Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP'nin sorunu lider mi...

Şurası bir gerçek ki, Türkiye'nin etkin bir muhalefete ihtiyacı var. Bu muhalefetin, AK Parti iktidarını soldan eleştirmesi çok önemli. "Soldan eleştiri" nasıl olur? MHP ile her seçimde giderek artan bir ittifak çizgisine başvurması CHP'nin sola değil, katı milliyetçiliğe açılma yolunda ilerlediği anlamına geliyor.

Muharrem İnce'ye oy verenler, onu destekleyenler, İnce'nin iyi bir hatip olduğunu, “kodu mu oturtur” şeklinde bir yiğit olduğunu düşünüyorlar. İnce'nin iyi bir hatip olduğu doğru. Kılıçdaroğlu'na göre heyecan düzeyi yüksek bir tarzda konuştuğu da bir gerçek.

Kılıçdaroğlu'ndan önce Baykal eleştirilirdi. Genel bir bakış açısı olarak CHP'nin sorununun liderlik olduğu konusunda ortak bir kabul öne çıkıyor.

Sorun liderlikte olsa, Baykal da iyi konuşan bir liderdi. Ama, ne yazık ki, geleneksel ulusalcılık çizgisinin dışına çıkamamıştı. İnce'nin konuşmasında da ileri bir zihniyete sahip olduğuna dair bir işaret göremedim.

Sosyalist şairlerin, şiirlerinden yaptığı alıntılar, “Biz solcuyuz” şeklindeki vurgulamaların içi doldurulsa daha anlamlı olabilirdi. İnce, Kürt meselesinde, Alevi meselesinde, Cumhuriyet'in farklılıklara uyguladığı inkar ve imha politikaları konusunda daha açık konuşamaz mıydı?


“Devrimcilik” söylemi

İnce, çözüm süreci, Dersim katliamı, Ermeni sorunu, Kürtlere yönelik baskılar konusunda yapılanlara değinebilirdi. Kılıçdaroğlu, İnce'nin “devrimcilik” söylemine cevaben, Deniz Gezmiş'in mezarını ziyaret ettim dedi. Denizlerin idamına çok sayıda CHP'linin oy verdiği gerçeğini hatırlayınca, bunu bir ilerleme olarak görebiliriz.

Kılıçdaroğlu'nun “Avrupa Birliği Yerel Yönetimlerin Özerklik Şartı” konusunda söyledikleri önemliydi, ama yeterli değildi. “Çözüm Süreci”, yeni Anayasa konusunda söyleyecek daha başka sözleri olmalıydı, olabilmeliydi. “Paralel Yapı” konusunda ne düşündüğü de merak konusu. “Daha önce birlikteydiler” demek yetmiyor. 17-25 Aralık operasyonlarına, sadece “yolsuzluk” penceresinden bakılıyor. Yargının, emniyetin, bürokrasinin bir örgütlü yapı tarafından ele geçirilmesi, CHP'yi ilgilendirmiyor mu?

Sol muhalefete ihtiyaç var

Şurası bir gerçek ki, Türkiye'nin etkin bir muhalefete ihtiyacı var. Bu muhalefetin, AK Parti iktidarını soldan eleştirmesi çok önemli. “Soldan eleştiri” nasıl olur? MHP ile her seçimde giderek artan bir ittifak çizgisine başvurması CHP'nin sola değil, katı milliyetçiliğe açılma yolunda ilerlediği anlamına geliyor.

Muharrem İnce, “sol jargon”la yaptığı konuşmasında MHP ile girilen karmaşık ittifaklar silsilesi üzerine bir şey söylemedi. Türkiye 12 Eylül askeri darbesinden önce bir Milliyetçi Cephe felaketi yaşamıştı. Şimdi MHP ile yapılan bir milliyetçi cephe değilse nedir?

12 yıllık AK Parti iktidarının eleştirilecek yönleri yok mu? O kadar çok var ki! Örneğin hala Kürtçe eğitim meselesi çözülemedi. Alevilerin cemevi statüsü için talepleri sonuca ulaştırılamadı. Ermenistan'la ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda gereken adımlar atılamadı vb.

Yolsuzluk eleştirisiyle yetinen ve demokratikleşme konusunda hiç bir ciddi talebi ve eleştirisi olmayan bir CHP'nin yeni Türkiye'yi okuyup anlaması da çok zordur.

Bülent Ecevit o kadar oyu neden alabildi

Muharrem İnce, Bülent Ecevit'in yüzde 42 oy alabildiğini söyledi. O oylar, bir askeri darbeye karşı çıkma, militarizme karşı çıkma konusundaki kararlılığa verilmişti. Kürt meselesinde, o günün koşulları içinde tavır alabilmesine verilmişti. “Halka güven” sloganı yine o günün temel sloganlarından birisiydi.


O devrimci şairler neler yaşadılar

Bugünün CHP'lileri halka ne kadar güveniyorlar, güvenebiliyorlar? Kendi halkını gerici, sadaka alarak oy veren bir kitle olarak görmek hastalığı, CHP'nin ne kadar uzağında duruyor?

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. CHP sola açılmalı, evrensel sosyal demokrat ilkeleri gözden geçirip, Türkiye ölçeğine uyarlamalı. Farklılıkların bir zenginlik olduğu gerçeğini kendisine ilke kabul etmeli.

Daha da önemlisi, Cumhuriyetin yanlışlarına değil, doğrularına sahip çıkacak yeni bir tarihsel perspektife kavuşmalı...

Devrimci şairlerden dizeler okumak yanısıra, o şairlerin bu ülkede nasıl baskılar gördüklerini, nasıl kendi ülkelerinin onlara zından olduğunu anlamalılar.

O şairlerin hayatı, bu Cumhuriyet'in tarihi; CHP'nin iktidar tarihi içinde. İşte tarihin eleştirilmesi bunun için anlamlı ve önemli.

CHP önce tarihiyle yüzleşmeli...Gerisi gelir...

X