"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

CHP adına çekilen imzasız faks

Ertuğrul ÖZKÖK

Dün öğle saatlerinde önde gelen gazetelerin Anadolu'daki bazı bürolarına ilginç bir faks çekiliyor.

Faksın üzerinde numara yok.

İmza yerinde ise ‘‘CHP'ye destek komiteleri’’ ibaresi yer alıyor.

19 NİSAN SABAHI

Fakstaki metinde şöyle bir soru soruluyor:

‘‘Bir an için düşünelim. 19 Nisan sabahı CHP'siz bir parlamento ile uyanırsak ne olur?’’

Hemen altında da sorunun cevabı şöyle veriliyor:

‘‘19 Nisan sabahı parlamentoda CHP'nin olmaması, laik cumhuriyet ve demokrasi düşmanlarına bayram yaptıracaktır. Vurguna ve yağmaya alışmış çeteler, mafya, kirli siyasetçiler bayram yapacaktır. Solu olmayan, dengesiz bir Meclis oluşacaktır. Atatürk'ün partisi CHP, Atatürk'ün öncülüğünde 79 yıl önce topladığı Meclis'in dışında kalacaktır.’’

Bu faksların genel merkezin bilgisi dahilinde çekilip çekilmediğini bilmiyordum.

Ancak bilgisi dışında çekilmişse, seçim ortamında stratejik açıdan çok büyük bir hata yapılıyor demekti.

Bana gelen bir bilgiye göre, bundan bir süre önce Genel Başkan Deniz Baykal, partinin Merkez Yürütme Kurulu'nda bütün arkadaşlarına, baraj konusunu ağızlarına almamalarını söylemişti.

BAYKAL'IN CEVABI

O nedenle bu faks bana iletilince derhal Baykal'ı arayarak sordum.

‘‘Kesinlikle haberim yok. Belki de örgütlerimiz kendiliklerinden tepki gösteriyorlardır’’ diyor.

Arkasından ekliyor:

‘‘Bizim baraj diye bir sorunumuz asla yok. Bunu yapanlar, sanki böyle bir olay varmış gibi göstererek oyları başka partilere kanalize etmek istiyorlar.’’

Bu yaklaşım siyasi açıdan doğru.

Türkiye gibi dengelerin çok kritik olduğu bir ülkede bir partinin baraja takılma riski taşıdığının topluma yayılması, ister istemez o partinin performansını etkiler.

O nedenle partinin seçim kampanyası boyunca baraj kelimesini ağzına almaması gerekir.

Ama CHP örgütleri kendiliklerinden böyle bir tepki psikolojisine girmişse, o zaman partinin kendi içinde de bir sorun var demektir.

Hele hele iş ‘‘CHP'ye destek komiteleri’’ kurma noktasına gelmişse, o zaman bu psikoloji daha da ağırlaşmış demektir.

Çünkü böyle bir psikolojiyi parti kendisi yapmaya başladığı zaman, önünü almak mümkün olmaz.

BENİM CEVABIM

Gelelim baştaki soruya.

19 Nisan sabahı kalktığımızda CHP'siz bir parlamento ile karşı karşıya kalırsak ne olur?

Ben kendi payıma cevabı hiç tereddüt etmeden vereyim:

‘‘Ben 19 Nisan sabahı CHP'siz bir parlamentoyu düşünmek dahi istemiyorum.’’

Neden böyle düşündüğümü de açıklayayım.

Türkiye'nin siyasi yelpazesi Fransa'ya çok benzeyen bir dağılım gösteriyor.

Fransa'da merkez sağın iki partisi var. Her biri yüzde 17 civarında oy alıyor. Toplamı yüzde 34 oluyor.

Türkiye'nin merkez sağında da iki parti var ve bunlar 1995 seçimlerinde toplam yüzde 38 oy aldı.

Fransız merkez solunda tek parti var. Oy oranı yüzde 26 ile 35'ler arasında dolaşıyor.

Türkiye'nin merkez solunda iki parti var.

Bunların toplam oyları da 1995'te yüzde 26 civarındaydı.

DIŞARIDA KALIRSA

Merkez sağ ve solun en önemli özelliği ise bu dört partinin birden Meclis'te temsil edilmesiydi.

Şimdi CHP Meclis'e giremezse, merkez solun yüzde 9 civarında oyu Meclis dışında kalacak demektir.

Bu da Meclis'teki dengenin değişmesi anlamına gelir.

O nedenle baraj tartışmalarını yanlış buluyorum.

Ancak CHP'nin çok acil olarak kendi örgütüne yayılmaya başlayan bu psikolojiyi tersine çevirmesi lazım.

Unutmamalı ki, bir parti kendi inanmadığı bir şeye başkalarını hiç inandıramaz.



X