Cezaevi Holding kuruluyor ‘Sayılı Gün’ marka oluyor

Hürriyet Haber
20 Mart 2005 - 00:00Son Güncelleme : 20 Mart 2005 - 00:01

Cezaevlerinde ‘iş yurdu’ faaliyetleri kapsamındaki üretim ‘CE Holding’ çatısı altında toplanacak. 170 cezaevinde, 150 trilyon liralık ciroya ulaşan iş yurdu faaliyetleri Adalet Bakanlığı’nın yeni projesiyle markalaşacak. Markası olarak ‘Kader’, ‘Sayılı Gün’ deyimleri kullanılacak.ADALET Bakanlığı, cezaevlerinde yürütülen ‘iş yurdu’ faaliyetlerini sonbaharda CE Holding çatışı altında toplamayı planlıyor. Ekonomist Dergisi’nin haberine göre 170 cezaevinde üretilen mobilyadan tekstile ayakkabıdan ekmeğe kadar bir çok ürün ve hizmetin cirosu 150 trilyon liraya ulaşırken, markalaşma konusu da gündeme geldi.20 TRİLYONLUK KÁR: Halen 115 kapalı, 21 kapalı-açık, 20 açık, 3 çocuk ıslahevi ve 11 F tipi olmak üzere 170 cezaevinde iş yurdu faaliyeti yürütülüyor. Cezaevlerinde, 2004 yılında yürütülen iş yurdu faaliyetleri cirosu 150 trilyon liraya ulaştı. Bu cirodan elde edilen kár ise 20 trilyon lira olarak kayda geçti. Özelikle mobilya, tekstil, hayvan besiciliği, bahçe bitkileri, ayakkabı üretimi, ekmekçilik, karton ve teneke ambalaj, inşaat işleri gibi alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edelin karın yüzde 25’i hükümlülere prim olarak ödendi. 2004 mali yılı içinde yaklaşık 28 bin hükümlü ve tutuklu sigortalı olarak çalıştırıldı. Bu kişilere 1.5 trilyon lira yevmiye ile 928 milyar lira toplam SSK pirimi ödendi. HER ÜRÜNE CE DAMGASI: Proje kapsamında Adalet Bakanlığı yeni bir çalışmanın da startını verdi. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetleri planlanan iş yurtlarının holdingleşmesi ve ‘CE’ adıyla markalaşması kararı alındı. ‘Cezaevi’nin ilk iki harfinden hareketle marka kimliği oluşturulması çalışmalarının 2005 sonbaharında tamamlanması planlanıyor. Bu marka ile yeni alanlarda da yatırımlara hız verileceği bildiriliyor. Markalaşma sonrasında iş yurdu faaliyetinin yapıldığı her cezaevi, ürününe CE markası basacak. Böylelikle, Ankara Açık Cezaevi’nde üretilen ürüne ‘ANCE’, Bursa Açık Cezaevi’nde üretilen ürüne de ‘BURCE’ damgası vurulacak. Öte yandan Rize’de kendi markasıyla çay paketlenmesi yatırımı gerçekleştirilecek. ‘RİZCE’ markasıyla paketlenecek çayların, ‘Kader’ ya da ‘Sayılı Gün’ adlarıyla piyasaya verilmesi düşünülüyor. AMAÇ DEĞİL ARAÇ: İş Yurtları Daire Başkanı Mustafa Doğru, temel amaçlarının ‘üretim yapmak, satmak ve kár etmek olmadığını’ vurgulayarak şunları söyledi: ‘Tüm bu çalışmalar amacı gerçekleştirmenin araçları. Temel amacımız hükümlü ıslahı, iyileştirmesi, meslek edindirilmesi. Yoksa sistem yürümeyecek. Burada bir işletme kurduk. Bunun çalışanları var. Bir de ortaya çıkan mal ya da hizmet var. Peki nasıl olacak da mahkumlar hem çalışmayı isteyecek, istekli çalışacak, hem de az önce söylediğimiz standartlar yerine gelecek, ücret ödeyeceksin, sosyal güvenliğe tabi kılacaksınız. Bu çarkın dönmesi gerekiyor. Bu ürün satılacak ki, en basit mantıkla bu sistem işlesin. Kim alacak? Malınız iyi değilse alıcısı olmayacaktır.’ Özel sektör gibi çalışıyoruz hükümlüye kár payı veriyoruzCEZA ve Tevkifevleri Genel Müdürü Kenan İpek, faaliyetler hakkında şu bilgileri verdi:PAZAR SIKINTISI YOK: Üretim anlayışımız özel sektöre yakın. Piyasa ile yarışabiliyor ve kaliteli işler çıkartıyoruz. Pazarımız var, başta Adalet Bakanlığı’nın kendi ihtiyaçları var. Bunların büyük çoğunluğunu biz karşılıyoruz, böylelikle bakanlığın dışardan alım yapmasına gerek kalmıyor. Kazancımız yine adalet ve infaz hizmetlerine ayrılıyor.HÜKÜMLÜYE KÁRDAN PAY: Yaklaşık olarak elde ettiğimiz 20 trilyonluk kárın yüzde 90’ını bakanlık hizmetlerine ayırıyoruz. Hükümlü ve tutuklu ucuz emek olarak görülmüyor. Hükümlüler de para kazanıyor, kárdan yüzde 25 pay alıyor. Ayda yaklaşık yüz milyon lira o hükümlüye katkı sağlanması, hem ülkemiz hem de hükümlünün ailesi açısından çok önemli. Hükümlü için bir çay, sigara parasının ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Asıl amacımız piyasada geçerli bir meslek sahibi olmalarını da sağlamak.AYLIK MALİYET 1 MİLYAR: Günde 4-5 YTL ödüyoruz, her bir mahkuma. Bu rakam Avrupa’daki rakamların üzerinde. Üstelik barınma, elektrik, su, yemek gibi bir çok şıkkı bizim sağladığımızı düşünürseniz bu rakam oransal olarak daha da yukarı çıkar, zaten. Öte yandan genel müdürlüğün 2005 bütçesini, hükümlü ve tutuklu sayısına oranladığınızda, tek bir hükümlünün aylık maliyeti 1 milyar lira; günlüğü 31 milyon lira civarında. Bu hizmet Batı ile mukayese ettiğimizde pahalı değil elbette, ancak ortalama 15 kat fazla pay ayrılıyor infaz hizmetlerine.Yatırım planında piliç de var salça da İŞ Yurtları Daire Başkanlığı’nın 2005 yılı yatırım programı şöyle:Projeler profosyonel bir ekiple yürütülecek. İş Yurtları Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak Ar-Ge ve pazarlama birimleri sayesinde, stok, pazar kontrol, üretim planlama gibi konulara modern bir anlayışla eğilmek mümkün olacak.Türkiye’deki tüm iş yurtlarındaki üretimlerin satılacağı örnek bir hipermarket de Ankara- Şaşmaz Açık cezaevi bünyesinde açılacak. Ankara Kalecik’de organik ürünlerle beslenen piliç üretim tesisi kurulacak. Foça Açık Tarım Cezaevi’nde üretimi gerçekleştirilen tarım ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla öncelikli olarak bir salça fabrikası kurulacak.Programda süt ve süt ürünleri ile kuruyemiş de bulunuyor.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı