Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çeyrek asırlık MC ruhu hortladı

Enis BERBEROĞLU

Güzel bir deyiş vardır, belki bilirsiniz. ‘‘Hayat, siz plan yaparken yaşanandır’’ diye... Bizim siyaset aynı misal. Siyasi gidişat bir yanda, siyasi mühendislerin hesapları diğer yanda. Üstelik gerçekle hayaller arasında neredeyse hiç alaka yok gibi...

‘‘Küskünler’’, ‘‘Yüzsüzler’’, ‘‘Asiler’’....

Yıllardır koltuklara değen vücut bölgelerini sadakatle yaladıkları liderleri tarafından aday listelerine koyulmayan milletvekillerine medyanın bulduğu-yakıştırdığı isim çok...

Sanırsınız ki, aynı isim veya hakaret etiketiyle anılan 116 imzacı ve hazır bekleyen destekçilerinin ortak bir hedefi var... Hayır yok!

Ama siyasi mühendislerin siyaset arenasındaki bu intikam gladyatörleri üzerine kurdukları hesaplar belli.

* * *

Belki inanmayacaksınız ama çeyrek asır önce bu kardeşinizin de memleket siyaseti hakkında iyimser beklentileri vardı... Bakın sonra neler oldu...

O tarihte Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milli Selamet Partisi (MSP) koalisyon hükümeti işbaşındaydı. 1974 yılında 224 gün süren, Bülent Ecevit'in başbakan, Necmettin Erbakan'ın yardımcısı olduğu bu hükümete üç önemli icraat kısmet oldu... Sırasıyla;

1) 15 Mayıs 1974 günü, genel af yasası TBMM'den geçti.

2) 1 Temmuz 1974 günü, 12 Mart darbe hükümetinin ABD'ye yaranmak için koyduğu haşhaş ekme yasağı kaldırıldı.

3) 22 Temmuz 1974 günü, Türk ordusu Barış Harekátı amacıyla Kıbrıs'a çıktı. Ağustosta ikinci harekát yapıldı.

* * *

Bülent Ecevit, bu üç icraatla geniş kamuoyu desteği sağladı. Ancak hükümetteki görüş ayrılığı saklanamaz hale geldi...

1) Af yasası Meclis'ten geçerken Erbakan'ın son andaki manevrası yüzünden 163'üncü maddeden hüküm giyenler, adi mahkûmlar gibi özgürlüğe kavuştu. Oysa 141-142'den mahkûm olan 4 bin kişi ancak Anayasa Mahkemesi kararı sayesinde, aylar sonra çıkabildi.

2) Necmettin Erbakan, Kıbrıs harekátının siyasi rantının Ecevit'e yarayacağı telaşına kapıldı... Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın resmi yurt dışı gezisi (İskandinavya ülkeleri) kararnamesi Bakanlar Kurulu'nda imzadan geçmedi...

Bülent Ecevit bu rezalet üzerine 18 Eylül 1974 günü istifa etti, erken seçim istedi. Araya Sadi Irmak modeli denemesi girdi, ülke 1975 mart ayına kadar hükümetsiz kaldı. Uzlaşma bekleyenler, AP-CHP hükümetini destekledi.

Ama Çankaya'daki görevinden emekliliğine bir yıl kalan dönemin AP Lideri Süleyman Demirel'in başka planları vardı...

Demirel MSP, MHP ve Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) ile anlaştı, Milliyetçi Cephe'yi oluşturdu. Emeline 18 Mart 1975 tarihinde ulaştı, başbakan oldu. Birinci MC hükümeti kuruldu.

Ülkeyi iki cepheye ayıran bu hükümetin ilk yılındaki sokak çatışmalarında 25 genç öldü, bine yakın insan yaralandı.

* * *

Çeyrek asır sonra 12 Mart'ı çok andıran postmodern 28 Şubat darbe sürecinden demokrasiye geçmeye uğraşıyoruz. İşin matrağı, neredeyse tüm liderler ve üstlendikleri roller 25 yıl öncesini andırıyor.

Seçmenin teveccühü yine CHP ve MSP'nin devamı Fazilet arasında geziyor. Merkez sağ tıpkı Demirel'in AP'si gibi göçmüş durumda bulunuyor.

Küskünler, işte tam bu ortamda Meclis'te kafası kesik tavuk gibi yönsüz koşmaya çalışıyor... Bilin bakalım kime, hangi mühendise hizmet ediyorlar?



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI