konusuna özel bir yer veren Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanı olarak odaklanacağım konulardan birini de Irak meselesi teşkil edecektir. Irak’ın toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin korunması, kendi halkıyla barışık ve komşularıyla işbirliği yapan bir devlet hüviyetini elde etmesi uluslar arası toplumun ortak beklentisidir. Irak bunu başararak bölgesinde layık olduğu itibarlı konumu yeniden kazanması çabalarına katkıda bulunmaya çalışacağım.”

    ORTA ASYA

    Gül, Türk dış politikasının temel eksenlerini teşkil eden AB’ne tam üyelik süreci, ABD ile stratejik ortaklık ve Avrasya coğrafyası ve İslam dünyası içindeki merkezi konumunun güçlü biçimde sürdüğünü belirtti.

    Gül, “Birçok konuda pozitif etkisi hissedilen ve yapıcı katkıları aranan bir ülke haline gelmiş bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı olarak bu unsurları pekiştirmek konusunda üstüme düşeni yapacağım” dedi.

    Gül, Kıbrıs meselesinin Türkiye için milli bir dava niteliği taşıdığını ve ilk resmi yurt dışı ziyaretini KKTC’ye yaptığına dikkat çekti. Gül, KKTC’nin her bakımdan güçlendirilmesi yönündeki gayretlerini devam ettireceğini vurguladı.

    ATATÜRK, İNÖNÜ, MENDERES VE ÖZAL’A ÖVGÜ

    Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında Türkiye’nin çağdaşlaşması hamlelerine özel vurgu yaparak, Atatürk, İsmet İnönü, Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın isimlerini ayrı ayrı kullanarak övgü dolu ifadeler kullandı.

    Gül, Atatürk’ün “çağdaş uygarlık düzeyi” hedefini koyduğunu, İnönü ve Menderes’in AB konusunda tarihi kararlara yıllar önce imzalarını attıklarını, Özal’ın da AB’ye tam üyelik başvurusunu yaptığını söyledi.(

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı