Gündem Haberleri

GÜNDEM

    CHP: PKK'nın siyasi hesapları masaya mı geliyor

    ANKARA (A.A)
    18.08.2006 - 14:37 | Son Güncelleme: 18.08.2006 - 14:37

    CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, “Özel temsilci kavramıyla PKK ile mücadele boyutlandırılırsa, bu bir anlamda PKK'nın dayandığı siyasi hesapların, masaya davet edilmesi anlamına gelir mi gelmez mi?” dedi.

    Parlamento muhabirleriyle sohbet eden Koç, PKK ile mücadelede ”koordinatör kavramının” ortaya konduğunu, bunun ABD ve Türkiye tarafından değişik söylemler halinde dile getirildiğine değindi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün “ABD'nin, PKK ile mücadeleye kendini adadığını” söylediğini ve “özel görüşmeci” kavramı ortaya atıldığına dikkati çeken Koç, “Burada yeni bir kavrama niye ihtiyaç duyuluyor? İki devlet arasında bu konuda yürütülen müzakereler, şimdiye kadar özel bir temsilci olmadığı için mi başarılı olamamıştır? İkili ilişkilerde hangi mekanizmada aksaklık görülmüştür ki böyle bir temsilci atanmak isteniyor? Özel temsilci kavramı; Türkiye'nin mi, yoksa ABD'nin mi önerisi olarak gündeme taşınmıştır?” gibi soruların tartışılması gerektiğini söyledi.
    “Böyle bir özel temsilci kavramıyla PKK ile mücadele boyutlandırılırsa, bu bir anlamda PKK'nın dayandığı siyasi hesapların, masaya davet edilmesi anlamına gelir mi gelmez mi?” diye soran Koç, şöyle devam etti:

    “ABD, terör örgütünün Kuzey Irak'ta barınmasına müsaade ederken, Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanması engellenmiştir. Ne olur, Türkiye'nin bugün dış politikada karşı karşıya kaldığı sorunları değerlendirirken, yakın siyasi tarihimizi bu mercek altında bir daha değerlendirelim: 1900-1925 tarihleri arasında İngiltere'nin bölgede uyguladığı dış politika, bugün ABD tarafından aynı diplomatik repertuar içinde tekrarlanmaktadır.

    Osmanlı İmparatorluğu çökerken, eline cetveli, pergeli alan nasıl harita çizmişti, kimler kimleri vurmuştu? Şimdi geldiğimiz noktada 2000-2010 tarihleri arasında ABD, aynı İngiliz politikasını bir diplomasi repertuarı olarak sahneye koymaktadır. PKK'ya karşı bugüne kadar somut bir adım atmayan ABD, şimdi kendisini PKK ile mücadeleye adayacağını ifade ediyor. Buna inanmak güçtür. Ortada bütün söylemlere rağmen somut bir gelişme yoktur.”

    BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ

    Koç, “Acaba Türkiye tarafından gündeme getirilen özel görüşmeci-koordinatör, değişik alanlarda becerilerini kanıtlayan Başbakan danışmanlarından veya deneyimleri olan AKP Genel Başkan Yardımcılarından biri olmasın? Bu kişiler; biliyorsunuz devlet adına sıfatı olmadan, özel görüşme yapma alışkanlığına sahipler. Acaba sonuç buraya mı gelecek?” diye sordu.

    Haluk Koç, “Kuzey Irak'a kendi güvenliğini tehdit eden sürece karşı müdahalesi engellenirken diğer taraftan Lübnan'da ABD destekli İsrail'in yapamadığını Türkiye'nin ağırlığını çekeceği bir barış gücüne yaptırılması planlanmaktadır. Lübnan Hükümetindeki bir Ermeni bakanın bile Türk askerinin gelmesini istediğine yönelik bir allı pullu davetiye çıkarılıyor. Oyun o kadar açık ki yani İsrail-Filistin veya İsrail-Hizbullah kapışması, ABD-İran mücadelesinin yansımasıdır” diye konuştu.

    Bölgenin, Büyük Ortadoğu stratejisine dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Koç, şunları söyledi:

    “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanı olma sıfatını, projeyi tam hesap etmeden önemsemiş olmasından kaynaklanıyor. Türkiye'yi ilgilendiren boyutuyla bu proje neyi getirmektedir; Başbakan bunun farkında mı? Medeniyetler arası Uzlaşma Eşbaşkanı, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı, yetmiyor mu sana TC. Başbakanlığı? Bu sıfatlar altında Türkiye, havuç ve sopa politikasıyla bir yerlere çekilmek isteniyor. Herkes konumundan kaynaklanan durumu gözden geçirsin ve sorumluluklarını yerine getirsin. Tarih önünde bu dönemde yapılacak hataların affının olmayacağı bilinmelidir.”

    MEMUR ÜCRETLERİ

    Koç, Hükümet ile memur sendikalarının görüşmelerine de değindi. AKP'nin acil eylem planı ve hükümet programlarında, memur ve emeklilere bakış açısının özetlendiğini anlatan Koç, 1980'den sonra Türkiye'nin cari fiyatlarla 3 kat büyümesine rağmen, memur ücretlerinin aynı kaldığını ileri sürdü.

    Türkiye'de ekonomik büyümeden bahsedildiğini, ancak bu büyümenin kamu çalışanlarına, esnafa, çiftçiye yansımadığını belirten Koç, müzakerelerde sadece maaşlara yapacak zamların görüşüldüğünü, memurlara grevli toplu iş sözleşme hakkının verilmesinin gündeme getirilmediğini söyledi.

    Emeklilerin “unutulmuş, gözden çıkarılmış bir kitle” olduğunu belirten Koç, “Sanki nüfus planlamasında emeklilerin erken ölmesini sağlayarak yapmaya çalışan bir iktidar manzarası var. Emekliler çabuk ölsün diye gözlerinin içine bakılıyor. Sistemden, devletin sırtından düşsünler diye bekleniliyor” dedi.

    ERDOĞAN'IN ADININ BULVARA VERİLMESİ

    Haluk Koç, Ankara Esenboğa Havaalanı yoluna “Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı” adı verilmesi konusuna da değindi. Yol tamamlanınca bu dönemin çok iyi hatırlanması gerektiğini ifade eden Koç, “Yolun Pursaklar'a kadar olan bölümünün adı Unakıtan-Ofer Bulvarı, Pursaklardan havaalanına kadar olan yolun adı ise Ali Dibo Bulvarı olmalıdır. Unakıtan'ın, Ofer'in, Ali Dibo'nun unutulmaması gerekir. Sayın Başbakana kıyamıyorum yazıktır. Kalıcı bir isim düşünüyorlarsa bence Sayın Başbakanın adını yaşarken böyle kullanmasınlar. Başbakana haksızlık yaparlar” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan'a ABD'den randevu verilmesine ilişkin soruyu cevaplandıran Koç, “Başbakan Erdoğan'ın, ABD'ye önceki gidişi, zorunlu bir İsrail gezisinden sonra mümkün olmuştu. Onun tekrarını yaşıyoruz” dedi.
    Koç, Karadeniz'de radyasyonun kanser riskini artırmadığına ilişkin ise 1986 yılından önce kanserle ilişkin verilerin olmaması nedeniyle kanser riski konusunda herhangi bir kıyaslama yapılmasının mümkün olmadığını söyledi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı