Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP’nin yaratıcı hamlesi: Aile sigortası

ÖNÜMÜZDEKİ seçimin ana konularından biri belli oldu: Yoksullukla mücadele.

Bu köşenin okurları, birkaç hafta önce Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın verdiği bazı rakamlara dayanarak yazdığım yazıları, ardından da Cumhuriyet Halk Partisi’nin önde gelen ekonomi kurmayı, eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak’ın partisinin bu konudaki bazı görüşlerini açıklayan mektubunu hatırlayacak.
Hükümet ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, yoksulluğu hesaplarken, yani kimin yoksul olduğunu saptamaya çalışırken Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü başta olmak üzere kimi uluslararası kuruluşların metodolojisini kullanıyor.
Bu metodoloji de, esas olarak bireylerin kullanılabilir gelirlerini ölçüyor. Buna göre günde (satınalma gücü paritesine göre hesaplanmış) 1 dolardan az gelir elde edenler ‘mutlak yoksul’ olarak tanımlanıyor. Bunun bir üzerinde günlük harcanabilir geliri 2.15 dolar olanlar, onun üstünde de 4 dolar olanlar yer alıyor.
Bu metodoloji içinde bakıldığında AK Parti iktidarı döneminde bizde ‘mutlak yoksul’ kategorisine giren artık kimse kalmadığı, günlük geliri 2.15 dolardan az olanların nüfusa oranında ise olağanüstü bir azalma olduğu görülüyor, Ali Babacan’ın TÜİK kaynaklı rakamlarında.
Buna karşılık, birkaç gün önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir grup ekonomi gazetecisine ilk olarak anlattığı ‘Aile Sigortası’ sistemi, yoksulluğu daha farklı bir yöntemle hesaplıyor.
Hemen söyleyeyim, bu farklı yöntem CHP’nin icadı değil, o da uluslararası standartlara dayanıyor.
Kabaca CHP’nin yöntemini de anlatmam gerek: Burada merkezde bireyler değil aileler, daha doğrusu hane halkları var. TÜİK, biliyorsunuz ‘Hane Halkı Geliri’ araştırması yapıyor. Bu araştırmada bulunan Türkiye’nin ortalama hane halkı gelirinin yüzde 60’ı hesaplanıyor ve o ortalamanın yüzde 60’ı gelirin altında gelir elde eden haneler ‘yoksul’ kabul ediliyor. (Bu, Avrupa Birliği’nin kullandığı yoksulluk standardı, ortalamanın yüzde 50’si kadar geliri yoksulluk sınırı olarak gören ülkeler de var.)
CHP’nin bu hesabıyla bakınca, yoksul sayısı 24 milyona kadar çıkıyor. (Eşik değer olarak ortalama gelirin yüzde 50’si kabul edilse, yoksul sayısı 15 milyon oluyor.)
Yine CHP’nin TÜİK rakamlarından derlediğine göre bu 15 veya 24 milyon yoksul bireyin (hesaplama yöntemine göre) 5 veya 8 milyonu çocuk.
Aslına bakacak olursanız, CHP bu açıklamasıyla yoksullukla mücadele konusunda çıtayı, hükümete göre çok daha yüksek bir yere koymuş oluyor.
Böyle yapması da doğal, çünkü hükümet yoksulluğun bitmese bile azaldığını öne sürerken CHP tam tersini savunuyor.
Bence yoksulluk konusunda bir yandan bardağın dolu tarafını görmek, yani elde edilen başarıyı görmek lazım bir yandan da yapılan çabalarla yetinmemek, ortalama gelir seviyesini en yoksullardan başlayarak arttırmak için aktif çaba sarf etmek.
O bakımdan, CHP’nin bunca yıldan sonra ilk kez somut sorunlar için somut politika önerileriyle ortaya çıktığını görmek, siyasetin slogan düzeyinde değil de gerçekten bu millete hizmet için de yapılabileceğini fark etmek sevindirici.
Bana göre CHP’nin çabası ve açmaya çalıştığı bu yeni yoksulluk tartışması son derece önemli. Ve desteklenmeli.

CHP’nin yaratıcı hamlesi: Aile sigortası

‘Aile sigortası’ nasıl işleyecek?

CHP’nin önerisinin bence en can alıcı yanı, bugün dahil sunulmakta olan sosyal destek ve maddi yardımların önemli bir bölümünü tek bir çatı altında toplaması. CHP bu amaçla bir ‘Aile Sigortası Kurumu’ kurmayı öneriyor, vaad ediyor.
Kurum, herkese uygulanacak ölçütlerle Aile Sigortası kapsamına girecek aileleri belirleyecek önce. Sonra da bu ailelere, değişik isimler altında aylık maaş gibi para verilecek.
Buna göre, bir aile ‘Yetişkin desteği’, ‘Çocuk desteği ve çocuk eğitim desteği’, ‘sosyal uyum desteği’, ‘yaşlı desteği’, ‘engelli desteği’ ve ‘sağlık desteği’ adı altında toplam bir para alacak. Bir aile bu desteklerden tamamını da hak edebilir, bir kısmını da.
Herkesin merakı, CHP planında ailelere kaç para verileceğinde. Tabii hesaplanan bireylerin kaç aile demek olduğunu bilmeden, tek tek o aileleri bilmeden, ailelerin hangi tür desteklere ihtiyacı olduğunu görmeden söylemeye imkan yok. Ancak alınabilecek en düşük paranın 125, en yüksek paranın ise 1250 lira olduğunu söyleyeyim.
Nitekim CHP kurmayları bir ortalama hesap yapmışlar, buna göre ailelere ortalama 600 lira ödeneceğini varsaymışlar.
Benim tam anlamadığım, CHP’nin bu girişim için yaptığı maliyet analizi oldu.
4 milyar lirası zaten yapılmakta olan yardımlardan gelmek üzere toplam maliyet olarak 12 milyar 789 milyon lira bulmuşlar.
Birkaç hafta önce tablosunu yayımladım, 2009 yılı itibarıyla yoksullukla mücadele amaçlı yapılan toplam harcamamız zaten 14.2 milyar lira. Buna CHP’nin planıyla ekleneceği varsayılan 8.7 milyar lirayı da kattığımızda, devletimizin yoksullukla mücadele için harcayacağı para 23 milyar lirayı, yani milli gelirimizin yüzde 2’sinden fazlasını bulacak demektir.

X