"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

CHP’ye hemen kaydolup sahip çıkalım

22 Temmuz gecesi "Bilsem Tatilimi Yapardım-Baykal İstifa" pankartını taşıyan, ardından tartaklanıp karakola götürülen ODTÜ İnşaat Mühendisliği 3. sınıf ’yüksek şeref’ öğrencisi Bulut Yıldırım benim.

Öncelikle orada bulunan kameraların çektiği görüntüleri imkanı varsa izlemenizi istiyorum. Benim tutumumumun gayet de demokratik olduğunu, hiçbir zaman sesimi yükseltmediğimi ve sakinliğimi her zaman koruduğumu göreceksiniz. Ailem kuşaklardır Atatürk’ün partisini tutmakta; babam zamanında gençlik kolları üyesi ve 2007’de CHP’den milletvekili aday adayıdır. Hem 2002, hem de 2007 seçimlerinde CHP için çok çaba göstermiştir.

22 Temmuz akşamı saat 19.00’da açıklanmaya başlanınca ilk düşüncem bu noktaya Sayın Baykal’ın yüzünden gelmiş olduğumuz oldu. Ve ben de evde bulduğum annemin süpürge sapına 4 tane A4 kağıt yapıştırarak "Bilsem Tatilimi Yapardım-Baykal İstifa" yazısını yazıp Genel Merkez’in yolunu tuttum. İçeri girer girmez basın mensupları bir anda çevremi sardı. Onlara tatilimi yarıda bıraktığımı; böyle olacağını bilsem zaten kısa olan tatilime devam edeceğimi anlatırken, orada bulunan Baykalcılar bir anda bana saldırdı; pankartı yırtıp attı ve araya polisin girmesiyle kendimi bir anda karakolda buldum.

Karakolda saatlerce bekletmeler, ardından Adli Tıp’a sevketmeler vs. derken 3 saate yakın vaktim heba oldu. "Demokrasi, demokrasi" diye durmadan bağıranlara, CHP’de bu akşam yaşadıklarım lütfen ders olsun.

Biz AKP’ye faşist parti derken; genel başkanı istifaya davet etmek için gittiğim CHP Genel Merkezinde hem tartaklandım hem karakollara düştüm ve bence en önemlisi de onurum kırıldı. Bu tür olaylar tahminimce artacaktır. Artık kimsenin Baykal’a katlanacak hali yok. Çevremdeki tüm ODTÜ’

arkadaşlarım benimle aynı düşüncede... Baykal yerini derhal sosyalist düşünceleri olan, halka inebilecek düzeyde tarzı ve solcu tutumu olan birine bırakmak zorundadır.

En son olarak şunu söylemek istiyorum ki gerçek aydınların, gerçek solcuların CHP’ye sahip çıkma vakti gelmiştir. En kısa zamanda gidip partime üye olacağım ve çok sıkışık ders programımın el verdiğince çalışmalara katılmaya çalışacağım.

Bulut YILDIRIM-BALGAT

(0535-665 20 46)

’Su’da Temel’in öyküsüne döndük

DÜNKÜ
köşemizde yer alan "Barajlardaki doluluğun %5 olduğu doğru mu?" diye soran okurumuz Vahap Balman’ın yazısının son bölümü şöyle:

"Uygar Batı toplumlarında 1-2 saat süreli, mevzi su kesintilerinin bile, tüketicilere mektupla en az bir iki hafta önce bildirilmektedir. Bu satırların yazarı 1974 yılında Hollanda’da kaldığı sırada Den Haag şehrinde bir evde oturuyordu. Bir akşam posta kutusunda sular idaresinden gelmiş zarfı açtıklarında; 15 gün sonra saat 14.00-15.00 arası evin bulunduğu sokakta su kesintisi olduğu bildiriliyor ve özür dilenerek gerekli önlemlerin alınması isteniyordu.

O yıllarda, su sıkıntısı yaşayan Ankara’da hiç haber vermeden günlerce suların kesilmesine alışık biri için bu mektup şok etkisi yapmıştı bende. İnsana değer veren bir yönetimin nasıl olacağını göstermiştir.

Hizmet alanlarına yeterli miktar ve kalitede su sağlamak Belediyelerimizin ve onlara bağlı Sular İdarelerinin en önemli görevlerinden biridir. Ancak, beklenilmeyen, hazırlıksız yakalanılan bu gibi kritik ve tehlikeli durumlarda da vatandaşların susuz günler için yaşamlarını planlamaları için önceden uyarılmaları ve yönlendirilmeleri çok daha önemli bir görevdir.

Eğer yetkililer ve biz Ankara’da yaşayanlardan bazıları "Şu anda herşey iyi gidiyor. Herhangi bir su kesintisi yok. Musluklarımızdan şırıl şırıl su akıyor. Su bittiğinde gereği yapılır" diye düşünüyorsa, aşağıdaki Temel fıkrasının hatırlatılmasında yarar vardır.

"Bir binanın 18. katında sıva yapan Temel gerekli önlemleri almadığı için ayağı kayarak hızla yere doğru düşmeye başlamış. Tam 4. kattan geçerken orada sıva yapan İdris’in dikkatını çekmiş. İdris arkadaşının hatırını sormayı ihmal etmemiş, ’Nasılsın Temel?’ demiş. Temel hemen cevabı yapıştırmış:

’Şimdilik iyiyum İdrus...’

Temennimiz; kimsenin Temel’in durumuna düşmemesidir."

Biliyor musunuz

ELEKTRİK Mühendisleri Odası’nın, Türk Telekom’un tarifesinde kronometrik zam yaptığını ve bu yolla 70 milyon fazla gelir elde edeceğini savunduğunu... ÇANKAYA ilçe sınırlarında AKP’nin 115.853 (%24.7) oy aldığını, CHP’nin ise 229.297 (%48.9) oy sağladığını...

’Gözde’siz geçmeyen bir yıl

ANKARA Eskişehir Yolu’nun sergilediği ’eksik hayatlar’ oyunlarından biri daha 1. yılını geride bıraktı.

Bir yıl Gözde’siz geç-me-di ve Göz-de-siz geçmedi...

Ankara’nın yüzlerce noktası ve yüzlerce kalbinde onun izi, sadece 26 yılda yarattığı izi vardı. Onu bazen anılarda yaşadık hayatı kaçırdık, bazen hayatı yaşadık eksikliği acıttı. Kelimelerin bittiği yerdeydik... Maalesef elden birşey gelmedi.

Bu yıl aynı yazı size yüzlerce insandan gelmeyecek çünkü herkes Gözde’siz geçmeyen koca bir yıldaki eksikliklerini onarmaya çalışmaktan yorgun...

Değişmeyenlere kızgın...

GözdeSİZ

Gözde’
nin iz bıraktığı kişiler olarak onunla sevgimizi farklı boyutlarda yaşamaya devam ediyoruz. Peki SİZ Gözdesiz geçmeyen bir yılda ne yaptınız?

Eskişehir Yolu can almayı bıraktı mı? Eskişehir Yolunda hız kontrolü yapılıyor mu? Kurallara uymayanlar hakkaniyetle cezalandırılıyor mu? İşte Gözde’siz geçmeyen bir yılın sonunda ne yazık ki hala bu soruların cevabı; hayır!...

Seni seviyoruz Gözde Vrana...

Arkadaşları
Yüklü faturalar

BEN
elektrik ve su faturaları ile ilgili bir sıkıntımı paylaşmak istedim. Otomatik ödeme talimatı verdiğim halde kurum onayı alınmadığı için elektrik ve su faturlarıma açma kapama diye, bu işlem gerçekleşmeden (açma-kapama yapılmadı) ekstra bedel alınmıştır.

TEDAŞ yetkilileri ve ASKİ yetkililerini görevlerini yapmamak ve yüklü faturaları halka ödetmek tutumlarından vazgeçmeleri konusunda vatandaşlık haklarımı kullanarak uyarıyorum. Banka yetkilileri müşteri adına ödeme işlemi yaptıkları için bu durum müşteri-banka ilişkilerini de zedelemektedir. Bu konuda yetkilileri göreve çağırıyorum. Kurum onaylarını 1-2 ay yerine hemen verilmesi hususunu öneri olarak getiriyorum. Yoksa kanuni işlemlerle insanların vakitlerini almasınlar.

DERYA K.
X