"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Çevrem beni kötü kız olarak görüyor

Güzin Abla, düşündükçe bunalıyorum. Ne yaptım, neden yaptım, bana ne oldu?

Okul hayatım boyunca en samimi ve yakın arkadaşlarım hep erkekler olmuştur. Hemcinslerim bana geçimsiz, gıcık, dedikoducu ve nankör gelirdi hep. Arkadaşlarım erkekler olunca, onlar ve cinsellik hakkında pek çok şeyi yaşamadan öğrendim.

İlk cinsel deneyimim ise (ki bu sadece sevişmeye benzer bir şeydi) kardeşim gibi gördüğüm ve güvendiğim aynı zamanda da en yakın kız arkadaşımın yıllardır sevdiği, çıktığı erkek arkadaşıylaydı.

Kendimi bildim bileli bastıramadığım cinsel dürtülerim var. En az bir erkek kadar. Az önce söz ettiğim kardeşim bildiğim kişi de bunu biliyordu ve yalnız kaldığımız bir anda bana dokunmaya başladı. Merak ediyordum, ama onunla olamazdı. İçimden yapma dememe rağmen, bunu ona söyleyemedim. Dilim tutuldu sanki.

Merak ettiğimden artık tiksinmiştim. Kirlendiğimi düşünüp kahroldum. Oysa o günden önce erkek gibi düşünüp, cinselliği çok normal bulurdum.

Bu olayın üzerinden yaklaşık üç sene geçti. Bu zaman zarfında üç kişiyle cinsel temasım oldu. Ama bu kez karşılıklıydı. Pişmanlık duymamıştım. Sonuçta (birçok kişiye göre) namusun temsilcisi kızlık zarıma bir şey olmamıştı. Ama şimdi zaman zaman aklıma gelen bu olaylar nedeniyle kendimi kötü hissediyorum. Sanki bir gün bir şekilde karşıma çıkacaklar ve hayatımı alt üst edecekler gibi geliyor. Ama bazen cinsel arzularım o kadar yükseliyor ki, aynı şeyleri hayal etmekle yetiniyorum. Çünkü yemin ettim, söz verdim kendime. Bir erkekle öpüşmek için bile çıkmamalıyım diye. Kendimi kötü hissetmemek için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama hálá cinsellik benim için çok normal ve iki taraf için de bir ihtiyaç. Ama beni kötü kız olarak görüyorlar. Bu düşüncelerimi bilen erkekler hep bana cinsel yönden yaklaşmak istiyorlar. Tek suçum arkadaşlarımın erkek olması mı? Yoksa dürtülerim doğal değil mi? Sence gerçekten kötü bir kız mıyım?

RUMUZ: GELİNCİK


Hayır kızım ne ilgisi var, elbette kötü bir kız değilsin. Cinsel dürtülerin seni biraz sıkıştırıyor ve sen diğerleri gibi bu duygularını saklamayı beceremiyorsun, hepsi bu. Aslında senin yaşında pek çok genç seninle aynı durumda. Ama çevre baskısı, aile baskısı, inançlar, örf ve adetler bu duygularını bastırmaya yöneltiyor insanları. Yoksa elbette bunları hissetmek çok doğal. Hatta zamanı gelince yaşamak da...

Sen açık yürekli, samimi bir kızsın, söylüyorsun. Belki çok fazla flört etmen, çok sık partner değiştirmen, cinselliği bir anlamda yaşamaya çalışman, seni rahatsız ediyor. Özellikle de o arkadaşının sevgilisiyle yaşadıkların tabii ki yanlış. Ancak kızlardan çok erkek arkadaşının olması hiç de kötü değil. Gerçekten hayatı ve karşı cinsi tanımaya çok yararı olur bu arkadaşların. Yine de dürtülerine biraz gem vurman fena olmaz. Her şeyi zamanında ve doğru insanla yaşamalısın.

Hayaller olmasa hayatın anlamı kalır mı

İçimden gelenleri sadece sizinle paylaşmak istedim.

Bir zamanlar öyle hayallerim vardı ki, anlatmak imkánsız. Onlarla yatar onlarla kalkardım, gün ışığı onların ardından yüzüme serpilirdi. Belki de bu benim hayatım boyunca yaptığım en büyük hataydı; o ışığın bir zaman sonra karanlıklara açılan bir kapı olduğunu fark edememiştim. Kim bilebilir ki yaşarken hayallerinin ardına gömülmeyi, kim tahmin eder, kim düşünür? İnsanoğlu zaten şu dünyada ne diye yaşar ki hayaller olmasa, umutlar olmasa? Hayatın ne anlamı kalır ki... İşte benim hikáyem, bu umutsuzluklar zincirinde bir halka. Hiç kopmayacak sandığım, kalbime taktığım...

Nereden bilebilirdim ki, bu hayallerin bir gün beni yaralayacağını ve bana gerçek hayatın bile vuramayacağı bir darbe vurabileceğini. Şu anda yaşıyorsam amaçsız, kararsız ve duygusuzum. Hayatımda tek bir amacım vardı: Onu da benden aldılar. Artık yaşasam neye yarar, ölsem kime yarar?

Tek bildiğim hayal olmadıkça, yaşamak belki de bir fırtına... Doğ, büyü, sürüklen ve öl... Hepsi bu mu?

RUMUZ: ANLAMADILAR


Duygularını çok güzel anlatmışsın sevgili okurum, ancak keşke biraz ayrıntı da verseydin. Elinden aldıkları bu hayalin, amacın neydi? Biraz bilmece gibi olmuş mektubun. Ama olsun, yine de benimle paylaştığın bu güzel satırlar için teşekkürler.

Aşkıma karşılık vermezse rezil olurum

Güzin Abla, ben Almanya’da yaşayan 17 yaşında bir genç kızım. Bunları sadece sana anlatabiliyorum ve tek çarem de sensin. Ben iki sene önce tatilde benden sekiz yaş büyük olan kuzenime aşık oldum. Bunu o bilmiyor, bende de ona bunu söyleyecek cesaret yok. O aşkıma karşılık vermezse, rezil olurum. Onun yüzüne artık bir daha bakamam.

Her dakika aklımda... Ya onun da bir sevdiği varsa? Ya bir sevgilisi varsa?

Bana bir damlacık akıl fikir verirseniz, çok ama çok mutlu olacağım. Yoksa artık aklımı yitireceğim. Artık bitsin bu çile!

RUMUZ: ÇARESİZ


Kızım, hep söyler dururum. Kuzenler, kuzinler karşı cinse duyulan ilk heyecanın, ilk yakınlığın, ilk hoşlanmanın simgeleri olurlar genellikle. Çevrende yaklaşabildiğin, konuşabildiğin, dertleşebildiğin, ailen tarafından yakın durmana izin verilen tek insandır çünkü o. Tabii ki onun yanındayken böyle bir heyecan duyman çok doğal. Ama unutma ki, o senden sekiz yaş büyük. Mutlaka bir sevdiği vardır, mutlaka bir ilişkisi vardır.

Seni de bir akraba gibi, bir kardeş gibi görüyordur. Ki normali de bu, sen de onu öyle görmeye kendini zorlamalısın. Çünkü sonuçta bu kadar yakın akraba ile bir beraberliğin olamaz. Onunla bir evlilik düşünemezsin. Çok büyük bir hata olur.
X