Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ceza Yasası ele alınırken

Oktay EKŞİ

Hükümetin yeni yasama yılında çıkarmayı programladığı yasalar hakkında ANAP Grup Başkan Vekili Ülkü Güney'in geçen gün basına verdiği bilgi mi eksikti, yoksa hükümet yeni kararlar mı aldı?

Öyle ya... Güney, ‘dokunulmazlık’ konusuna ilişkin Anayasa değişikliği ile üç kalem tasarıdan başka bir şey söylememişti.

Oysa, şimdi öğreniyoruz ki, uzun yıllardan beri üzerinde çalışılan ve Türk Ceza Kanunu'nu değiştirmeyi amaçlayan tasarının taslağı da nihayet tamamlanmış.

Bu çalışmanın kimlerin katkısıyla bugüne geldiğini bilmiyoruz. Ama öğrendiğimiz yanlış değilse, Ord. Prof. Sulhi Dönmezer hoca, bir süredir bu çalışmaları yönetiyor.

Bu noktayı vurgulamamızın nedeni açık: Dönmezer gibi tanınmış bir Ceza Hukuku uzmanının tüm birikimiyle şekillendirdiği bir tasarıyı teknik açıdan eleştirmeye kalkmamızı bizden kimse beklemesin. Biz olsa olsa, doğrudan ilgi alanımız içine giren konularla genel yakınma konusu olan konular üzerinde görüş belirtme durumundayız.

İlk bilgilerden anlaşıldığına göre, taslak, -pek çok şey gibi- Turgut Özal zamanında dejenere edilerek çürütülen ''ceza infaz hukuku''nu tekrar ayağa kaldırmayı öngörüyor.

Biliyorsunuz Özal'ın zoruyla çıkarılan yasalar Türkiye'yi kara para cenneti yapar, her türlü kaçakçılığı ödüllendirirken, tüm bunlara rağmen kanunun pençesine düşenlerin üzülmemesi için de, mahkemenin verdiği örneğin 5 yıl hapis cezasını uygulamada iki yıla indiriyordu. Yani kanun, beş yıl ceza al, iki yıl yat, çık diyordu. Böylece ülkemiz dürüst insanlar yerine ahlaksızların, suçluların, kaçakçıların teşvik edildiği bir yer olmuştu.

Dönmezer hocanın başkanlık ettiği komisyon, bir suçlunun salıverilmesi için cezasının en az üçte ikisini, örneğin 6 yıl ceza aldıysa 4 yıl bilfiil hapiste yatmasını öngörüyormuş.

İnfaz hukuku uzmanları ne der bilmiyoruz, ama bize kalırsa burada bir ''eğri'' düzeltilmiş oluyor.

Keza trafik suçu cezalarının artırılmakta olduğu bildiriliyor.

TBMM umarız özellikle bu öneriyi aynen kabul eder. Böylece örneğin, yoldan geçen bir yayaya çarpıp öldüren bir sürücünün sonuç olarak 650 bin lira para cezası ödeyerek araba sürmeye devam etmesi kepazeliği ortadan kalkar. Dahası... Böyle bir suç failinin -özellikle alkol almış halde araba kazası yaparak ölüme sebep olan sürücünün- en az dörtbuçuk yıl hapse mahkûm edilmesi öleni geri getirmez, ama hiç değilse kamu vicdanını tatmin eder.

Dönmezer hocanın taslağında ölüm cezalarının kaldırılması da bizce isabetli bir tavırdır.

İki nedenle:

Hukukumuzda halen idam cezası var, ama fiilen infaz edilemiyor. Çünkü Türkiye kamuoyu artık ''idam cezasını'' hazmedemiyor. Bu birinci neden.

İkincisi... Burada idam cezası var diye, öteki ülkeler oralarda yakaladıkları şerirleri, katilleri Türkiye'ye iade etmiyorlar. O nedenle hiç değilse ceza kalkar da adalet işlemeye başlar.

Taslağın basınla ilgili hükümleri de var. Ama onlara sonra geleceğiz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI