Gündem Haberleri

    CHP'den Galataport ihalesiyle ilgili gensoru

    Hürriyet Haber
    25.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Galataport ihalesinin, eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın Yüce Divan’da yargılanmasına neden olan Türkbank olayından daha vahim sonuçlar doğuracağını ifade ederek, TBMM açıldığında hükümet hakkında bir gensoru vereceklerini açıkladı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CNN Türk’te, Ankara Kulisi programına katılarak,son siyasi gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı. Baykal, İstanbul’da Ermeni sorunuyla ilgili olarak düzenlenen konferansı, "Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili olarak, siyasal, ideolojik yanı ağır basan bir söylemi Türkiye’ye dinletme, alıştırma amaçlı" diye değerlendirdi. "BİLİMSEL, OBJEKTİF OLMADI" Baykal, bu konferansın bilimsel niteliğinin söz konusu olmadığını, konferansa bu konuya yıllarını vermiş, ciddi tarihçilerin katılmadığını belirterek, "Tarihin polemiğini, siyasetini yapan insanlardır. Olayın niteliği budur. Bunun bu olduğu görülmelidir. Bu yönü hem tepki çekmiştir hem de bu niteliği onu kamuoyunun gündemine getirmiştir" dedi.     Baykal, bu konferansın tek taraflı olduğunu, bilimsel ve objektif olmadığını ve gerçekleri ortaya koymak gibi bir niyetle yapılmadığını ancak bu toplantının engellenmesinin de yanlış olduğunu söyledi. Baykal, hangi amaçlı olduğu bilinen çevrelerin böyle bir konuyu gündeme getirmelerinden paniğe kapılmamak gerektiğini ve bu nedenle mahkeme kararıyla bunun engellenmeye çalışılmasının yanlış olduğunu vurguladı. TÜRKİYE’DE DAHA ÖNCE ETNİSİDE SORUNU VARDI Baykal, Kürt sorunu ile ilgili sorular üzerine de, azınlıkların statüsünün Lozan Anlaşması ile belirlendiğini, bunların belli cemaat hakları olduğunu şimdi Türkiye içindeki Müslüman toplum içinde de bu cemaat ayrımını gerçekleştirmek isteyenler olduğunu ifade etti. Baykal, bu tartışmanın AB’nin bir parçası olmadığını kaydetti.    Baykal, partisinin daha önce hazırladığı raporda "Kürt sorunu" denilmesinin nedenini de açıklarken, Türkiye’de daha önce bir etnisite sorunu olduğunu, insanların kendi etnik kimliklerini açıkça ifade edemediklerini ve bu etnik kimliklerinin gereği olarak kendi dillerini konuşamadıklarını, yayın yapamamalarını söyledi. Baykal, bunun demokratik insan hakları standartlarına göre yanlış olduğunu ve CHP olarak bunu aşmak için özel bir çaba gösterdiklerini belirtti. Baykal, bugün için CHP’nin istediği bireysel hak ve özgürlükler açısından sorunların Anayasa değişikliği ve yasa değişiklikleriyle aşıldığını ancak uygulamada bazı sorunlar yaşandığını kaydetti. Baykal, "Şimdi pek çok çevre bununla iş bitmedi ki diyor. Benim birey olarak Kürt kökenli olduğumu söylemek yetmiyor diyor. Beni Kürt olarak devlette belli bir noktaya yerleştirin diyor. Biz bu milletin bir parçası değiliz diyor. Bu anlamda bir etnik sorunu kabul etmek çok yanlıştır" diye konuştu.    Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da önce "Kürt sorunu" dediğini gelen tepkilerin ardından bu söylemden vazgeçtiğini belirterek, "Başbakan artık aynı şeyi söylüyor m? Ağzını açmıyor. Pişman olmadıysa çıksın yeniden söylesin. Çünkü yanlış oldu. Türkiye’de bir etnik kimlik sorununu ifade etmek, bireysel hak ve özgürlüklerin ötesinde cemaat oluşumu ile ilgili taleplere neden olur" dedi. İNÖNÜ İLE GÖRÜŞ AYRILIĞI Baykal, SHP eski genel başkanlarından Erdal İnönü’nün İstanbul’daki Ermeni konferansını "bilimsel bir toplantı" olarak değerlendirdiğinin anımsatılarak, aralarında bu konuda bir görüş ayrılığı mı olduğu sorusu üzerine, "Türkiye’de demokrasi var. Herkes ağırlığını istediği konunun arkasına koyar. Ben konuyu demokrasi ve hukuk kurumunun ileri bir noktası olarak görüyorum. Herkes görevini istediği gibi yapar" yanıtını verdi. TÜPRAŞ’TA KUŞKULU DURUMLAR, GALATAPORT’TA PİS KOKULAR Son günlerdeki özelleştirme tartışmalarına değinirken de Baykal, Tüpraş ihalesi ve Galataport olayıyla ilgili kuşkulu durumlar olduğunu, sadece bir ailenin işin içinde olduğunu söyledi. Baykal, bu aileyle gece-gündüz, sağda-solda görüşmeler yapıldığını, bu ailenin sorununu çözmek için yasalar çıkarıldığını anlattı. Baykal, bunun da sadece bürokratik hız ve koruma ile gerçekleşmediğini belirterek, "Bütün bunların gerçekleşmesi, Türkiye’deki en yüksek iradenin işbirliği olmadan mümkün değil. Bu iş niye böyle yapılır, neden bir aileye verilir?" dedi. "BU AİLE STAR’A DA TALİP" Galataport ihalesinde etrafa pis kokular yayıldığını vurgulayan Baykal, 5 yılda ödenecek parayı "fındık-fıstık parası" olarak nitelendirdi. Baykal, Ofer ailesinin şimdi de medyaya girmeye çalıştığını, bu ailenin Star’a da talip olduklarını belirterek, şöyle devam etti:    "Bu siyasi destek Türkiye’yi nerelere götürür. Bu nasıl bir projedir. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili nasıl bir satranç masasında bunlar hazırlanıyor? Ne yapıyor Başbakan, Türkiye’de kimleri etkili hale getiriyor. Medyaya bu ailenin girdiğini düşünün. Bunun ne gibi sonuçları olur. Kanadalılarla konuşun. Kanadalılar o grubun medyada yarattığı etkilerin sorunlarını size anlatırlar. Yani bunlar Filistin-İsrail tartışmasında objektif bir bakış açısına mı sahip edecekler. Reuter, bunları Filistin’e düşmanlık niteliğinde sansür uyguladı diye ilan etti. Biz getirdik Türkiye’yi Ofer’e teslim etmeye çalışıyoruz. Unakıtan, bunu niçin yapıyor? Unakıtan kim? Dünyada kendisi hakkında üst üste af çıkarmış tek Maliye Bakanı. Bunu tek başına mı yapıyor? Başbakan ile birlikte yapıyor." "GENSORU VERECEĞİZ" CHP lideri Baykal, Türkiye’nin uluslararası yanlışlıklar yapabilecek bir noktaya çeken bu olayla ilgili olarak hükümet hakkında TBMM açıldığında gensoru önergesi vereceklerini açıkladı. Baykal, "Niye gensoru da soruşturma önergesi değil?  Soruşturma bir hukuki olay. Soruşturma önergesi verip, sonra bunların siyasi destekle yok bir şey diye kapatmalarını istemiyoruz. Çünkü o bir süre sonra açılacak soruşturmayı olumsuz engelliyor. Şimdi siyasi hesaplaşma yapacağız. Yarın parlamento aritmetiği değişecek hiç kuşku duymayın bu olaylar Mavi Akım ve pek çok konu için Yüce Divanlar işleyecek" dedi. "YILMAZ’IN YÜCE DİVAN’DA HESAP VERMESİNDEN AZAP DUYUYORUM" Baykal, eski Başbakanların Yüce Divan’a gitmelerinden büyük bir ızdırap duyduğunu da ifade ederek, "Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin eski bir Başbakanının Yüce Divan’da hesap veriyor olmasından derin bir azap duyuyorum. O görüntüleri gördüğüm zaman nasıl oluyorum. Bu Türkiye’ye yakışmıyor. Onun için ta baştan beri dokunulmazlık kaldırılsın diyorum. Hukuk işlesin. Herkes hesabını versin. Şimdi hukuku işletmek mümkün değil. Siyasi güçleri var" şeklinde konuştu.  ERDOĞAN’I SÖZ DÜELLOSUNA DAVET ETTİ    Baykal, Başbakan Erdoğan’ın akşam televizyonlara çıkarak İcraatın İçinden programında olayları "oydu buydu" diye anlatacağını belirterek, Erdoğan’a, "Bir gel karşılıklı konuşalım. Karşılıklı konuşalım" diyerek bir televizyon programında tartışmaya çağırdı.  TÜRKBANK’TAN DAHA VAHİM Baykal, Ofer-Galataport olayının ikinci bir Türkbank vakası olduğunu, ancak bunun sonuçlarının daha fazla olacağını belirterek, "O içeride siyasi çerçevede etkinlik arayışıyla ilgiliydi. Bu uluslararası çerçevede Türkiye’nin kendi siyasetini etkin, bağımsız şekilde sürdürme şansını tehlikeye atabilecek bir süreç. Bunun yol açacağı olumsuzluklar sadece devletin bir miktar kaynağını haksız bir yere yönlendiriyor değil, Türkiye’nin kaderiyle ilgili" dedi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı